İstanbul Pendik'te 18 Mayıs 2025'te otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç'in babası Yunus Dinç, 11 Eylül'de görülecek 4. duruşma öncesinde adalet çağrısı yaptı. Dinç, kazanın ardından sürücünün değiştirildiğini gördüğünü söyleyen yeni tanıkların ortaya çıktığını, aileye tehdit mesajları gönderildiğini ve olay yerindeki MOBESE kameralarının çalışmadığının kendilerine bildirildiğini anlattı.
İstanbul Pendik'te yolun karşısına geçmeye çalışan 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç, otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Aracı kullandığı belirtilen hemşire Ömer Faruk Ballı hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istendi.
19 Mayıs'ta tutuklanan Ballı, iki gün sonra yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğüyle tahliye edildi. Davanın 4. duruşması 11 Eylül'de görülecek.
Hürriyet'in haberine göre, baba Yunus Dinç, olayın ardından kendilerine ilk olarak sürücünün bir kadın olduğunun ve olay yerinden ayrıldıktan yaklaşık bir saat sonra teslim olduğunun söylendiğini, ancak kaza tutanağında Ballı'nın adının sürücü olarak yer aldığını ifade etti.
Olay bölgesindeki MOBESE kameralarının çalışmadığının kendilerine bildirildiğini söyleyen Dinç, sosyal medyada yaptıkları çağrıdan 26 gün sonra bir motosiklet sürücüsünün kask kamerası görüntüsüne ulaştıklarını anlattı.
Dinç, nisan ayındaki duruşmanın ardından yeni görgü tanıklarının ortaya çıktığını da belirterek, bu kişilerin kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığını gördüklerini ileri sürdü.
Yunus Dinç, ilk duruşmanın ardından yurt dışı numaralarından kendilerine tehdit telefonları gelmeye başladığını da söyledi. Dinç, kendisine ve aile üyelerine yönelik "davayı kapatın" içerikli ölüm tehditleri aldıklarını öne sürdü.
"Biz kızımızın adaletinden başka bir şey istemiyoruz" diyen Dinç, "Elbirliğiyle bu dosya karartılmaya çalışılıyor. MOBESE'ler yok, delil yok, ortada bir ölü var, sanık tutuksuz yargılanıyor" ifadelerini kullandı.
Dosyada Adli Tıp Kurumu'nun Işıl Öykü'yü "asli kusurlu", sürücüyü ise "kusursuz" bulan raporuna aile itiraz etti. Mahkeme bunun üzerine kusur durumunun yeniden değerlendirilmesi için dosyayı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Üst Kurulu'na gönderdi.
Bu süreçte sigorta şirketinin aileden 59 bin 447 lira 80 kuruş tazminat talep ettiği ve faizlerle birlikte 63 bin 638 liralık icra takibi başlattığı ortaya çıkmıştı. Ailenin itirazının ardından sigorta şirketi icra dosyasını geri çekti.