Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararında “Örgüt sempatisini gösteren, IŞİD’le ilgili fotoğraflar, videolar ve mesajlaşmalar dışında hiyerarşik yapıya organik bağla bağlandıkları, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında faaliyetlerde bulunduklarının tespit edilemediği…” ifadeleri yer aldı.
IŞİD’in İstanbul’daki İsrail Konsolosluğu önündeki saldırısında ölü olarak ele geçirilen Yunus Emre Sarban’ın IŞİD üyeliğinden yargılandığı ancak beraat ettiği ortaya çıktı.
Sarban'ın beraatine ilişkin mahkeme kararında “Ele geçirilen eşya ve dijitallerde IŞİD ile bilgi ve belgelere rastlansa da içeriklerin tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır" ifadesi yer aldı.
Halktv.com.tr’den İsmail Saymaz’ın aktardığına göre savcının IŞİD üyeliğinden ceza istediği Sarban hakkında Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi, “Tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil değil, soyut iddia” gerekçesiyle beraat kararı verdi.
2019 yılında Tekirdağ’da yapılan yol çevirmesinde Aracı kullanan H.T. ile beraberindeki L.D., Ö.B. ve O.B., IŞİD ile bağlantılı oldukları iddiasıyla gözaltına alındı.
L.D.’nin cep telefonunda yapılan incelemede Sarban’la mesajlaşmalarına ulaşıldı. L.D.’nin “Bir yıllık arkadaşım” dediği Sarban’dan kiralık araç, maske ve silah temin etmesini istediği ortaya çıktı.
Sarban, dosyaya dahil edildi. Şüpheliler 10 Ocak 2019’da tutuklandı. IŞİD üyeliği iddiasıyla dava açıldı.
Davada Yunus Emre Sarban hakkında şu suçlama yöneltildi:
“Ev aramasında IŞİD’in fikir ve eylemlerini, amaç ve felsefesini destekleyen kitap ve yayınların ele geçirildiği, bu yayınların örgütün eleman temin ve kazanımında, örgüt mensuplarının eğitiminde kullanıldığı…”
Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan sanıklar 10 Mayıs 2019’da tahliye edildi.
Dava 4 Ekim 2022’de beraatle sonuçlandı.
SARBAN'IN SAVUNMASI
Bu sorumun yanıtını dün elime ulaşan Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararından vereceğim.
Gerekçeli karara göre Sarban, hakim karşısında kendisini şöyle savundu:
“Hiçbir silahlı terör örgütüne üyeliğim yoktur. Sadece L.D.’yi tanırım. L.D.’den et alacağım vardı. Bunun için kendisini aramıştım. Kitap okumayı, bilimi, araştırmayı seven biriyim. Ebu Hanzala’yı orada gördüm. Bir kişiyi takip etmek o kişinin görüşlerini benimsediğim anlamına gelmez.”
Savcılığın esas hakkındaki mütalaasında, dijitaller materyallerde ele geçirilen, erkek çocukların ellerinde silah ile yaptıkları cihat çağrıları, IŞİD bayrağı, cihat çağrıları ve marşları başlık başına delildi.
Mütalaada şu ifadelere yer verildi:
“Örgütsel eylemlerde kullanılacağı değerlendirilen bere, kar maskesi, yeşil boyunluk ve copun olası öldürme, yaralama, kaçırma, tehdit, sabotaj gibi terör eylemlerini gerçekleştirecek örgüt mensuplarının kimliklerini gizlemesine yönelik materyaller oldukları…”
Sarban ve diğer sanıkların IŞİD üyeliği suçundan ceza almaları gerektiği ifade edildi.
MAHKEME “SOMUT DELİL BULUNAMADI” DEDİ
Mahkeme, kararında “Ele geçirilen eşya ve dijitallerde IŞİD ile bilgi ve belgelere rastlansa da içeriklerin tek başına örgüt üyeliği için yeterli olmadığı, HTS kayıtlarının eyleme veya terör örgütüne üyeliğe yönelik somut, açık bir delil oluşturmadığı kanaatine varılmıştır” denildi.
Kararda şöyle devam edildi:
“Örgüt sempatisini gösteren, IŞİD’le ilgili fotoğraflar, videolar ve mesajlaşmalar dışında hiyerarşik yapıya organik bağla bağlandıkları, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk kapsamında faaliyetlerde bulunduklarının tespit edilemediği…”
“Soyut iddia dışında her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından suçun işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle” beraate karar verildi.
2023’TE KARAR KESİNLEŞTİ
İstanbul Bölge Adliyesi 3. Ceza Dairesi, itirazı reddetti. Karar 3 Kasım 2023’te kesinleşti.
Tekirdağ’da yargılama sürerken, Yunus Emre Sarban hakkında 7 Nisan 2021’de malvarlığının dondurulması kararı verildi. Beraat kararının çıkmasının ardından 31 Ağustos 2024’te tedbir de sonlandırıldı.




