TBMM Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin genel görüşme önerisi reddedildi. CHP, kanun teklifine "Bu mesele Meclis zemininde çözülmelidir" sözleriyle destek verirken, İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "Bu PKK sözde hukuki bir organizasyon mudur ki kendini feshetsin?" diyerek tepki gösterdi.
İYİ Parti'nin Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin Anayasa'ya, hukuk devleti ilkelerine, yasama usulüne ve terörle mücadele politikalarına etkileri ile şehit yakınları, gaziler, güvenlik güçleri ve toplum üzerindeki muhtemel sonuçlarının Genel Kurul'da kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amacıyla verdiğini genel görüşme önerisi reddedildi.
Grup önerisinin açıklamak üzere söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, kanun teklifinin Anayasa'ya, Türk Ceza Kanunu'na, Terörle Mücadele Kanunu'na ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a aykırılıkları bulunduğunu savundu. Poyraz, Meclis Başkanlığı'na bu konuda başvuruda bulunduklarını ancak başvurunun Adalet Komisyonu'na sevk edildiğini belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18 Şubat 2026 tarihli raporuna atıfta bulunan Poyraz, "Memleketin her tarafındaki belediye başkanları tutuklu, insanlar ifade özgürlüğünden mahrum, demokrasi yok, insan hakları yok, hak yok, hukuk yok, adalet yok; bunu slogan yapan siyasi partiler dâhil olmak üzere bu metni imzaladılar. İYİ Parti dışında bu metni bu Parlamentoda imzalamayan siyasi parti grubu yok ve bu metin 'milli dayanışma' diyor. Bunun akabinde, bu metnin getirdiği kanun teklifi bugün Parlamentoda Meclis Başkanlığına sunuluyor. Meclis Başkanlığına bu konuya ilişkin, bu kanun teklifinin hem Anayasa'ya hem Türk Ceza Kanunu'na hem Terörle Mücadele Kanunu'na hem Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'a aykırılıklarını ifade eden bir başvuruda bulunduk. Bu başvuruya ilişkin Meclis Başkanlığı tek kelam etmeyip bunu Adalet Komisyonuna sevk etti" dedi.
"YİRMİ BEŞ YILLIK İKTİDAR PARTİSİNİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU BİR KANUN TEKLİFİNİN GENEL GEREKÇESİ"
Kanun teklifinin genel gerekçesini de okuyan Poyraz, şöyle konuştu:
"Şimdi, elimde genel gerekçe var; yirmi beş yıllık iktidar partisinin hazırlamış olduğu bir kanun teklifinin genel gerekçesi, okuyorum, herkes dinlesin. Dinlemeniz gerekiyor zira okuyarak imzalamadığınıza ilişkin kuvvetli bir şüphe var vatandaşın ve Parlamentodaki parlamenterlerin vicdanında ve aklında. Diyor ki yirmi beş yıllık iktidar: 'Aynı zamanda devletin demokratik hukuk devleti niteliğini daha da güçlendirecek, millî birlik ve beraberliği tahkim edecek, toplumsal huzuru kalıcı hâle getirecek, milletimizin ortak geleceğini güvence altına alacak bir vizyon ifade etmektedir.' Yirmi beş yıldır memleketi yöneten iktidar hâlâ daha hukuk devletine yaklaşacağımıza ilişkin ya da devletimizin kamu düzeninin korunmasını... Aynı zamanda, toplumsal bütünleşmeden bahsediyor; yirmi beş yıldır memleketi yöneten iktidar söylüyor bunları."
"BU KANUN TEKLİFİ KİMİ KAPSIYOR?"
Kanun teklifinin kapsamını eleştiren Poyraz, şunları söyledi:
"Peki, bu kanun teklifi kimi kapsıyor? KCK ve PKK terör örgütünü kuran, yöneten ve buna üye olan teröristleri kapsıyor, teröristleri; belediye başkanlığı yaptığı için gözaltına alınanları, tutuklananları kapsamıyor. Bu raporda imzası olan eski, yeni partilere söylüyorum: Altında imzanız var. Bu raporun hangi satırında demokrasi var? Bu raporun hangi satırında yerel yönetimlere ilişkin, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ilişkin hangi kelime var? Bu kanun teklifinde hangi satır var? Neyi imzalıyorsunuz? Ne yaptığınızın farkında mısınız? Cumhuriyeti, üniter yapıyı, millî kimliğimizi hedef almış amaç, fikir ve eylem birliği içerisindeki bir terör örgütü ve onun bağlı kollarına ilişkin bu kadar duyarsızlık olabilir mi ya? Vicdansızlık olabilir mi?"
"BÖYLE BİR RÜŞVET TEKLİFİ OLUR MU?"
Şehit er ve erbaş aileleri ile gazilere yönelik düzenlemelerin de kanun teklifiyle getirileceğini belirten Poyraz, bunun diğer düzenlemelerle birlikte ele alınmasını eleştirdi.
Poyraz, "Şimdi, neymiş? Efendim, şehit er, erbaş aileleri ile gazilerle ilgili de bir kanun teklifi getiriliyormuş. Yirmi beş yıllık iktidar yapıyor bunu. Ne zaman yapıyor? İşte, bu meşhur, halk arasında 'çerçeve kanun' denilen Millî dayanışma, kardeşlik, o, şu, bu, bilmem ne kanun teklifiyle alakalı... Ya böyle bir rüşvet teklifi olur mu ya? Birini diğerine tercih edebileceğiniz hâle ne ara geldiniz ya? Ne ara geldiniz? Hanginizin vicdana sığıyor bu ya? Hanginizin vicdanına sığıyor?" dedi.
"ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ?"
Poyraz, terörle mücadele politikalarına ilişkin geçmişte yapılan açıklamaları hatırlatarak, şöyle devam etti:
"Hukuku, demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri inşa ettiniz de ona rağmen bu memleketle terör var da, onu mu ortadan kaldırıyorsunuz? Ya, neyi ortadan kaldırıyorsunuz? 2018'de, 2023'te sahada PKK terör örgütüyle alakalı konuşmadınız mı ya? Anlatmadınız mı? 'Bunlarla ilgili mücadelemiz devam edecek.' demediniz mi? Şimdi ne değişti? Bu sizin fikriniz olamaz, bu sizin vicdanınız da olamaz; kusura bakmayın, böylesine gayrimillî bir şey bu Parlamentodaki hiçbir milletvekilinin aklı da olamaz çünkü bu akıldan, vicdandan, irfandan ve açıkça söylüyorum ahlaktan uzak bir kanun teklifi ve rapor."
ÇALIŞKAN: BU MECLİS'E DÜŞEN GÖREV HALKIN TÜMÜNÜ KUCAKLAMAKTIR
İYİ Parti'nin grup önerisi üzerinde ilk söz alan Yeni Yol Grubu adına Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, kanun teklifinin hazırlanış sürecini eleştirerek, Meclis'in yeterince bilgilendirilmediğini savunarak "Bütün milletimiz heyecanla Meclis'teki gelişmeleri bekliyor, ne yazık ki biz de gelişmeleri sosyal medya hesaplarından, kanunun içeriğini T24'ten ilk defa gördük. Elbette, böyle önemli bir olayda Meclis'in aktif rol alması, bilgilendirilmesi son derece önemliydi, bugüne kadar pek çok kanunda gördüğümüz gibi bunda da Meclis’in adeta hiçe sayıldığı bir durum gördük. İmzacı vekillerin de dahil içeriği görmeden boş kağıda imza attığına dair basında haberler çıktı, birazdan gerçeğini göreceğiz" dedi.
Kanun teklifinin yalnızca belirli düzenlemeleri içerdiğini söyleyen Çalışkan, "Eğer bu ülkede demokratikleşme, insan hakları, hukukun egemenliği gerekliyse bunun için asla bir pazarlık söz konusu olmamalıydı, bu ülkenin insanları her şeyi fazlasıyla hak ediyor. Anayasa'mız temel itibarıyla eşitlikten söz eder, eğer burada Anayasa uygulanacaksa bu yasanın da elbette herkesi kucaklaması beklenir. Bir 'terör örgütü' olarak isimlendirilerek, adı da zikredilerek sadece zata mahsus yasa çıkarılması bu Meclis'in geçmişinde olmayan bir uygulama" ifadelerini kullandı.
Çalışkan, kanun teklifinde demokratikleşme, kültürel haklar, ekonomik kalkınma, kayyum uygulamaları ve KHK'lilerle ilgili düzenlemelerin yer almadığını belirterek, "Bu Meclis'e düşen görev halkın tümünü kucaklamaktır, şehit ve gazi yakınlarını da incitmeyen şekilde düzenlemelerin acilen yapılması gerekir" dedi.
ALP: BU MESELE MECLİS ZEMİNİNDE ÇÖZÜLMELİDİR
CHP Grubu adına konuşan Kars Milletvekili İnan Akgün Alp ise İYİ Parti'nin genel görüşme önerisini önemsediklerini belirterek, önerge gerekçesinde dile getirilen Anayasa ve hukuk devleti eleştirilerine katılmadığını söyledi. Alp, "Elli yıldır süren, on binlerce insanımızın hayatına mal olan bir çatışma ortamının sona erdirilmesi hukukun hangi ilkesini zedeliyor olabilir ki? Yargı bağımsızlığını neden ihlal ediyor olabilir? Belki yargı daha bağımsız olacak çünkü kabul edelim ki elli yıl boyunca biz de devlet olarak bir bölünme paranoyasıyla yaşadık ve bu paranoyanın ortadan kalkması elbette ki hukuku da yargıyı da daha bağımsız kılacaktır" dedi.
CHP'nin kanun teklifine neden imza verdiğini de açıklayan Alp, "Türkiye'nin selameti bakımından, gelecek nesillerimiz bakımından artık sürdürülemez duruma gelmiş bu çatışma ortamının bitirilmesini umut ettiğimiz için imza verdik. Biz yıllardır savunduğumuz sorunun demokratik meşruiyet zemini olan Türkiye Büyük Millet Meclis’inde çözümü savunmanın esas yaklaşımımıza uygun olduğu için buna imza verdik. Çünkü öteden beri bizim tezimiz budur, bu mesele Meclis zemininde çözülmelidir" diye konuştu.
Alp, örgütün tüm unsur ve uzantılarıyla sona erdiğinin Milli Güvenlik Kurulu kararıyla tespit edilip Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından kanunun yürürlüğe gireceğini belirterek, "Biz bunu bir adım olarak, ilk adım olarak görüyoruz, bundan sonra bir reform dönemine gireceğimizi umut ediyoruz. Meseleyi demokrasi çerçevesinde ele alıyoruz" dedi.
POYRAZ'DAN CHP'YE YANIT
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, CHP'li Alp'in konuşmasına söz alarak yanıt vererek "Cumhuriyetle yaşıt partinin milletvekili 'PKK'nın fes olmasından neden rahatsızlık duyuyorsunuz?' dedi. Bir kere, bu PKK sözde hukuki bir organizasyon mudur ki kendini feshetsin? Şirket midir, tüzel kişilik midir? Hukuki bir yapı mıdır ki kendini feshetsin de bunun bir anlamı olsun?" ifadelerini kullandı.
Poyraz, ayrıca, "Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükûmetlerini, Türkiye Büyük Millet Meclis’ini, İçişleri Bakanlığı’nı, Adalet Bakanlığını, bugüne kadarki hükûmetleri sözde fesih bildirimiyle Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilinin atıf yaptığı PKK terör örgütünün fesih bildiriminde soykırımla, asimilasyonla itham etmelerinden dolayı hiç mi rahatsız değildir?" diye konuştu.
ALP: CUMHURİYET HALK PARTİSİ BU ÜLKENİN GÜVENCESİDİR
Yeniden söz alan CHP'li Alp, "Cumhuriyet Halk Partisi devleti kuran parti olmanın tarihsel sorumluluğuyla ve meseleyi bir devlet politikası olarak değerlendirerek cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizin millî birlik ve bütünlüğünün, üniter yapısının, halkımızın huzur ve refahının, devletimizin ilelebet payidar kalmasının en güçlü güvencesi olmaya devam edecektir" dedi.
Alp, "Biz bu kanun tekliflerinin görüşülmesi sırasında gerek Adalet Komisyonunda gerekse Genel Kurulda toplumsal barışın, hukukun üstünlüğünün, devletin demokratik kimliğinin, demokratik siyaset anlayışının, milletimizin ortak geleceğinin güçlenmesi için gerekli gördüğümüz tüm düzenlemeleri de kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz. Halkımızın gönlü rahat olsun, ferah olsun, Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin güvencesidir, sigortasıdır" ifadelerini kullandı.
OLUÇ: BU YASAYA İLK ADIM OLARAK BAKIYORUZ
DEM Parti Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun bir yıl önce çalışmalarına başladığını hatırlatarak, "Türkiye Büyük Millet Meclisi ilk defa çok açık bir biçimde grubu bulunan ve bulunmayan partileriyle birlikte bir komisyon oluşturdu ve Türkiye'nin tarihsel, toplumsal bir sorunu olan Kürt sorununun demokratik, barışçı çözümünü nasıl sağlarızı konuşmaya, tartışmaya başladı" dedi.
Oluç, "Bu sunulmuş olan yasaya biz kök yasa olarak bakıyoruz, bu yasaya biz ilk adım olarak bakıyoruz, bir başlangıç olarak bakıyoruz, gerisinin geleceğini düşünüyoruz ve bunun için de elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.
Oluç, "Türkü, Kürt'ü, Arap'ı, Laz'ı, Çerkez'i, hangi etnik aidiyetten olursa olsun, hangi inanç grubundan olursa olsun hiçbir gencimiz toprağa düşmemeli artık, hiçbir aileye, hiçbir eve ateş düşmemeli artık. Şiddet defteri artık kapanmalı, bir daha açılmamalı, demokratik siyaset kulvarı büyümeli ve demokratik cumhuriyete hep birlikte ulaşmalıyız" diye konuştu.
PALA: SORUN YALNIZCA GÜVENLİK POLİTİKALARIYLA ÇÖZÜLEMEZ
YENİ Parti Grubu adına konuşan Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Komisyon raporunda demokratikleşmeye ilişkin çok sayıda öneri bulunduğunu belirterek, "Bu Komisyon raporunu herkes okusun. Bu Komisyon raporuyla ilgili birisinin ne dediği değil bu Komisyon raporunda ne yazdığı çok önemli" dedi.
Pala, "Sorun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemez, geniş kapsamlı bir demokratikleşme paketine ve çok ciddi hukuki reformların yapılmasına ihtiyacımız vardır. Bunların tamamının Meclis çatısı altında, çoğulcu demokrasi, eşit yurttaşlık ve toplumsal mutabakat temelinde çözülmesi için biz elimizden geleni yapmaya hazırız" ifadelerini kullandı.
KAYA: GİZLİ KAPAKLI PAZARLIKLARIN DEĞİL, AÇIK BİR SÜREÇTEN BAHSEDİYORUZ
AK Parti Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya ise Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının açık ve şeffaf yürütüldüğünü söyledi.
Kaya, "Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken milletimizin kaderini ilgilendiren en önemli konulardan birinin çözümünü inşallah çok yakın bir zaman içerisinde bu yüce çatı altında görüşeceğiz ve sonlandıracağız. Tam bir yıl önce, 5 Ağustos 2025 tarihinde Komisyon çalışmalarına başlamış, pek çok hususa ilişkin kararları da oy birliğiyle almıştır. 137 kurum ve kuruluş bu konuda dinlenmiş, 21 toplantı gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık altı ay süren çalışmalar sonunda nihai rapor tüm partilerin katılımıyla hazırlanmıştır" dedi.
Kanun teklifinin içeriğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, "PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiilî varlığına son vermesi, kontrol altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim etmesi diğer aşamalara geçilmesi için öncelikli şarttır. Süreç boyunca ve komisyon çalışmalarında kanun teklifimizde aziz şehitlerimizin hatırasını gölgeleyecek, gazilerimizin yüreğini incitecek bir adım atılmamıştır, bundan sonra da atılmayacaktır. Gizli kapaklı pazarlıkların değil, açık, onurlu, hukuka ve milletin iradesine dayanan bir süreçten bahsediyoruz" diye konuştu.