Güncel

İstanbul’da marketten alınan domateslerde alarm: 5 üründen 1’inde pestisit çıktı!

Greenpeace Türkiye’nin İstanbul’da 5 zincir marketten aldığı 20 domates örneğine yönelik analizinde, ürünlerin yüzde 15’inde mevzuata aykırı pestisit kullanımı tespit edildi. Örneklerin yüzde 70’inde ise çocuk sağlığı açısından risk oluşturduğu belirtilen PFAS içeren en az bir pestisit bulundu.

Greenpeace Türkiye’nin “İçinde Ne Var?” kampanyası kapsamında İstanbul’un farklı ilçelerindeki zincir marketlerden alınan domatesler analiz edildi.

Sultanbeyli, Sancaktepe, Ataşehir ve Kadıköy’deki 5 zincir marketten alınan toplam 20 domates örneğinin uluslararası akredite bir laboratuvarda yapılan incelemesinde, 3 üründe mevzuata aykırı pestisit kullanımı tespit edildi. Bu oran yüzde 15 olarak açıklandı.

BAZI ÜRÜNLERDE RUHSATSIZ MADDELER ÇIKTI

Mevzuata aykırılık belirlenen 3 üründen 2’sinde, domateste kullanımına ruhsat verilmeyen etken maddeler bulunduğu belirtildi.

Reyonlarda yer alan Hal Kayıt Sistemi bilgilerine göre söz konusu ürünlerin “iyi tarım” logolu olduğu aktarıldı.

Bir başka üründe ise 31 Aralık 2010’dan bu yana tamamen yasak olan Chlorfenapyr etken maddesinin tespit edildiği bildirildi.

20 DOMATESTEN 14’ÜNDE PFAS’LI PESTİSİT

Analizlerde 20 domates örneğinin 7’sinde, yani yüzde 35’inde 3’ten fazla pestisit bulunduğu açıklandı.

Çalışmada ayrıca per- ve polifloroalkil maddeler olarak bilinen PFAS içeren pestisitler de incelendi. Buna göre örneklerin 14’ünde, yüzde 70’inde en az bir PFAS’li madde tespit edildi.

20 örnekten yalnızca birinde herhangi bir pestisit kalıntısına rastlanmadığı belirtildi.

MARKETLERE “KARNESİ” VERİLDİ

Greenpeace Türkiye, analiz sonuçlarının yanı sıra market zincirlerinin pestisit politikalarını da değerlendiren bir “Market Karnesi” hazırladı.

Değerlendirmede marketlerin kamuoyuna açıkladığı politika ve taahhütlerine 75, bağımsız laboratuvarlarda incelenen ürünlerin sonuçlarına ise 25 puan ayrıldı.

GREENPEACE’TEN 4 MADDELİK TALEP

Greenpeace Türkiye, organize perakende zincirlerinden taze meyve ve sebze tedarikinde daha fazla şeffaflık istedi.

Kuruluş, pestisitlerin birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkabilecek “kokteyl etkisine” sıfır tolerans uygulanmasını, daha sıkı kalıntı limitleri getirilmesini ve çiftçilerin ekonomik olarak korunmasını talep etti.

Ayrıca tüm yaş meyve ve sebze tedarik zincirinde bağımsız laboratuvar kontrollerinin standart hale getirilmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması çağrısı yapıldı.

Greenpeace, tek bir üründe yasal sınırlar aşılmasa bile en fazla 3 farklı pestisit etken maddesine izin verilmesini, marketlerin de kendi iç standartlarını belirleyerek maksimum kalıntı limitlerini devlet tarafından belirlenen seviyelerin yüzde 20 altında tutmasını önerdi.

“PESTİSİTSİZ GIDAYA ERİŞİM BİR HAK”

Greenpeace Türkiye Direktörü Berkan Özyer, uzun süredir pestisit sorununa dikkat çektiklerini belirterek, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın daha önce yaptığı denetimlere ilişkin verileri hatırlattı.

Özyer, Bakanlığın 2021-2023 döneminde 55 üründe yapılan denetimlerde alınan 246 bin 946 numunenin 6 bin 369’unda uygunsuzluk tespit edildiğini açıkladığını belirtti.

Bakanlık verilerinde hangi ürünlerde hangi pestisitlerin ne miktarda aşıldığına ilişkin ayrıntıların paylaşılmadığını söyleyen Özyer, yeni kampanyalarında odağı market zincirlerine çevirdiklerini ifade etti.

“BİRLİKTE OLURSAK SONUÇ ALABİLİRİZ”

Özyer, organize perakende zincirlerinin tedarik zincirinin önemli bölümünü kontrol ettiğini belirterek marketlerin ürünleri düzenli olarak analiz ettirebilecek imkanlara sahip olduğunu savundu.

“Pestisitsiz gıdaya erişim bir hak” diyen Özyer, kampanyanın amacının üreticilerin ve tüketicilerin daha güvenli bir gıda sistemine ulaşmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Özyer, vatandaşları “İçinde ne var?” sorusunu sormaya ve kampanyaya destek vermeye çağırarak, “Birlikte olursak sonuç alabiliriz” dedi.