Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinlitarafından silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda 3'ü öğrenci, biri öğretmen 4 kişi hayatını kaybederken, 20 kişi de yaralandı. Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, babasının eski emniyet mensubu olduğunu söylediği 8. sınıf öğrencisi saldırgan Mersinli'nin de öldüğü bilgisini paylaşarak, "Kargaşa anında kendisine ateş etti. İntihar amaçlı mı yoksa kargaşa sırasında mı kendisine sıktı şu an için bilinmiyor. Eski emniyetçi babasının silahlarını aldığını tahmin ediyoruz. 5 silah ve 7 şarjörle gelmiş, 2 sınıfa girmiş" bilgisini verdi. Olaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında 3 başsavcı vekili, 6 savcı, 4 mülkiye başmüfettişi ve 4 polis başmüfettişi görevlendirilirken, saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildi. Saldırgan öğrencinin babası olan ve 1. Sınıf Emniyet Müdürü Polis Başmüfettişi olduğu öne sürülen Uğur Mersinli de soruşturma kapsamında gözaltına alındı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu bölgeye giderken, MEB de olayla ilgili 4 müfettiş görevlendirdi. Saldırıya ilişkin sosyal medyada yapılan paylaşımlar hakkında inceleme başlatıldı.

Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı: Çok sayıda ölü ve yaralı
Kahramanmaraş'ta okula silahlı saldırı: Çok sayıda ölü ve yaralı
İçeriği Görüntüle

Kahramanmaraş'taki okul katliamında İsa Aras Mersinli'nin skandal görüntüleri ortaya çıktı
Kahramanmaraş'taki okul katliamında İsa Aras Mersinli'nin skandal görüntüleri ortaya çıktı
İçeriği Görüntüle

İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamada, son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmelerin kamuoyunda hassasiyetle takip edildiği belirtildi.

“Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocukların psikolojik güvenliğinin gözetilmesinin büyük önem arz ettiği vurgulanan açıklamada, şu değerlendirmelere yer verildi:

Son günlerde meydana gelen okul saldırılarına ilişkin gelişmeler, kamuoyunda hassasiyetle takip edilmektedir. Sürecin sağduyuyla yönetilmesi, toplum huzurunun korunması ve özellikle çocuklarımızın psikolojik güvenliğinin gözetilmesi büyük önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, medya kuruluşlarımızın yayın politikalarında azami sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir. Şiddet eylemlerinin ayrıntılı tasvir edilmesi, maktullerin ve faillerin kimliklerinin öne çıkarılması, olayların dramatize edilerek sürekli gündemde tutulması; benzer eylemlere özendirici etki oluşturabileceği gibi, toplumda korku ve panik iklimini de derinleştirebilecektir. Bu nedenle yayınlarda ölçülülük, hassasiyet ve etik ilkeler temel alınmalıdır.

Kamu kurumlarımız, başta Adalet, İçişleri, Millî Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları olmak üzere, ilgili tüm birimlerle koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Emniyet birimlerimiz sahada gerekli güvenlik tedbirlerini artırırken, eğitim kurumlarımızda da rehberlik ve psikososyal destek süreçleri titizlikle yürütülmektedir. Kurumlarımızın iletişim süreçlerinde şeffaflık, doğruluk ve zamanında bilgilendirme esas alınmakta; kamuoyunun doğru bilgiye erişimi sağlanmaktadır.

Öte yandan, bu tür olaylar dezenformasyona son derece açık bir zemin oluşturmaktadır. Resmî kurum ve yetkililer tarafından yapılan açıklamalar dışında dolaşıma giren doğrulanmamış bilgi ve içeriklere itibar edilmemesi gerekmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına tüm vatandaşlarımızın yalnızca resmî kaynakları takip etmeleri büyük önem taşımaktadır.

Toplum huzurunun korunması, çocuklarımızın güvenliği ve kamu düzeninin sürdürülebilirliği için tüm kurumlarımız eş güdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir. Medya kuruluşlarımızın da bu süreçte sorumlu yayıncılık anlayışıyla hareket ederek toplumsal dayanışmaya katkı sunacaklarına inanıyoruz.“