İngiltere’nin Cornwall bölgesindeki Camelford kasabasında 6 Temmuz 1988’de yaşanan olay, ülkenin dikkat çeken su kirliliği vakalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Lowermoor Su Arıtma Tesisi’ne gelen tanker sürücüsü, yaklaşık 20 ton alüminyum sülfatı arıtma sürecinde kullanılması gereken bölüme boşaltmak yerine yanlışlıkla doğrudan içme suyunun bulunduğu depoya aktardı.

Büyük miktardaki kimyasalın su sistemine karışmasının ardından kasabadaki çok sayıda evin musluğundan yeşilimsi ve asidik su akmaya başladı.

MUSLUKLARDAN YEŞİLİMSİ SU AKTI

Alüminyum sülfatın içme suyu şebekesine karışmasının ardından suyu kullanan bazı kişilerde ağız ve boğazda yanma, cilt tahrişi ve döküntü gibi sağlık sorunları görüldü.

Olayın ardından kasaba sakinleri sağlık kuruluşlarına başvururken, suyun neden olduğu belirtiler bölgede endişeye yol açtı.

HALKA “SİRKE VEYA MEYVE SUYU KATIN” DENİLDİ

Olayın en çok tartışılan yönlerinden biri ise dönemin su idaresinin yaptığı ilk açıklamalar oldu.

Yetkililerin başlangıçta suyun zararsız olduğunu savunduğu ve kötü tadın giderilmesi amacıyla vatandaşlara suya sirke veya meyve suyu karıştırarak tüketmelerini tavsiye ettiği aktarıldı.

SAĞLIK ETKİLERİ YILLARCA TARTIŞILDI

Atlas Çağlayan davasında gerekçeli karar açıklandı: Pişmanlık beyanı indirime yetmedi!
Atlas Çağlayan davasında gerekçeli karar açıklandı: Pişmanlık beyanı indirime yetmedi!
İçeriği Görüntüle

Camelford’daki olayın ardından bölgede yaşayanların sağlık durumları ve yüksek miktarda alüminyuma maruz kalmanın uzun vadeli etkileri yıllarca tartışıldı.

İçme suyuna karışan yüksek miktardaki alüminyum sülfatın ardından yaşanan sağlık sorunları, olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen kamuoyunun gündeminde kalmaya devam etti.