Reuters’ın haberine göre, İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in savaşın başındaki saldırıda ağır yaralandığı, kamuoyundan uzak tutulduğu ve karar süreçlerine sınırlı biçimde katıldığı öne sürüldü.
İran’da Ali Hamaney’in öldürüldüğü saldırının ardından dini liderliğe getirilen oğlu Mücteba Hamaney’in sağlık durumuna ilişkin belirsizlik sürüyor. Reuters’a konuşan ve ismi açıklanmayan üç kaynak, Hamaney’in saldırıda ağır yaralandığını, yüzünde ciddi deformasyon oluştuğunu ve bacaklarından ağır hasar aldığını aktardı.
ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ilk gününde Tahran’daki liderlik yerleşkesine düzenlenen hava saldırısında babası Ali Hamaney hayatını kaybederken, Mücteba Hamaney’in de ağır yaralandığı, aynı saldırıda eşi ve yakın aile üyelerinden bazı isimlerin de öldüğü biliniyor.
"BİR BACAĞINI KAYBETTİ, TOPLANTILARA UZAKTAN KATILIYOR"
Kaynaklar, Hamaney’in yüzünde ciddi hasar oluştuğunu ve en az bir bacağının işlevini kaybetmiş olabileceğini öne sürüyor. Buna karşın zihinsel olarak aktif olduğu, devlet işlerine tamamen çekilmediği ve üst düzey karar alma süreçlerine katılmayı sürdürdüğü belirtiliyor. Hamaney’in özellikle savaş süreci ve ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin görüşmelere çoğunlukla sesli bağlantı yoluyla dahil olduğu aktarılıyor.
Reuters’ın aktardığı bilgiler bağımsız biçimde doğrulanamazken, İran yönetimi de liderin sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bir açıklama yapmış değil. Devlet medyasında yalnızca Hamaney için “savaşta ağır yaralanmış kişiler” için kullanılan “canbaz” ifadesinin kullanılması dikkat çekiyor. Öte yandan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de mart ayında yaptığı açıklamada Hamaney’in “yaralandığını ve muhtemelen kalıcı hasar aldığını” söylemişti.
İLK GÜNDEN BERİ GÖRÜNTÜ VERMEDİ
Hamaney’in kamuoyu önüne çıkmaması ve saldırıdan bu yana görüntü ya da video paylaşılmaması, İran’da belirsizliği derinleştirdi. Sosyal medyada “Mücteba nerede?” sorusuyla paylaşımlar yapılırken, farklı komplo teorileri de yayılıyor. Buna karşılık iktidar yanlısı çevreler, ABD ve İsrail saldırılarının sürdüğü bir ortamda liderin görünür olmamasının güvenlik açısından gerekli olduğunu savunuyor.
Uzmanlar ise Hamaney’in yalnızca sağlık durumu nedeniyle değil, siyasi konumu açısından da sınırlı bir güçle hareket ettiğine dikkat çekiyor. İran’ın teokratik sisteminde nihai otorite dini lidere ait olsa da, yeni liderin babası kadar köklü bir meşruiyete sahip olmadığı belirtiliyor. Bu süreçte Devrim Muhafızları’nın savaş ve stratejik kararlarda daha belirleyici hale geldiği, rejim içi güç dengelerinin yeniden şekillendiği değerlendiriliyor.
Kaynaklara göre, Hamaney’in sağlık durumunun stabil hale gelmesi halinde önümüzdeki aylarda kamuoyu karşısına çıkabileceği, ancak bunun hem güvenlik koşullarına hem de tedavi sürecine bağlı olduğu ifade ediliyor.