Ekonomi

İran, Hürmüz Boğazı'ndan bu gemilerin geçişine izin verdi! Aralarında Türk gemileri de var

Tahran yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile yaşanan savaş sürecinde Hürmüz Boğazı'nın ABD ve müttefikleri dışındaki tüm ülkelere açık olduğunu duyurdu. Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin verilen gemler arasında Türk gemisi de var. İşte detaylar...

Küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nda tansiyon düşmeye başladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu tarafından 2 Mart’ta başlatılan ablukanın kademeli olarak gevşetildiği bildirildi.

GEÇİŞLERE SINIRLI İZİN VERİLİYOR

Abbas Arakçi, çok sayıda ülkenin güvenli geçiş talebinde bulunduğunu belirterek, askeri birimlerin değerlendirmesi sonucu farklı ülkelerden bazı gemilere geçiş izni verildiğini açıkladı. Kararın, uluslararası baskı ve enerji arzına yönelik endişeler doğrultusunda alındığı değerlendiriliyor.

ÜLKELER TEK TEK TEMAS HALİNDE

Türkiye adına açıklama yapan Abdulkadir Uraloğlu, İran açıklarında bekleyen bir gemi için gerekli iznin alındığını ve güvenli geçişin sağlandığını duyurdu.

Pakistan bayraklı “Karachi” tankerinin boğazdan çıkarak açık denizlere ulaştığı belirtilirken, Hindistan tarafı da bazı gemilerine istisnai geçiş hakkı tanındığını doğruladı. Özellikle sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyan iki tankerin rotasına devam ettiği ifade edildi.

Enerji ihtiyacının önemli bölümünü bu hattan karşılayan Çin’in ise ham petrol ve Katar kaynaklı LNG taşıyan gemileri için Tahran ile görüşmelerini sürdürdüğü aktarıldı. Avrupa’dan Fransa ve İtalya’nın da gemi geçişleri için diplomatik temas kurduğu öğrenildi.

ABD’NİN ÇAĞRISI YANIT BULMADI

Donald Trump, boğazda güvenliğin sağlanması amacıyla Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere’ye savaş gemisi gönderme çağrısında bulundu. Ancak bu çağrıya somut bir destek gelmedi.

Almanya ve Yunanistan askeri müdahaleye karşı olduklarını açıkça ifade ederken, Keir Starmer da ülkesinin olası bir çatışmaya dahil olmayacağını duyurdu.

ASKERİ KOALİSYONA MESAFE

Uzmanlar, ABD’nin müttefiklerinin büyük bölümünün başından bu yana bölgedeki askeri gerilime mesafeli durduğunu ve bu nedenle olası bir koalisyona katılım konusunda isteksiz davrandığını vurguluyor.