İBB Davası’nın 92’nci gününde, cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan'ın, Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden, Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne nakledilmesi protesto edildi.

Gece saatlerinde gerçekleştirilen nakle tepki gösteren avukat Mehmet Pehlivan, duruşma için sabahın üç buçuğunda kelepçeli şekilde yola çıkarıldığını anlattı. Duruşma salonunda duruma tepki gösteren İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve avukatlar, salon önünde açıklama yaptı.

İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu, duruşma sırasında konuyla ilgili İstanbul Barosu Başkanı olarak söz istediklerini ancak mahkeme başkanının söz hakkı vermediğini belirtti.

Mahkeme başkanının kendilerine söz hakkı vermek yerine, "dışarıda da konuşabilirsiniz" şeklinde bir ifade kullandığını dile getiren Kaboğlu, mahkeme başkanının bu davranışıyla adil yargılama hakkına halel getirdiğini söyledi.

"İNSANLIK DIŞI MUAMELE"

Baro Bakanı Kaboğlu, şöyle devam etti:

"7 aydır burada sürekli vurguladığımız üzere, burada yargılanan kişilerin tutukluluk koşulları bulunmamaktadır. Kişiler suç işleyebilir, bu konuda yargılanabiliriz, fakat tutukluluk koşulları Anayasamızda açıkça belirtilmiştir. Bu dava, serbest yani tutuklu olmayan sanıklar şeklinde yapılabilir ancak bunlar yapılmıyor. Mahkeme 7 aydır yarı yarıya serbest bıraktı ama en önemlisi de bütün tutuklu yargılananlar bizim gündemimizde olduğu gibi, üyemiz olan Avukat Mehmet Pehlivan'ın durumu... Kuşkusuz bizi buralara getiriyor daha da getirecek çünkü Mehmet Pehlivan avukatlık görevini ifa ettiği için tutuklandı. Tukuklanmaması gerekiyordu. Tutuklanınca Silivri yerine Çorlu'ya götürüldü. Çorlu'da tutuklu bulunan üyemiz, her duruşmaya Çorlu'dan getiriliyordu ama birkaç gün önce sabaha karşı hiçbir gerekçe gösterilmeden, zaten böyle bir gerekçe de olamaz, Kandıra'ya naklediliyor. Bugün Kandıra Kapalı Cezaevi'nden 3,5 saat süreyle kelepçeli bir biçimde getiriliyor. Bu, Anayasamızın savaş ortamında bile yasakladığı kötü muamele, eziyet, işkence ve insanlık dışı muamele yasağına aykırıdır. Bu kurallar ihlal edilmiştir ama bu durum Mehmet Pehlivan'ın neden tutuksuz yargılanması gerektiğini teyit etmiştir.

"GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ"

Sayın Başkan söz verseydi bana, tıpkı bugüne kadar yaptığım konuşmalarda olduğu gibi, İstanbul Barosu olarak adil yargılama yükümlülüğüne ve yargılananların adil yargılanmalarına katkı sağlayacağım bir konuşma yapacaktım ve o vesileyle Mehmet Pehlivan'ın, Kandıra Cezaevi'ne getirilip götürülmesinin bile neden tutuklama kararına son verilmesini haklı kıldığını belirtecektim. Bu dava sürecine katkıda bulunacaktık ama mahkeme başkanı, sakin ve metin olması gerekirken, kendisi karşı saldırıya geçti.

Ben Türkiye Cumhuriyeti'nin yargı mekanizması adına, yargının saygınlığı adına, yargının bağımsızlığını savunmuş biri olarak, İstanbul Barosu ve yönetimi olarak böyle bir sonuca tanık olmaktan utanç duyduğumu, duyduğumuzu belirtiyor, bundan böyle de mahkeme başkanına indirgenemeyecek bir süreç olduğunu dikkate alarak, yapabileceğimiz katkıyı sağlama konusunda hiçbir biçimde geri adım atmayacağımızı kamuoyuna duyuruyorum. İlgilileri, yasama, yürütme ve yargı organlarını böyle bir sürece son vermeye davet ediyoruz."

Gülistan Doku soruşturmasında yeni iddia: Tuncay Sonel’in 300 kilo eroin yazışması dosyada
Gülistan Doku soruşturmasında yeni iddia: Tuncay Sonel’in 300 kilo eroin yazışması dosyada
İçeriği Görüntüle