İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Anayasa Mahkemesi'nin boşanan eşe süresiz nafaka ödenmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etmesine yönelik karara tepki gösterdi. Barodan yapılan açıklamada, "AYM kararlarının iktidarın politikalarına göre bazen zorunlu, bazen zorunlu değilmiş gibi yorumlandığı bu hukuk dışı ortamda yerel mahkemeleri uyarıyoruz: Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında bulunan ve kadınların insanlık onurunu koruyan bu temel hükme aykırı bir düzenlemenin uygulanması, geri dönülmez sonuçlar doğuracaktır. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!" denildi.
Anayasa Mahkemesi (AYM), boşanan eşe süresiz nafaka ödenmesine ilişkin düzenlemeyi iptal etti. AYM Genel Kurulu, Antalya 12'nci Aile Mahkemesi'nin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175'inci maddesinde yer alan süresiz nafaka düzenlemesinin iptali için yaptığı başvuruyu görüştü. Genel Kurul, düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, yasal düzenleme yapılması için TBMM’ye 9 ay süre tanınmasına karar verdi.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden konuya ilişkin açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"AYM'NİN yoksulluk nafakasına ilişkin iptal kararı, Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırıdır
Kadınların yüz yıldan fazla süren mücadelelerle kazandığı hakların, iktidarın siya- si hamleleriyle geri alınmasını kabul etmiyoruz. Nafaka düzenlemesi; evlilik içinde uğradığı haksızlıklar ve ailenin bakım yükü nedeniyle istihdamdan dışlanan, yoksullaşan ve şiddete uğrayan kadınların bu döngüden çıkabilmesinin güvencesidir. Yapılmak istenen; kadınların şiddet dolu ailelere mahkum edilmesi, yoksullaştırılarak devlet tarafından karşılanmayan tüm bakım yükünü üstlenmeye razı edilmesidir. Bu plana razı olmayacağız! Mahkemelerce hükmedilen nafakanın tamamen kaldırılması, miktarının indirilmesi gibi bir hukuki yol zaten mevcutken, "süresiz nafakanın mağduriyet yarattığı” iddiası iktidar tarafından kurgulanmış gerçek dışı bir söylemdir.
AYM kararlarının iktidarın politikalarına göre bazen zorunlu, bazen zorunlu değilmiş gibi yorumlandığı bu hukuk dışı ortamda yerel mahkemeleri uyarıyoruz: Anayasa'nın 17. maddesinde yer alan, kişinin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı kapsamında bulunan ve kadınların insanlık onurunu koruyan bu temel hükme aykırı bir düzenlemenin uygulanması, geri dönülmez sonuçlar doğuracaktır. Haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz!"