Fetihtepe’de kentsel dönüşüm mağdurları çekilen kuraya isyan etti. BirGün'de yer alan habere göre; İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Fetihtepe Mahallesi’nde kentsel dönüşüm mağdurları, 3550 ada dönüşüm alanında dün basın açıklaması yaptı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Emlak Konut GYO tarafından yürütülen kentsel dönüşüm projesinde verilen sözlerin tutulmadığını belirten yurttaşlar, ağır bir borç yükü altına sokulduklarını ifade etti.
Eylemde, yeni yapılan binaların önünde bir araya gelen 3550 Ada Kentsel Dönüşüm Hak Sahipleri, “Süreç 2020’den beri devam etmektedir. Bu sürecin her aşamasında İdare tarafından yapılan uygulamalar bazı hak sahiplerinin haksızlığa uğramasına yol açmıştır. 6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm yasasına göre kentsel dönüşümde esas alınması gereken temel ölçüt arsa payı ve buna bağlı toplam mülkiyet değeridir. 3550 Adada değerleme esası belli değildir. Çarpık yapılaşmadan, depreme dayanıksız evlerden kurtulup modern, depreme dayanıklı evlere kavuşacaksınız diye başlayan sürecin sonunda binalar bitmiş ancak şimdi sözleşme için tek tek çağırıldığımız ofislerde önümüze konan büyük rakamların şaşkınlığı ve hayal kırıklığı içerisindeyiz. Önümüze konan rakamlar karşısında kentsel dönüşüm sürecine ilişkin yaşadığımız ciddi mağduriyetleri kamuoyunun dikkatine sunmak zorunluluğu doğmuştur. Biz, sürecin başından itibaren verilen sözler ile bugün karşı karşıya kaldığımız uygulamalar arasında büyük farklar olduğunu görüyoruz” dedi.
Hak sahipleri şu sorunlara dikkat çekti:
•“Öncelikle, proje başlangıcında tarafımıza borç tutarlarının 150 ila 200 bin lira aralığında olacağı söylenmiş ve imzalanan muvafakatnamelere yazılmıştı. Ancak sözleşme imzalamaya çağrılan komşularımıza, 1.5 milyon ile 2 milyon lira arasında borçlar çıkarılmaktadır.
•Henüz fiilen teslim almadığımız, kullanmadığımız ve hatta giriş yapmadığımız daireler için “yönetim gideri” adı altında peşin olarak 18 bin liraya varan paralar istenmektedir.
• 3550 Adanın imarı olmadığı söylenmektedir. İskânı bulunmayan binalar için tarafımıza sözleşme imzalatılmaya çalışılmaktadır. İskânı olmayan yapıların hukuki statüsü tartışmalı olup, bu şartlar altında imzalanacak sözleşmeler hak sahiplerini ileride daha büyük risklerle karşı karşıya bırakabilecektir.”
Hak sahipleri taleplerini ise şöyle sıraladı:
•Önceden açıklanan borç miktarlarına uyulmalı ve fahiş artışlar geri çekilmeli.
•Teslim alınmamış daireler için talep edilen yönetim giderleri iptal edilmeli.
•Site yönetiminde mutlaka hak sahiplerinden bir veya birkaç kişi olmalı.
•İskanı bulunmayan yapılar için sözleşme dayatılmamalı.
•Kura süreci şeffaf, denetlenebilir ve adil şekilde yeniden gerçekleştirilmeli.