‘İyi görünmek’ eskiden iyiye işaretti...

"İyi" ya da "profesyonel" görünmenin maliyeti tarihte hiç olmadığı kadar düştü...

2007 1 Mayıs'ında, 1977 katliamının da 30. yılı olduğu için Taksim'de anma yapılmasına izin verilebileceği söylentisi yayılmıştı.

Yirmili yaşlarımızın başındayız; "30 yıl sonra yeniden Taksim" türü bir romantizmle el ilanı hazırlamış, fotokopiyle de çoğaltmıştık. Fotokopi işte, çoğalttık çoğaltmasına ama ne yazılar okunuyor ne de kullandığımız logo logoya benziyor. Tam bir fiyasko ama farkında da değiliz.

Bu amatör işi gören grafik tasarımcı bir büyüğümüz, "İyi tasarım bir kurumun iyi durumda olduğunu göstermez ama kötü bir tasarım o kurumun kötü durumda olduğunu gösterir, yapmayın" diyerek bizi o işten vazgeçirmişti.

Eh, haklıydı... Hemen ikna olduk.

Bir afişe, bir dergiye ya da bir kurumsal kimliğe bakarak onun arkasındaki yapıya dair bazı tahminlerde bulunmak gayet mümkündü. Şirket ya da bir siyasi parti olması da pek bir şey değiştirmiyordu.

İyi baskı, iyi fotoğraf, iyi tasarım; velhasıl "İyi görünmek" maliyetli bir işti... Emek, zaman, birikim, ekipman ve organizasyon gerektiriyordu.

"Kötü tasarım" ise yetersiz kaynak veya zayıf organizasyona işaret ediyordu ya da en basitinden dağınık bir zihnin ürünü gibi duruyordu.

Oysa bugün "iyi" ya da "profesyonel" görünmenin maliyeti tarihte hiç olmadığı kadar düştü.

“Üretimin demokratikleşmesi” sağ olsun.

Dünyanın en saçma sapan, anlam içermekten en uzak ifadelerini alt alta dizin. Üzerine sinematik bir müzik, birkaç yavaş çekim görüntü ve nostaljik filtreler filan ekleyin. Birkaç "prompt" ile işte karşınızda "anlamlılık" hissi veren ama tamamen "anlamsız" bir kolaj. Ve üstelik gayet de "kaliteli" görünüyor.

Üretken yapay zeka hayatımıza girmeden önce de kimileri saçmalıklarını dolaşıma sokmanın bir yolunu buluyordu elbette. Fakat saçmalığın bu kadar düşük maliyetle, bu kadar profesyonel ve bu kadar ikna edici ambalajlarla üretilebilmesi insanlık için epeyce yeni bir durum.

2007'de "kötü tasarım" bir şeylerin ters gittiğine işaret ediyordu.

Bugün "iyi tasarım", hiçbir şeye işaret etmek zorunda değil.

Dünyanın en saçma fikrini birkaç dakika içinde son derece profesyonel, son derece duygusal ve son derece ikna edici bir ambalaja koymak mümkün.

Trajikomik mi yoksa düpedüz komedi mi bilinmez ama soru şu: Bu kadar anlamlıymış gibi görünen deli saçması içerik tüm online cihazlarımızdan kontrolsüzce fışkırırken bir daha o eski anlamlı hayatlarımıza geri dönebilecek miyiz?

Belli ki çokça lazım olacak: Anlamlarımıza sahip çıkalım...

Sinan Acıoğlu
babaocagi.com.tr