İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İsrail Konsolosluğu’na yönelik 7 Nisan’daki saldırıya ilişkin yürüttüğü soruşturmada, olay yerinde görev yapan polislerin ifadeleri dosyaya girdi. Hürriyet'ten Musa Kesler'in haberine göre; ifadede, saldırganları etkisiz hale getiren genç polis memuru çatışmanın detaylarını anlattı. Polis memuru, çevik kuvvet aracına uzun namlulu silahla ateş açıldığını görünce araçtan inerek karşılık verdiğini, çatışma boyunca tabancası, meslektaşlarının silahları ve MP5 otomatik silah kullandığını söyledi. Şarjörleri bitince araçtan yeniden mühimmat aldığını belirten polis, saldırganların ateşi sürdürmesi üzerine çatışmanın uzun süre devam ettiğini ifade etti.

Polis memuru ifadesinde şunları söyledi:

"O gün bir ekip arkadaşım ve komiserimle TODA (Toplumsal Olaylara Destek Aracı) aracı içindeydik. Bu araca iki üç metre mesafede nöbet tutan kadın meslektaşım bir anda araca gelip ‘Saldırı var’ diye bağırdı. Hemen aşağı indim. Şüpheli 100 metre gerideki çevik kuvvet aracına doğru uzun namlulu silahla ateş ediyordu. Aramızda yaklaşık 10 metre vardı. İner inmez ateş etmeye başladım. Şüpheli vuruldu, yere düştü. Komiserimiz de bu şahsa doğru ateş etti. Diğer arkadaşımız ancak bir süre sonra inebildi çünkü bize ve çevredeki diğer arkadaşlarımıza ateş etmeye devam ediyorlardı. Tabancamdaki şarjörü ve yedek şarjörü şüphelileri vurmak için kullandım. Mermilerim bitince tekrar aracın orta kapısından girdim, şarjör aldım. Bu şarjördeki mermileri de kullandım. Mermiler bitince tekrar araca döndüm. Bize saldırıyı haber veren kadın meslektaşımın tabancasını da alarak aşağı indim. Şüphelileri bertaraf etmek için ateş etmeye devam ettim. Bu silahtaki mermiler de bitince meslektaşlarımdan şarjör istedim. Bir erkek personelden şarjör aldım.

Bu şarjörü kendi silahıma taktım. Şüphelilere ateş etmeye devam ettim. 3-4 mermi attıktan sonra anladığım kadarıyla şarjörle silah uyuşmadığı için silah tutukluk yaptı. Atışa devam edemedim. Bağırarak silah istedim. Araçtan bir meslektaşım inip yaklaşık 50 metre koşarak yanıma geldi, bana MP5 (otomatik) silah verdi.

Bu esnada komiserimin ayağından vurduğu şüpheli hâlâ ayaktaydı, bize ateş ediyordu. Ben de bu MP5 silahla şüpheliye doğru ateş ettim. Şüpheli otoparkta bulunan bir servis aracının önündeydi. Ben MP5 ile ateş ettikten sonra şüpheli vurularak yere düştü. O esnada komiserimiz de vurulup, yere uzanmıştı. Kafasından kan geliyordu. Komisere baktım, bana ‘3 kişiler’ dedi. Arka tarafta da birisi olduğunu bana işaret etti. Ekip arkadaşım da araçtan indi, ona ‘Sen sağ taraftan git, ben de soldan gideceğim’ dedim. Hareket ettik. O esnada komiserimiz ayağa kalkarak yan yan gidip hem şüphelilere ateş ediyor hem de aralarındaki mesafeyi korumaya çalışıyordu.

Aracın arkasındaki şüpheliyi etkisiz hale getirmek için meslektaşımla sağlı sollu giderken şüpheli şahıs, arkadaşıma ateş ederek onu sol boyun tarafından vurdu. Ancak arkadaşım yere düşmedi. Bunun üzerine geri çekilerek çevik kuvvet otobüslerinin yanına doğru gitti. Ben şüpheliye doğru yürümeye devam ettim. MP5’le ateş ettim, şahıs vurularak yere düştü. Daha sonra MP5’in şarjöründeki mermiler de bitti.

CHP’den 'Mavi Vatan Yasası' uyarısı: Ege ve Doğu Akdeniz’de kırmızı çizgiler netleştirilmeli
CHP’den 'Mavi Vatan Yasası' uyarısı: Ege ve Doğu Akdeniz’de kırmızı çizgiler netleştirilmeli
İçeriği Görüntüle

Bunun üzerine çimlerin üzerindeki meslektaşlarımdan tabanca alarak şüphelilere yönelik ateş etmeye devam ettim. Halen daha benim en son vurduğum şüpheli bizlere yönelik ateş etmeye devam ediyordu. Bu şahsı en son aldığım tabanca ile vurdum ve etkisiz hale getirdim, daha sonra bu şüpheliden tarafımıza ateş edilmedi. Bunun üzerine ateşi kestim.”