EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ile İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, imam Yusuf Kılıç hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatıldığı belirtilen soruşturmayı TBMM gündemine taşıdı. Milletvekilleri, soruşturmanın gerekçesinin yanı sıra din görevlileri üzerinde siyasi baskı ve soruşturmalar yoluyla sindirme uygulandığı yönündeki iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Karaca ve Bayhan, hazırladıkları ortak soru önergesini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle sundu.

DESTEK MESAJI SORUŞTURMA KONUSU OLDU

Önergede, BirGün gazetesinde yer alan habere atıfla Yusuf Kılıç hakkında daha önce de disiplin işlemleri uygulandığı ve sürgün edildiğinin belirtildiği aktarıldı.

Kılıç’ın, iktidarın mitingine cemaat taşınması yönündeki talepleri reddettiği gerekçesiyle geçmişte disiplin cezaları aldığı ve görev yerinin değiştirildiği ifade edilen önergede, imam hakkında bu kez tutuklanan komedyen Deniz Göktaş’ın ailesine destek mesajı gönderdiği ve dayanışma gösterdiği gerekçesiyle yeniden soruşturma açıldığı belirtildi.

Milletvekilleri, soruşturmanın hangi hukuki düzenlemeye dayandığının ve söz konusu eylemin disiplin mevzuatında hangi kapsamda değerlendirildiğinin açıklanmasını istedi.

“ADALET VE İNSAN HAKLARI DAYANIŞMASI SUÇ SAYILAMAZ”

Karaca ve Bayhan, soru önergesinin gerekçesinde kamu görevlilerinin adalet ve insan hakları yönündeki tutumlarının disiplin veya soruşturma konusu yapılmasına itiraz etti.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması: 'Kurtlar Vadisi Pusu'nun 'Ömer Baba'sı adliyede
Kaşif Kozinoğlu soruşturması: 'Kurtlar Vadisi Pusu'nun 'Ömer Baba'sı adliyede
İçeriği Görüntüle

Önergede, bir kamu görevlisinin haksızlığa karşı dayanışma göstermesinin suç unsuru olarak değerlendirilemeyeceği savunuldu. Milletvekilleri, Anayasa ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü ve vicdani kanaat kapsamında gerçekleştirilen eylemlerin kurum bürokrasisi tarafından soruşturma ve ceza konusu haline getirilmesinin siyasi baskı oluşturduğunu ileri sürdü.

Karaca ve Bayhan ayrıca böyle bir uygulamanın kamu hizmetinin tarafsızlığı açısından da sorun oluşturduğunu belirterek soruşturmanın dayandığı hukuki çerçevenin açıklanmasını talep etti.

GEÇMİŞTEKİ SÜRGÜN KARARI DA SORULDU

Önergede Yusuf Kılıç’ın geçmişte yaşadığı disiplin sürecine de yer verilirken, imamın iktidarın mitingine cemaat taşıma talebini reddettiği gerekçesiyle sürgün edildiği yönündeki bilgi hatırlatıldı.

Milletvekilleri, din görevlilerinin siyasi nitelikteki açıklamaları veya tutumları nedeniyle Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından fişlenip fişlenmediğini sordu. Ayrıca kurum bünyesinde din görevlileri üzerinde bu yönde bir baskı oluşturulup oluşturulmadığının açıklanmasını istedi.

SON BEŞ YILDA KAÇ PERSONEL HAKKINDA İŞLEM YAPILDI?

Karaca ve Bayhan, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde son beş yılda iktidar aleyhindeki beyanları veya eylemleri gerekçe gösterilerek kaç personel hakkında soruşturma başlatıldığının da açıklanmasını talep etti.

Önergede, bu soruşturmaların kaçının disiplin cezası, ihraç veya sürgünle sonuçlandığına ilişkin verilerin paylaşılması da istendi.