İsrail kamu yayın kuruluşu Kan 11 ve Ynet'in haberlerine göre, İsrail yönetimi Ürdün'e sağlanan ek su tedarikine ilişkin anlaşmayı yenilemiyor. İsrailli yetkililer, barış anlaşması kapsamında Ürdün'e yıllık 50 milyon metreküp su vermeye devam ettiklerini, ancak bunun üzerindeki talepleri karşılamak zorunda olmadıklarını savunuyor.
İsrail tarafı, son yılların en kurak dönemlerinden birinin yaşandığını belirterek önceliğin kendi su rezervleri ile tarımsal üretimi korumak olduğunu ifade ediyor. Ek su tedarikinin ise iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine bağlı olduğu belirtiliyor.
SU KRİZİ DİPLOMATİK GERİLİME DÖNÜŞTÜ
Ürdün yönetimi ise su konusunun siyasi baskı unsuru haline getirilmesine tepki gösteriyor. Amman yönetimi, su tedarikinin barış anlaşmasının temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak alternatif kaynaklar üzerinde çalıştığını açıkladı.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) de iki ülke arasındaki gerilimi azaltmak amacıyla normalleşme süreci ve ortak deniz suyu arıtma projesini içeren yeni bir uzlaşı girişimi hazırlığında olduğu bildirildi.
İRAN SALDIRILARI SONRASI İLİŞKİLER YENİDEN GÜNDEMDE
Su krizi, Ürdün'ün İran'ın İsrail'e yönelik füze ve İHA saldırıları sırasında hava sahasına giren mühimmatları düşürmesinin ardından yeniden gündeme geldi. Amman yönetimi, bu müdahalenin İsrail'i korumak için değil, kendi hava sahasını ve egemenliğini savunmak amacıyla gerçekleştirildiğini açıklamıştı.
Ancak söz konusu adım, Ürdün'de ve bölgede protestolara neden olurken, İran da Amman yönetimine yönelik sert açıklamalarda bulunmuştu. İsrail'in ek su tedarikini askıya alması, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim başlığı olarak değerlendiriliyor.