İstanbul Üniversitesi’nin Ekrem İmamoğlu’nun 33 yıl önce aldığı diplomasını iptal etmesi, köklü üniversite açısından uluslararası bir krize yol açabilir. Gazeteci İsmail Saymaz, Halk TV’de yayımlanan Para Siyaset programında sürece ilişkin kritik detayları aktardı.
AACSB’YE BAŞVURU YAPILDI
Saymaz’ın aktardığı bilgilere göre, diplomayla ilgili iptal kararı sonrası, Amerika’da bulunan Association to Advance Collegiate Schools of Business (AACSB) adlı uluslararası akreditasyon kuruluşuna başvuru yapıldı. AACSB, işletme ve yönetim alanında dünya çapında en prestijli akreditasyonlardan birine sahip. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi de bu akreditasyona sahip olan sayılı kurumlar arasında yer alıyor.
Başvuru, Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesinin ardından üniversitenin akreditasyon kuruluşunun belirlediği akademik ve bilimsel standartlara uymadığı gerekçesiyle yapıldı.
AMERİKA’DAKİ AKTİVİSTLER VE TÜRK AKADEMİSYENLER SÜRECİ TAKİP EDİYOR
Saymaz, başvurunun Amerika’daki CHP’ye yakın çevreler ve Türk akademisyenler tarafından yakından izlendiğini söyledi. Başvuruya ilişkin olarak AACSB’den yanıt alındığını aktaran Saymaz, sürecin halen inceleme aşamasında olduğunu belirtti.
İTİBAR VE AKREDİTASYON TEHLİKESİ
Gazeteci, akademisyenlerin süreci yakından takip ettiğini ve olası bir iptal kararının İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nin uluslararası saygınlığına ciddi zarar verebileceğini ifade etti:
“Eğer akreditasyon kurumu iptal yönünde bir karar verirse, fakültenin uluslararası itibarı ve güvenilirliği büyük ölçüde zedelenir.”
BAŞVURUNUN KABULÜ BİLE KRİTİK ÖNEMDE
Saymaz, AACSB’nin başvuruyu kabul etmesinin bile tek başına büyük bir olay olarak değerlendirildiğini söyledi. Önümüzdeki günlerde kurumun kararını açıklayabileceği belirtiliyor.
Benzer bir vaka daha önce, Ekrem İmamoğlu ile aynı dönemde Kıbrıs’tan İşletme Fakültesi’ne geçen ve sonrasında Sorbonne’da yüksek lisans yapan bir akademisyenle ilgili yaşanmış, Sorbonne başvuruyu reddetmişti. Saymaz, böyle bir kararın İstanbul Üniversitesi gibi köklü bir kurum için geri dönülmez bir itibar kaybına yol açabileceğini vurguladı.