Dünyanın gözü ABD/İsrail - İran savaşına çevrilmiş durumda. 28 Şubat ABD-İsrail'in, İran'a düzenlediği saldırılarda günlük bilanço hayli ağır bin 230 kişi hayatını kaybetti yüzlerce yaralı var. Lübnan'da ise İsrail'in 2 Mart Pazartesi sabahından bugüne kadar düzenlediği saldırılarda ölenlerin sayısının 123’e, yaralı sayısının ise 683'e yükseldiği belirtildi. Savaşın başka ülkelere de sıçra endişesi var.

ABD ve İsrail, İran ve Lübnan'ı kara operasyonlarıyla tehdit ederken İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin ABD birliklerinin kara işgaline karşı "hazırlıklı" olduğunu ve ateşkes talebinde bulunmadığını söyledi. İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla birlikte Ortadoğu'daki tansiyon iyice arttı.

İsrail ve Amerikan medyası ise İran'daki Kürtlerin 'ayaklandırılacağı' iddialarına günlerdir haberlerin yer verirken İsmail Saymaz halktv.com.tr'deki yazısında PKK terör örgütünün İran'daki kolu PJAK'ın son hamlelerine yer verdi.

'BÜYÜK İHTİMALLE, YAŞANACAKLARDAN HABERDAR EDİLMİŞLERDİ'

Saymaz, ABD ve İsrail'in ülkeyi etnik çatışmaya sürüklemek ve olası kara savaşında yerel işbirlikçi ve ihtiyat kuvvet oluşturmak için Kürt kartını çektiğini dile getirdi. Saymaz, "İran’da 80 yıldan beri şah’a, sonra da mollalara karşı mücadele veren, PKK’nın yerel kolu PJAK da dahil beş Kürt örgütü, ABD ve İsrail saldırısından önce ‘İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu’nu kurdu. Büyük ihtimalle, yaşanacaklardan haberdar edilmişlerdi." dedi.

Saymaz şu ifadeleri kullandı:

Kuzey Irak’ta kampları bulunan bu silahlı örgütler şu an İran’a saldırmış değil.

Aksine İran, onları vuruyor.

Ancak devlet otoritesinin çökmesi halinde Batı Azerbaycan ve Kürdistan eyaletlerinde yaşayan 8 ile 12 milyon Kürt, ‘Rojhilat’ (Doğu) teklifiyle ayaklandırılabilir. Kürtlerin ezici bir çoğunlukla Sunni olması ayrılıkçılığı harlayabilir.

Suriye’de tedavülden kalktığı zannedilen Rojava projesi İran’a taşınıyor denebilir.

'AYAKLANMA VE SAVAŞA HAZIRLANIYOR'

Saymaz, "Bilinen ilk modern Kürt devleti olan Mahabad Cumhuriyeti’nin kurulduğu, köklü bir Kürt milliyetçiliği geleneğinin bulunduğu, Suriye’ye kıyasla milyonlarca Kürdün yaşadığı ‘Rojhilat’ diye anılan bu bölgedeki her gelişme Türkiye’yi ve ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini doğrudan ilgilediriyor. Çünkü PKK, kendisini feshetme ve silah bırakma kararı almışken, PJAK ise dört Kürt örgütüyle birlikte ayaklanmaya ve savaşa hazırlanıyor." diye yazdı.

Saymaz şunları yazdı:

TBMM’de kurulan ‘Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ adına AK Parti, MHP ve DEM Parti milletvekillerinin 24 Kasım 2025’te İmralı’da Öcalan’la gerçekleştirdikleri görüşmede İsrail ve İran’ın Kürt meselesine ilişkin tutumları gündeme gelmişti. Görüşmede PJAK’ın Öcalan’ın çağrısına uyup silah bırakıp bırakmayacağı konuşulmuştu.

Öcalan’ın dört ay önce söyledikleri bugün İran’da çekilen Kürt kartına dair bize yeterince fikir veriyor.

‘İSRAİL İÇİN KÜRTLER GEREKLİ’

Öcalan, komisyona “İsrail için Kürtlerin çok gerekli olduğunu, çünkü Ortadoğu’nun dengelerinin bozulmasının Kürt jeopolitiğine bağlı olduğunu, Kürt jeopolitiği olmadan İsrail’in Ortadoğu hegemonyasını gerçekleştiremeyeceğini” söyledi.

“Ortadoğu’daki hegemonya için İsrail'e Kürt devletçiliği gerektiğini, başka türlü ayakta kalamayacağını ve hegemonya kuramayacağını” kaydetti.

Öcalan’ı dayanak alarak, diyebiliriz ki…

İsrail’in Ortadoğu’da hegemonya kurması için bir Kürt devleti inşa etmesi gerekiyor. Suriye’de çöken proje, İran’da deneniyor belli ki.

Öcalan, “Ne İsrail'in önerdiği İbrahim Anlaşması’na ne İran’ın Şii projesine” sıcak bakıyor. İki projenin de Türkiye’nin çıkarına uyumadığını düşünüyor. Öcalan, demokratik entegrasyon öneriyor. Türkiye merkezli entegrasyona Suriye, Irak ve İran’ın mecburen dahil olacağını savunuyor.

İran’daki Azerilerin en az Kürtler kadar önemli olduğunu belirterek, “Onların da demokratik entegrasyona katılmasıyla bunun bir Ortadoğu Birliği olacağını” söylüyor.

“İran’ın PKK üzerinde en az İsrail kadar ağırlığının bulunduğunu, kendisinin İran’ın ideolojisine katılmadığını” vurguluyor.

“İsrail’le ikisinin (İran) devlet ilişkisi içinde kendisine ‘Devlet ilan edecektik, Apo engelledi’ diyeceklerini, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir mensubu olarak hareket edeceğini ve demokratik toplumun Kürtlerin en ideal çözüm tarzı olduğunu” anlatıyor. “Türkiye'yi artık kendi devleti olarak gördüğünü, Türkiye’nin demokratik cumhuriyet olmasını istediğini” vurguluyor.

Saymaz yazısına şöyle devam etti:

Yeter artık: İstanbul’da kadın cinayeti!
Yeter artık: İstanbul’da kadın cinayeti!
İçeriği Görüntüle

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Öcalan’ın fesih ve silah bırakma çağrısının toplumu çok rahatlattığını söylüyor. “Silah bırakın derken Suriye, Irak ve İran’daki yapıları da kapsamasının önemli olduğunu, PKK’nın bütün bileşenlerine söylediğini bildiklerini” ifade ediyor.

Yıldız’ın sözleri üzerine Öcalan, şöyle diyor:

“Kendisinin İran’dan Azeriler ve Kürtler için demokratik haklar vermesini ve idamları sonlandırmasını isteyeceğini, bunun için inisiyatif kullanmaları gerektiğini, tabi bunun savaş anlamına gelmediğini ancak idamlar devam ederken (PJAK) silah bırakmayacaklarını, șu an İran’la bir diyalog ve ateşkes sürecine girmelerinin gerektiğini, bir entegrasyon çalışmasının İran'a dayatılabileceğini…”

Öcalan, silah bırakma çağrısının PJAK’ı kapsamadığını ifade ediyor. “İdamlar devam ederken PJAK’ın silah bırakmayacağını” söylüyor hatta.

İran’da Kürt kartının masaya sürülmesi ve ayrılıkçı ayaklanma, Türkiye’nin sonuçlandırma aşamasına getirdiği ‘Terörsüz Türkiye’ hayalini sekteye uğratabilir.