Kocaeli Emniyet Müdürlüğünün, Mart ayındaki protestolarda gözaltına alınan öğrencileri Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne fişlemesi sonucunda 33 öğrenciye okudukları üniversite, 8 öğrenciye ise kaldıkları yurt yönetimleri tarafından disiplin soruşturması açılmıştı.
Üniversitenin yürüttüğü soruşturma zaman aşımına uğrarken yurt müdürlükleri tarafından yürütülen soruşturmalarda ise çeşitli yurttan çıkarma cezaları verilmişti. Gazi Süleyman Paşa KYK yurdunda iki, Samiha Ayverdi KYK yurdunda ise bir öğrenci süresiz çıkartma cezası almıştı. Vize sınavları başlarken öğrencilere verilen bu ceza, birçok öğrencinin tepkisine neden olmuştu.
Öğrencilerin tepkisi ve çeşitli müzakereler sonucunda atılan öğrenciler “misafir öğrenci” statüsünde yurtlarına geri dönse de cezaya dair itiraz dilekçeleri reddedilmiş, böylece sabah ve akşam ücretsiz yemek haklarını kaybetmişlerdi. Ayrıca, KYK bursu alan öğrencilerin bursları kesilerek krediye dönüştürülmüştü.
YİNE İKİ ÖĞRENCİ SINAV HAFTASINDA MAĞDUR EDİLDİ
7 Ocak 2026 Çarşamba günü Ali Fuat Cebesoy KYK Yurdu’nda, 8 Ocak 2026 Perşembe günü ise Arızlı KYK Yurdu’nda 2 öğrencinin süresiz yurttan çıkarma cezası alması ile atılan öğrenci sayısı 5’e yükseldi.Öğrenciler sözlü şekilde bilgilendirilirken resmi tebligatın teslimi için üst yazının beklendiği öğrenildi. Böylece öğrenciler, yine sınav haftasında yurttan çıkarma cezasına çarptırılmış oldu.
“SINAV HAFTASINDA YURTSUZ BIRAKARAK TERBİYE ETMEK İSTİYORLAR”
Mart eylemleri sırasında gözaltına alındığını anlatan, atılan öğrencilerden Emre Karaçam, “Eylem bittikten sonra, polis işkencesi ile gözaltına alındım. Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’nün o süreçte gözaltına alınan 33 Kocaeli Üniversitesi öğrencisini hukuksuz bir şekilde fişlemesinin sonucunda hakkımızda disiplin soruşturması açıldı. 8’imiz yurtta kaldığımız için ayrıca yurt soruşturmasına da tabi tutulduk” dedi.
Soruşturmaya konu olan eylemlerin ne okulda ne de yurtta gerçekleşmesine rağmen süresiz çıkarma cezası verilmesine tepki gösteren Karaçam, sözlerini şöyle tamamladı:“Ne üniversite yönetmeliklerinde ne de KYK yurtlar yönetmeliğinde böyle bir suç bulunmamasına rağmen, şehir merkezindeki eylemlerde gözaltına alınmamızın soruşturmaya konu edilmesi bile siyasi bir durumdu. O dönem öğrencilerin yükselen sesini kısmaya çalışıyorlardı. Şimdi de aynısı yapılmak isteniyor. Suç sayılan konuya ilişkin dava sürüyor. Hakkımızda verilen bir tedbir veya ceza yok ama yine de yurttan çıkartılıyoruz. Verilen bu karar barınma hakkımızın gasp edilmesi değil de nedir? Yurt müdürlüklerinin yargıdan daha keskin olmasının altında da siyasi nedenler olduğunu düşünüyorum. Pes etmediğimiz için, mücadeleye devam ettiğimiz için sınav haftalarında yurttan çıkarma cezası vererek terbiye etmeye çalışıyorlar. Ancak bu hukuksuz karara karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz.”




