Güncel

İddianame ortaya çıktı: Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 170 bin dolarlık fotoğraf borsası!

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda para karşılığı görüşme ve fotoğraf organizasyonu yapıldığı iddiasıyla hazırlanan iddianamede çarpıcı detaylar yer aldı. Aralarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı İhsan Şener’in de bulunduğu 19 kişi sanık olarak gösterilirken, Külliye’ye giriş, danışman odasında fotoğraf çektirme ve bazı bürokratlarla görüştürme karşılığında yüksek miktarlarda para talep edildiği öne sürüldü.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda para karşılığı fotoğraf ve görüşme ayarlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianamede Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı İhsan Şener’in de aralarında bulunduğu 19 kişi sanık oldu. İddianamede, Külliye’ye giriş ve danışman odasında fotoğraf çektirilmesi için 170 bin dolar talep edildiği ve paranın bir bölümünün araçta teslim edildiği iddiası yer aldı.

Halk TV'nin haberine göre; Ankara 2 Nolu Baro’ya üye Av. Semra Ilık, İstanbul’da yürütülen bir soruşturma kapsamında geçen 18 Ağustos günü tutuklandı. Bu yıl şubatta serbest bırakıldı. Ilık’ın cep telefonda bir dizi yazışma, ses kaydı ve görüntüye ulaşıldı. Yazışmalarda çok sayıda kişinin para alınarak Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na sokulduğu detayı yer aldı. Süreçte Erdoğan’ın eski başdanışmanı İhsan Şener’in de olduğu iddia edildi.

Ilık, ek ifadesinde eski müvekkili Seyit Göze’nin, kendisine olan avukatlık borcunu ödeyemediği süreçte bir teklifte bulunduğunu aktararak şunları söyledi:

“Parasının olmadığını, kendisine güzel bir işin geldiğini söyledi. Kendisini Cumhurbaşkanlığında Başdanışmanlık yapan İhsan Şener ile görüştürmem halinde güzel bir para kazanacağını ve borcunu ödeyeceğini söyledi. Ben de alacağımı alabilmek için kabul ettim. Bu durumu İhsan Şener’e aktardım. İhsan Şener de ‘oturup konuşalım’ dedi. Beni Bahçelievler’de bulunan özel ofisine çağırdı. Benim telefonumdan Seyit Göze ile konuştu. Külliye’ye bu şahısları sokması karşılığında yaklaşık 3-4 milyon TL arası bir para almayı kabul etti. Fakat para dolar olarak ödenecekti. Bu paradan bana 1 milyon TL’yi iş gerçekleştiğinde verecekti.

Bu şahısların Külliye’ye sokulması için olay tarihinde İhsan Şener kendisine ait makam aracını, şoförüyle birlikte Çukurambar'daki Pelit Pastanesi’nin önüne gönderdi. Pastanenin önünden, o dönem Tapu Müdürlügünde çalıştığını söyleyen Zafer isimli şahıs Külliye'ye getirildi. Bu şahıs, Milli Emlak operasyonu kapsamında tutuklandı ve halen cezaevinde. Bu şahıs İhsan Şener'in Külliye’deki odasına geldi. Şahıs, 1 dakikalığına odayı kullanacağını, burada sözleşme imzalar gibi görüntü vereceklerini söyledi. Şener odasını kullandırmayacağını, kendisinin özel kaleminin odasını kullanmalarını söyledi.

Ben, İhsan Şener'in yanında Zafer’e ne için odayı kullandıklarını sordum. Kendisi de bize; Milli Emlak'a ait arazileri kişilere vermek için ilk aşamada uygunluk belgesi çıkarmaya çalıştıklarını, bu şekilde Çevre Şehircilik Bakanlığında o dönem genel müdürlük yapan biriyle, kişilerin mağduriyetlerini giderdiklerini söyledi. Bu işi yaptıktan sonra bu şahıslar parayı İhsan Şener'in aracına bıraktılar. İhsan Şener parayı aldıktan sonra bana vereceği parayı vermedi. Daha sonra da telefonlarıma tekrardan dönüş yapmamaya başladı. Ben de ısrarcı olmadım."

"4 MİLYONU BÖLÜŞTÜK"

Sema Ilık’ın ifadesine adı geçen Seyit Göze, bilgi sahibi sıfatı ile 10 Nisan günü ifade verdi. Göze ifadesinde şunları söyledi:

"Semra Ilık'ın, Külliye ve bürokrasi ile arasının iyi olduğunu biliyordum. Kendisini çevreye ‘Külliyenin avukatı’ olarak tanıtırdı. İşletmeme sürekli olarak gelen Onur Asutay isimli şahıs bana Külliye’de bir danışmanın kendilerine lazım olduğunu söyledi. Bende bu durumu Semra Ilık'a aktardım. Kendisi bana ‘Arkadaşlarını Pazartesi günü yanıma getir’ dedi. Ben, Onur Asutay ve kendisini Kenan olarak tanıtan bir kişi, Semra Ilık'ın Çukurambar’daki ofisine gittik. Semra Ilık, Külliye’den danışman İhsan Şener’i ayarladığını söyledi. Bu iş karşılığında 4 milyon TL para talebinde bulundu. Onur Asutay da bu parayı vermeyi kabul etti. Semra Ilık alacağı bu paranın 2 milyonunu İhsan Şener’e vereceğini söyledi. Geri kalanı ise ben, Onur, Semra Ilık ve Kenan aramızda pay edecektik.

Bu parayı bize veren kişinin ise Hamit Demir olduğunu biliyorum. Hamit Demir o dönem Bodrum’da Milli Emlak’a ait bir yeri satın almak istiyordu. Bu şahsa, bu işi halledeceğini söyleyerek Cumhurbaşkanlığı Külliyesine götürüp gözünü boyadıklarını sonrasında öğrendim. İlk aşamada Onur Asutay, Külliye’ye Zafer Olgun'u sokmak için kimliğini bana gönderdi. Ben de bu kimliğin fotoğrafını Semra Ilık'a gönderdim. Semra Ilık birileri aracılığı ile Zafer Olgun’u Külliyenin 1 Nolu kapısından içeri aldırdı. Zafer Olgun Cumhurbaşkanı Danışmanı odasına gidip oturdu. Daha sonrada Hamit Demir'i Pelit Pastanesinin önünden 06 CEY XXX plakalı Passat marka araçla alıp Külliye’ye götürdüler. Hamit Demir ise 2 Nolu kapıdan Külliye’ye alındı. Hamit Demir, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde kendisini bekleyen Zafer Olgun ile görüştü. Zafer Olgun burada Cumhurbaşkanı Danışmanı olarak kendini tanıtıp Hamit Demir'den 10 milyon TL aldığını duydum.

Zafer Olgun’un bu olaylar nedeniyle tutuklandığını öğrendim. Semra Ilık'ın, Zafer Olgun'u Külliye’ye ücret karşılığı soktuğunu çok iyi biliyorum. Bu iş karşılığında 4 milyon konuşuldu. Fakat 3 milyon para aldılar. Parayı benim yanımda Kenan isimli şahıs Onur Asutay isimli sahsa verdi. Onur Asutay ile ben bu parayı götürüp Semra Ilık’ın Çukurambar'daki ofisine 167.000 dolar olarak bıraktık. 1 milyon TL 'yi de bildiğim kadarıyla Kenan aldı”

İddianamede, para yoluyla Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na birilerini sokmanın yaygın bir hal aldığı belirtilerek; "Zafer Olgun, Onur Asutay ve yanında yer alan kişilerin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne para karşılığında girerek yetkili olduklarını belirtip Milli Emlak’a ait arazileri satacaklarını söyleyerek insanlardan para almak suretiyle dolandırıcılık faaliyetlerini yürüttükleri, şahısların bu eylemlerinin ayyuka çıkması üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliler hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığı, soruşturma kapsamında Zafer Olgun ve birçok şüpheli hakkında soruşturma başlatıldığı ve şüphelilerin dosya kapsamında tutuklandığı ve cezalar aldıkları..." denildi.