CHP'li Karakoz’dan AKP'ye çağrı: 'Afet bölgesi ilan edilsin'
CHP'li Karakoz’dan AKP'ye çağrı: 'Afet bölgesi ilan edilsin'
İçeriği Görüntüle

Saadet Partisi’nin düzenlediği “Geleneksel İstanbul İftarı” programı, siyaset dünyasını bir araya getirdi.

421421421-14

İstanbul’un Fatih ilçesindeki Kadir Toptaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen organizasyona farklı partilerden üst düzey isimler katıldı. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu iştirak etti.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen iftarda, siyasi parti temsilcileri aynı masada yan yana oturarak oruçlarını açtı. Program, farklı siyasi görüşlerden isimlerin bir araya gelmesiyle dikkat çekti.

ÖZEL: BAYRAMA HEP BİRLİKTE KAVUŞMAYI TEMENNİ EDİYORUM

İftar sonrası açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen, üç gündür idrak ettiğimiz mübarek ramazanın hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bayrama hep birlikte sağlık içinde kavuşmayı temenni ediyorum" İfadelerini kullandı.

CHP-MSP KOALİSYONUNU HATIRLATTI

Özgür Özel, 20 yılı aşkın süredir devam eden geleneksel iftar sofrasına daveti nedeniyle Arıkan'ı selamladığını belirterek, şimdi farklı siyasi partilerde olsa da masanın etrafındakilerin eski Başbakan Necmettin Erbakan ile yolunun kesiştiğini hatırlattı. Özel, 1974 yılında Bülent Ecevit'in başbakanlığında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetini anımsatarak, şunları kaydetti:

"O tarihlerde Kıbrıs'ımız mezalim altındayken ve tüm dünya tarafından Kıbrıs'a yapılacak bir harekat, görülmedik tehditlerle engellenmeye çalışılırken, CHP ve Milli Selamet Partisi fevkalade kıymetli bir birlikteliği ve kararlılığı göstermişlerdi. Filistin ile dayanışma noktasında hep birlikte olmuş, birbirimizden geri kalmamıştık. 71 binin üzerinde çoğu kadın ve çocuk Filistinlilerin katledildiği böyle bir süreçte, bizlerin hep birlikte davranmaları son derece önemlidir. Filistin'e, Gazze'ye bakınca, 'Orayı beğendim, orada Filistinlilerin işi yok, onları etraftaki Müslüman ülkelere yollayacağız, oraya oteller, casinolar yapacağız, orayı istiyorum' diyen Trump'ın adına Barış Kurulu dediği bir kurulla sanki Filistin'e barış getirecekmiş gibi attığı adıma mesafeli ve endişeyle yaklaşmıştık. O kurula davet edilen çok sayıda ülkenin, kurula katılmaması, 'Filistin'in kararını Filistinliler verir' demesi kıymetliydi. Türkiye Cumhuriyeti'nin adında 'barış' olduğu için katılacağını beyan ettiği bu kurula, toplantısından iki gün önce İsrail'in de dahil edilmesinden sonra hiçbir Müslüman ülkenin Filistin'in bulunmadığı, İsrail'in bulunduğu bu Barış Kurulu'nda yer almaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konudaki samimi beklentimizi bu mübarek ramazan akşamında bir kez daha ifade ediyorum.

"ADİL BİR PAYLAŞIMLA YOKSULUMUZUN KALMADIĞI BİR TÜRKİYE'YE ULAŞMAK HEPİMİZİN ÜMİDİ"

Saadet Partisi'nin bu güzel ramazan sofrasına, bu geleneksel iftarlarına adalet sofraları ismini vermesini isabetli ve kıymetli bulduğumu ifade etmek isterim. Bugün, ülkemizdeki herkesin temel beklentisi adalettir. Mahkemelerde adalet istiyoruz. Sosyal yaşamda adalet istiyoruz. Gelirde, gelirin paylaşımında adalet istiyoruz. Kısacık, aç kaldığımız, yemek yemediğimiz, su içemediğimiz bu saatlerden sonra iftar sofrasında yemeğe, suya kavuştuğumuzda, kavuşamayanların açlık, yokluk çekenlerin halinden anlamak dinimizin bizlere en önemli ibadetlerden biri olarak işaret ettiği orucun önemini ifade etmekte ama her birimize açın halinden anlamak için, büyük gelir adaletsizliklerini ortadan kaldırmak için önemli görevler yüklemektedir. Saadet Partisi'nin geçmişten bugüne adil bir düzen isteyen yaklaşımıyla partimizin ve benzer düşünen tüm partilerin toplumdaki haksızlıkları, adaletsizlikleri, eşitsizlikleri kaldırma noktasında atılacak adımlarda ortaklaşma ümidini çok kıymetli buluyorum. Bundan sonraki ramazanlarda hep birlikte daha çok kazandığımız, adil bir vergi düzeniyle çok daha doğru bir şekilde, devletimizin gelirlerini artırdığımız, adil bir paylaşımla yoksulumuzun, açımızın kalmadığı bir Türkiye'ye ulaşmak hepimizin ümididir. Siyaset yapan her birimizin en önemli görevidir."