İstanbul’da havaların ısınmasıyla birlikte evlerde akrep görülmesine ilişkin şikâyetler artarken, Kağıthane ve Üsküdar’da yaşanan iki farklı olay akreplerin kentteki yaşam alanlarına kadar ulaşabildiğini ortaya koydu. Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, İstanbul’da bazı akrep türlerinin insan yerleşimlerine kolaylıkla uyum sağladığını belirterek alınabilecek önlemleri anlattı.
Hürriyet'in haberine göre, Kağıthane’de yaşayan B.A., yaklaşık 10 yıldır oturduğu evinde ilk kez akreple karşılaştığını söyledi. Pencerelerinde sineklik bulunduğunu ve çeşitli böcek önlemleri aldığını belirten B.A., evinde 7-8 santimetre büyüklüğünde bir akrep gördüğünü, korktuğu için hayvana dokunmadan kedisini alıp evden çıktığını anlattı.
B.A., ilaçlama firmasından gelen görevlilerin bölgeden başka evlerde de akrep ihbarlar aldıklarını söylediğini aktardı.
“İlaçlama firmasından gelen personel, özellikle bu aylarda yoğunluk yaşadıklarını ve 7-8 eve daha gittiklerini söyledi. Bunun üzerine komşularımla da konuştum. Onlar da kapılarının önlerinde ve bina girişlerinde akrep ölüleri gördüklerini anlattılar.”
Üsküdar’da dört ay öncesine kadar yaşayan S.G. ise bahçeye açılan evinin salonundan sık sık akrep girdiğini söyledi. Altı katlı binadaki farklı dairelerde de akrep görüldüğünü belirten S.G., belediyeden bahçenin ilaçlanmasını istediklerini ve ilaçlama sonrasında uzun süre akrep görülmediğini aktardı. S.G., önceki kiracının yaptırdığı yapay çimin altında akreplerin yuvalandığının kendisine söylendiğini de dile getirdi.
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersen Aydın Yağmur, İstanbul’da kayıtlı üç akrep türü bulunduğunu belirterek Euscorpius tauricus ve Euscorpius italicus türlerinin insan yerleşimlerine sıklıkla girdiğini söyledi. Özellikle Euscorpius italicus’un evlerin içinde yaygın görüldüğünü belirten Yağmur, bu türlerin çatlak ve nemli alanları tercih ettiğini, yapıların da uygun yuvalar sunduğunu ifade etti.
“Bu iki tür insan yerleşimlerine sıklıkla giriyor. Özellikle Euscorpius italicus ev içlerinde çok yaygın. Bu iki türün insan yerleşimlerinde bulunmasının sebebi ise çatlaklara girmeyi ve nemli ortamları seven türler olmalarından dolayı insan yapılarının çok uygun yuvalar sunması.”
Akreplerin kentlerdeki böcek popülasyonundan da yararlandığını belirten Yağmur, bu canlıların duvarlara ve tavanlara tırmanarak yüksek katlara ulaşabildiğini söyledi.
“Akrepler duvarlara rahatlıkla tırmanabilir ve tavanlarda gezebilirler. Yüksek katlara da bina içinden ya da dışından tırmanabilirler. Pencerelerden, çatılardan ya da depolardan girebilirler.”
Yağmur, İstanbul’daki akreplerin insan sağlığı açısından ölümcül olmadığını belirterek sokma durumunda yapılması gerekenleri şöyle anlattı:
“İstanbul’da bir akrep sokma vakası olursa sadece sabun ile yıkamak yeterli. Ancak alerjik reaksiyon ortaya çıkıyorsa mutlaka bir hastanenin acil servisine gidilmeli.”
Akreplerin kedi ve köpekleri de sokabileceğini belirten Yağmur, İstanbul’daki türlerin evcil hayvanlar açısından da ciddi bir tehdit oluşturmadığını söyledi.
“Akrepler kedi ve köpek gibi evcil hayvanları sokabilirler. Ama hayvanlar özellikle de kediler akrepleri avlayabilirler. Akrep var diye hayvanları evden uzak tutmak gerekli değil."
Akreplerin eve girişini engellemenin ilaçlamadan daha önemli olduğunu vurgulayan Yağmur; sineklik kullanılması, duvarlardaki çatlakların kapatılması ve bodrum, depo ile çatıların kontrol edilmesini önerdi. Akreplerin bulunduğu karanlık alanların UV ışıkla düzenli şekilde taranmasının da tespit açısından etkili olabileceğini söyledi.
Yağmur, akreplerle ilgili sosyal medyada yayılan bazı iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını belirtti. “Mavi renk akrepleri kaçırmaz. Gececil, renk körü olan türlerdir” diyen Yağmur, tarçın kokusunun akrepleri uzaklaştırdığına ilişkin de bilimsel bir bilgi bulunmadığını söyledi.




