Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı suikast hazırlığında bulunulduğu iddiasıyla 8’i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşmasında 6 sanığın tahliyesine karar verildi.
Müşteki sıfatıyla ifade veren Aktaş, ifadesinde kendisinin bir “ölüm listesinin içerisinde” bulunduğunun söylendiğini belirterek, bilgiyi veren kişilerin isimlerini can güvenlikleri gerekçesiyle açıklamadı.
Selahattin Yılmaz’ın liderliğini yaptığı öne sürülen suç örgütü suçlaması davasının ilk duruşmasında 8 tutuklu sanıktan Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç’ın tahliyesi karar verdi.
Selahattin Yılmaz ve Cem Duman’ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken, bir sonraki celse 5 Ekim’de görülecek.
AKTAŞ’IN KORUMALARLA GELİŞİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ
Aktaş, adını verdiği ve etkin pişmanlıkçısı olduğu davanın Silivri’deki ilk duruşmasına çok sayıda korumayla gelmiş, bu durum tepki çekmişti. Avukatı İncegül ise korumalar için “Suikast tehditlerine karşı devletin verdiği resmi korumalar onlar” demişti.
Aktaş’a koruma sağlanmasına gerekçe gösterilen “suikast tehditleri”ne ilişkin davanın ilk duruşması bugün Çağlayan Adliyesi’nde görüldü.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda görülen duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra “müşteki” Aziz İhsan Aktaş ile avukatı Özer İncegül de katıldı.
SANIKLAR SUÇLAMALARI REDDETTİ: “AKTAŞ’I HAYATIMIZDA GÖRMEDİK”
Tutuklu emekli polis memuru Adem Kuru, Selahattin Yılmaz’ın uzaktan akrabası olduğunu ve yanında danışmanlık yaptığını ifade etti. Suçlamaları kabul etmeyen Kuru, “Ben Aziz İhsan Aktaş’ı hayatımda görmedim, bilmem. Uzaktan yakından alakam yoktur” dedi.
Yılmaz’ın akrabası ve şoförü olduğunu söyleyen tutuklu Cem Çebi de şu ifadeyi kullandı:
“Bu olayla ilgili hiçbir emir, talimat almadım. Aziz İhsan Aktaş’ı hayatımda görmedim. Emniyette ismini duydum.”
“BİR ÖLÜM LİSTESİNİN İÇERİSİNDE BULUNDUĞUM SÖYLENDİ”
Ardından Aktaş “şikayetçi” sıfatıyla ifade vermek üzere söz aldı, “Bildiklerimi sayın heyetinize anlatmak istiyorum” dedi ve elindeki kağıttan okumaya başladı.
Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini adli makamlara anlattığını, tahliyesinin ardından yakın çevresinden tehdit edildiğine yönelik bilgiler aldığını öne sürdü ve şu ifadeleri kullandı:
“Benim, etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğim, bir ölüm listesinin içerisinde bulunduğum, bana ve aileme silahlı saldırı yapılacağı söylendi. Bildiğiniz üzere ben bu suikast girişimi sebebiyle koruma altındayım.”
Bilgiyi verenlerin isimlerini “can güvenlikleri” gerekçesiyle açıklamak istemediğini söyleyen Aktaş, “Benim bu insanlarla kişisel tanışıklığım ve husumetim yokken ‘Aziz İhsan Aktaş’ ismi neden geçmektedir? Neden ‘OPET’ ifadesiyle birlikte geçmektedir?” dedi.
Aktaş, saldırının soruşturma makamlarının müdahalesiyle tamamlanamadığını savunarak tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu söyledi.
“İTİRAFÇI OLACAĞINI NEREDEN BİLEYİM?”
Cumhuriyet'in haberine göre, Aktaş’ın sözlerinin ardından tutuklu sanık Selahattin Yılmaz söz aldı. Mesajın Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık 3 ay önce gönderildiğini söyleyen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Siz şubat ayında etkin pişmanlıkta değilsiniz ki ben size suikast yapayım. Ben üç ay sonra itirafçı olacağınızı nereden bileyim?”
Söz konusu akaryakıt istasyonunu yaklaşık 25 yıldır kullandığını söyleyen Yılmaz, istasyonun evine ve ofisine yakın olduğunu belirterek, “Evimden çıktığımda bir baktım kapalı. Kapalı olduğunu görünce ‘Ne olmuş acaba?’ dedim, arkadaşıma sordum. Evinin oradaki simitçi kapansa onu da sorarsın” dedi.
Yılmaz daha sonra Aktaş’a dönerek, “Vallahi benim seninle sorunum yok. Sen beni dışarıda tanısan var ya ömür boyu beni bırakmazsın. Ben iyi bir insanım” dedi ve “Acaba seninle sorunu olan biri olayı bana mı çevirdi?” diye soru yöneltti.
Aktaş ise “Selahattin Bey, sizi tanımıyorum. Sizinle bir husumetim yok. Neden durduk yere ben sizin isminizi söyleyeyim?” dedi bunun üzerine Yılmaz da “Benim sana zarar vermem söz konusu olamaz” dedi.
Duruşmanın devamında ara mütalaasını açıklayan savcı, tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Ardından avukatlar beyanda bulundu ve sanıklara yeniden söz verildi.