Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılması, öğrenciler tarafından kampüste yürüyüş düzenlenerek protesto edildi. Öğrencilerin yürüyüşünü ve mezunların ise içeri girmesini engellemek için kampüs kapısı kilitlendi. Uzun uğraşlar sonucu kilit açıldı, mezunlar ve öğrenciler bir araya gelerek rektörlük binası önünde oturma eylemi yaptı. Öğrenciler, okullarının kapatılmasına tepki göstererek “Bizleri kampüsümüzden kovmayı hedefleyen, öğrenciyi geleceksiz, emekçiyi işsiz bırakan bu kararları kabul etmiyoruz” dedi.
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) el koyduğu Can Holding bünyesindeki İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi uyarınca kaldırıldı.
KARAR KAMPÜSTE PROTESTO EDİLDİ, REKTÖR YAZGAN BİNAYA GİRDİ
Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararda, “Kurucu vakfına kayyım atanan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izninin kaldırılmasına, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ek 11’inci maddesi gereğince karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.
Kararın ardından öğrenciler, üniversitenin bir gecede kapatılmasına tepki göstermek için kampüste bir araya gelerek yürüyüş düzenledi. Yürüyüşün başlangıç noktası olan rektörlük binası önüne yaklaşan öğrencileri gören Rektör Ege Yazgan’ın binaya girdiği görüldü.
KAMPÜS KAPISI KİLİTLENDİ
Kampüs içinde toplanan öğrencilere çok sayıda mezun da destek vermek üzere üniversiteye geldi. Ancak üniversite yönetimi, kampüs kapısını kilitleyerek öğrencilerin dışarı çıkmasını, mezunların ise içeri girmesini engelledi.
Öğrenciler, kampüs içinde “Bilgi bizimdir bizim kalacak”, “Hak, hukuk, adalet”, “Ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atarak kapının açılmasını talep etti. Protesto sırasında öğrenciler, demir kapının önünde bulunan ringleri yumrukladı. Polis ise iki kez anons yaparak “attığınız sloganlar kanunsuzdur” uyarısında bulundu.
KİLİT AÇILDI, OTURMA EYLEMİ YAPILDI
Bir süre sonra öğrenciler ve öğretim üyelerinin girişimleriyle kapıdaki kilit kaldırıldı. Mezunlar, öğretmen sendikası temsilcileri ve öğrenciler yeniden bir araya gelerek rektörlük binası önüne yürüdü. Burada yapılan açıklamaların ardından sloganlar eşliğinde oturma eylemine geçildi.
ÖĞRENCİLER: “EĞİTİM HAKKIMIZ GASP EDİLDİ”
Öğrenciler, Resmi Gazete’de yayımlanan kararla okullarının kapatılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, kayyum atamalarıyla başlayan sürecin eğitim hakkının “tümüyle gasp edilmesiyle” sonuçlandığı savunuldu.
Açıklamada, okulun kapatılmasının yalnızca öğrencileri değil, akademisyenler ile idari personeli de etkilediği belirtilerek, “Faaliyetlerin durdurulmasıyla birlikte onlarca akademisyenin, idari personelin ve işçinin sözleşmeleri bir gecede feshedildi” denildi.
Kararı sosyal medya üzerinden öğrendiklerini ifade eden öğrenciler, sürece ilişkin kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını belirterek, “Okulumuzun öğrencileri muhatap alınmadı” ifadelerini kullandı.
Öğrenciler açıklamalarında, üniversitenin “özgürlükçü geleneğini korumaya” devam edeceklerini vurgulayarak, 19 Mart’tan bu yana bir araya gelerek oluşturdukları hareketin yönetim tarafından bilindiğini ve bundan çekinildiğini öne sürdü.
Kapatma kararını tanımadıklarını belirten öğrenciler, “Bizleri kampüsümüzden kovmayı hedefleyen, öğrenciyi geleceksiz, emekçiyi işsiz bırakan bu kararları kabul etmiyoruz” dedi.
Açıklamada ayrıca, üniversitenin yeniden açılması talep edilerek, “Üniversitemiz ranta değil, derhal faaliyete tekrar açılmalıdır” çağrısı yapıldı.
SENDİKADAN TEPKİ: “ON BİNLERCE İNSANIN YAŞAMI HEDEF ALINDI”
Öğretmen Sendikası ise yaptığı açıklamada, kararın yalnızca bir eğitim kurumunu değil, öğrencilerden akademisyenlere ve emekçilere kadar “on binlerce insanın yaşamını” hedef aldığını belirterek tepki gösterdi.
Açıklamada, üniversitelerin yalnızca fiziki mekânlardan ibaret olmadığı vurgulanarak, “Akademiler birlikte kurduğumuz yaşam alanlarıdır, dayanışmadır, emektir, mücadeledir” denildi. Öğrenciler ve emekçilerin eğitim hakkı, bilimsel özgürlük ve ortak gelecek için bir arada olduğu ifade edildi.
Sendika, üniversitenin kapatıldığı bilgisini kamuoyu gibi basın yoluyla öğrendiklerini belirterek, “İçinde çalıştığımız, emek verdiğimiz ortak yaşam alanımız olan üniversitenin bir gecede tek bir kararla tasfiye edilmek istendiğini gördük” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, “Bir avuç kişinin hukuksuz ve keyfi kararıyla bir gecede üniversite kapatılamaz” denilerek, üniversitelerin siyasi iktidarın ya da sermaye çevrelerinin tasarrufunda olmadığı vurgulandı.
"ÜNİVERSİTELER ŞİRKETLEŞTİRİLİYOR, ÖĞRENCİLER MÜŞTERİLEŞTİRİLİYOR, EMKÇİLER GÜVENCESİZLİĞE MAHKUM EDİLİYOR"
Yaşananların münferit bir durum olmadığına dikkat çekilen açıklamada, eğitim alanında uzun süredir süren “piyasalaştırma, kayyum uygulamaları ve akademik özgürlüklerin tasfiyesi”nin bu sürecin parçası olduğu savunuldu. Açıklamada, “Üniversiteler şirketleştiriliyor, öğrenciler müşterileştiriliyor, emekçiler güvencesizliğe mahkûm ediliyor” değerlendirmesi yapıldı.
Üniversitede yaklaşık 20 bin öğrencinin eğitim gördüğü ve binlerce emekçinin çalıştığı belirtilen açıklamada, alınan kararın geniş bir kesimi doğrudan etkilediği ifade edildi. “Binlerce emekçi işsiz kalma tehdidi altındadır, 20 bin öğrencinin eğitim hakkı ağır bir belirsizliğe sürüklenmektedir” denildi.
TALEPLER
Sendika, kararın geri çekilmesi çağrısında bulunarak şu talepleri sıraladı:
Kapatma kararından derhal vazgeçilmesi
Sürecin kamuoyuna şeffaf şekilde yürütülmesi
Öğrencilerin eğitim hakkının ve emekçilerin iş güvencesinin korunmasına yönelik somut güvencelerin açıklanması
Açıklamada, “Bir tek öğrencinin eğitim hakkının gasp edilmesini, bir tek emekçinin işsiz bırakılmasını kabul etmeyeceğiz” denilerek, mücadele ve dayanışma çağrısı yapıldı.Sendika, “Üniversiteler patronların değil, halkındır. Eğitim haktır, gasp edilemez” ifadeleriyle açıklamasını sonlandırdı.





