Bodrum’da, Lübnan’ın ilk Cumhurbaşkanı Beşara el-Huri’nin torunu Pierre Caland’a ait 27 parsel araziyi ele geçirmek amacıyla kurulan organize tapu vurgunu ortaya çıkarıldı. Sabah'ın haberine göre; Muğla’nın Bodrum ilçesinde, Lübnan’ın ilk Cumhurbaşkanı Bişara Huri’nin torunu, iş adamı ve olimpik yüzücü Pierre Caland’a ait 7,7 milyar lira değerindeki 27 parsel araziyi ele geçirme girişimi son anda engellendi.

Söz konusu arazilerin Yalıçiftlik-Çökertme, Çukurgöl Yaylası, Kargıcak ve Kissebükü Koyu bölgelerinde bulunduğu tespit edildi. Alınan bilgilere göre, aralarında Alman vatandaşı Steven S.’nin de bulunduğu 10 kişilik şebeke, Caland’a ait Türkiye’deki Kiwi Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. adına sahte yönetim kurulu kararı düzenledi. Sahte kararda Steven S., kendisini “şirket yetkilisi” olarak gösterdi. Şebekenin kararı noterde onaylattığı ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlattığı belirlendi.

Caland’ın milyarlık arazilerine göz diken şebeke, sahte yetkilendirme kararını kullanarak Bodrum’daki bir noterde taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri bile hazırlattı. Sözleşmelerde, bilirkişiler tarafından 180 milyon dolar (7,7 milyar lira) olarak belirlenen arazilerin satış bedeli 160 milyon lira olarak gösterildi.

Silivri’de adil yargılama bekleyişi: Kahraman ailesinden açıklama
Silivri’de adil yargılama bekleyişi: Kahraman ailesinden açıklama
İçeriği Görüntüle

Avukatlarının dikkati sayesinde durumu öğrenen Caland, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak şebekeden şikâyetçi oldu. Savcılıktaki ifadesinde, Kiwi Turizm’in tek hissedarı ve yetkilisi olduğunu, şirketi 25 yıl önce kurduğunu belirtti.

Caland, “Sözleşmelerde toplam 160 milyon lira yazıyor, oysa 25 yıl önce bu arazileri iki katı bedelle, 320 milyon liraya aldım. İsmimle düzenlenen hiçbir belgeye imza atmadım, yetki vermedim. Beni dolandırmaya çalışan şahıslardan davacı ve şikâyetçiyim” dedi.

Caland’ın şikâyetiyle derinleştirilen soruşturmada, adli belge ve imza inceleme raporları, noter tasdikli evraklardaki imzaların Pierre Caland’a ait olmadığını ortaya koydu. Savcılık, olayın organize ve planlı bir dolandırıcılık girişimi olduğunu belirledi.

Tapu kayıtlarındaki şirket unvanı uyumsuzluğu nedeniyle taşınmaz devrinin gerçekleştirilemediği, böylece 7,7 milyar liralık vurgunun teşebbüs aşamasında kaldığı tespit edildi. Steven S. adlı Alman vatandaşı ile Ali B., Ayhan Y., Cahit K., Emin A., Erdal K., Eyüp H., Feridun L., Jan B. ve Yunus A.’nın da aralarında bulunduğu 10 şüpheli, operasyonla gözaltına alınarak tutuklandı.


Şüpheliler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘dolandırıcılık’ ve ‘resmi belgede sahtecilik’ suçlarından ayrı ayrı 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açtı.