Güncel

İBB davasının ikinci günü krizle başladı! İmamoğlu ile jandarma arasında gerginlik

Silivri’de görülen 402 sanıklı İBB davasının ilk gününe, Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasındaki diyaloglar damga vurmuştu. Davanın ikinci gününde kimlik kontrolüne tabi tutulmak istenen ve duruşma salonuna alınmayan avukatlar durumu protesto etti. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bugün önlem alındığı görüldü. Yaşananlar anbean BabaOcağı'nda...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanıklı davanın ilk celsesi 9 Mart Pazartesi günü Silivri’de başladı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve İmamoğlu'nun ailesi ile CHP'liler duruşmayı takip etmişti. Özel'e açıklamaları nedeniyle de jet soruşturma açıldı.

Bugünkü oturumda hem usule ilişkin tartışmaların sürmesi hem de tutuklu sanıkların savunmalarına geçilmesi bekleniyor.

Salonda ve cezaevi çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, duruşmayı CHP yöneticileri, sanık yakınları, avukatlar, gazeteciler ve uluslararası gözlemciler de izledi.

DURUŞMAYA ARA ERİLDİ

Ekrem İmamoğlu'nun beyanının ardından mahkeme başkanı duruşmaya 13.30'a kadar ara verdi. Ara bittikten sonra savunmalar başlayacak.
İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yapacak.

İMAMOĞLU İLK KEZ KÜRSÜYE ÇIKIP SÖZ ALDI

Ekrem İmamoğlu, iddianame özetinin okunmasının ardından sanık kürsüsüne çıktı. İmamoğlu, davanın başlangıcından bu yana ilk kez özgürce kürsüde konuştu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, duruşmada yargılamanın adil yürütülmesi çağrısı yaptı. İmamoğlu, süreci Yassıada’ya benzeterek “Burada da senli benli konuşmalar olmasın” dedi.

İmamoğlu, “Son sözüm şudur. Ramazan ayında iftara giderken seçimim iptal edildi. Ramazan ayında dipolamam iptal edildi. Ramazan ayında evim basıldı. Ramazan ayında duruşma yapıyoruz. Ramazan ayında yaşatılana bak. Neyle ilgili? Koltuk hırsıyla ilgili. Bu insanları tutuksuz yargılansın. Çocuklar evlerine gitsin. Çoklu söz alma hakkımı takdirinize sunuyorum. Bu milleti kula kulluk edenden Allah korusun.” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle...

Bir iddia makamı var. Bana göre şaibelidir. Bana göre suçludur. 16 milyonun belediye başkanı burada Şu an karşınızda. Toplumunun takdirini almışken ben sizi dinlemiyorum demek meşruiyet sorunu yaratır.

Ekrem İmamoğlu’nu dinlemek istemiyorum demek size sorun yaratır. Benim burada 15 dakikalık sunumum sizi rahatlatır. Ben müsaade ederseniz size nasıl buraya geldik anlatmak istiyorum. Benim avukatlarımın seslensin demesi budur. Yoksa cami içinde miting yapanlar gibi miting yapmayacağım. Talebimi aktaracağım.

Bu iddianamenin adı iftiranamedir. 15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir daha ki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım.

Lütfen burada bu yargılama sürecini bir düzene koyunuz. Ben en son sizi dinleyeceğim diyorsunuz. Ben en son konuşurum. Benim ailemle ilgili şahsımla ilgili mart ayından beri yapılan ahlaksız haberleri o alçak kurumların sayfalarında yayınlanıyor. Cevap vermemiz lazım. O yüzden sizin beni bırakın son ya da başta dinlemeyi arada bile dinlemeniz lazım.

Ara verdikten sonra bu asker arkadaşlarımızı bırakın. Burada saygın bir şekilde duralım. Ben askerimizin bu durumda olmasını kabul edemiyorum. Etrafımız ateş topu yanıyoruz. Savaş tepemizde dönüyor. Bir ejderha var dünyanın her tarafına ateş topları sallıyor. Bir bakıyorsun Güney Amerika’da bir bakıyorsun Ortadoğu’da. Biz de onun kuyruğuna tutunuyoruz. Böyle liderlik anlayışı olmaz. Türkiye’nin tek liderlik anlayışı yurtta sulh cihanda sulh. Mahkemede de sulh.

1 yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım. Bu kime yapılmış böyle? Müteahhitlik meraklısı başsavcı görünümlü siyasetçi duruşma salonu yapıyor. 1,5 senede bitmez o duruşma salonu.

Bu sürecin bütün olarak Ekrem İmamoğlu adına çoklu söz hakkı olduğunu düşünüyorum. Arkadaşlarımın vereceği savunmalardan sonra ya da itirafçıların ifadelerinden sonra Ekrem İmamoğlu’nun yorumuna ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum. Ekrem İmamoğlu’nun bu tarihi yargılamada çoklu konuşmaya ihtiyacı vardır. Avukatlarımla bir diyalog köprüsünün iyi olacağını düşünüyorum.

Mübarek ramazan ayındayız. Füzeler gidip geliyor.

Sayın Erdoğan irtikap, rüşvet ve terörden yargılandı. Bir gün bile tutuklanmadı.

İmamoğlu'nu bir yıldır hapiste tutuyorsunuz.

Ben tecrit altındayım. Arkadaşlarıma bir yıl sonra ilk defa burada sarıldım.

Bu kime yapılmış bu ülkede?

Müteahhit olma meraklısı, başsavcı görünümlü siyasetçi yeni duruşma salonunu yapıyormuş.

Yassıada ile Silivri ile eşleştirmektir bu.

El kol hareketiyle bana laf yetiştirmeye çalışan arkadaşı ben muhatap almam. Yassıada’da sen’li ben’li konuşmalar vardı. Burada da böyle olmasın. Benim de bir yanlışım varsa affola. Diyalog olmadan burası yönetilemez. Lütfen ama lütfen bu arkadaşlarımı evlerine yollayın. Ben burada sizinle bu süreci yönetmeye hazırım. Benimle bu şekilde bir süreç yönetin. Bu liste yanlıştır. Çoklu söz alma hakkımı yineliyorum.

İDDİANAME ÖZETİ 33 DAKİKADA OKUNDU

İddianame özetinin okunması tamamlandı. 33 dakika sürdü.

TANAL'DAN İDDİANAMENİN 'ŞEMASINA' TEPKİ

CHP Şanlıura Milletvekili Mahmut Tanal, iddianamedeki 'örgüt şemasının' İBB'nin düzeni olmasına dikkat çekti. Tanal, bu anlayışın esas alınması ile ilerdeki herhangi bir devlet kurumunun 'örgüt' olarak yorumlanabileceğini ifade etti:

"Duruşmada okunan iddianame özetinde en dikkat çekici nokta şuydu:

Belediyenin normal idari hiyerarşik yapısı, adeta bir “örgüt şeması” gibi anlatıldı.

Oysa bir belediyede başkan, başkan yardımcıları, daire başkanları ve bürokratlardan oluşan yapı kanunla kurulmuş yasal bir idari organizasyondur.

Yasal bir yönetim şemasını suç örgütü şeması gibi sunmak, hukuki bir tespit değil, algı yaratma çabasıdır.

Eğer bu anlayış kabul edilirse, yarın herhangi bir bakanlığın teşkilat şeması da aynı şekilde “örgüt şeması” diye gösterilebilir.

Devlet kurumlarının kanunla belirlenmiş idari yapısı suç değildir.
Hukuk, yasal idari düzeni suç gibi göstermek için değil, gerçek suçları ortaya çıkarmak için vardır."

İDDİANAME ÖZETİ OKUNUYOR

Yoklamanın ardından iddianame özeti okunuyor.

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, yoklamanın yapıldığı fakat kimlik tespiti yapılmadığını söyledi. Tanal, kanuni sıralamaya göre işlem yapılmadığını söyledi.

"Sanıkların yoklaması yapıldı ancak; kimlik tespiti yapılmadan; Cumhuriyet savcısı İddianamenin özetini okuyor. Kanuni sıralamaya göre işlemler yapılmıyor…"

SANDALYE KALDIRILDI KRİZ ÇÖZÜLDÜ

Ekrem İmamoğlu, kürsüye yönelmemesi için önüne konan sandalyeye "Sayın avukatımla nasıl görüşeceğim ben söyler misiniz şu an önümde duvar var göremiyorum belki soru soracağım" dedi.

Mahkeme başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun söz hakkı verilmeden kürsüye çıkmayacağını taahhüt etmesini istedi. İmamoğlu mahkeme başkanının isteğini kabul etti.

Bunun üzerine mahkeme başkanı jandarmaları yerinden kaldırdı, İmamoğlu'nun önündeki sandalye kaldırıldı, kriz çözüldü. Duruşma yoklamanın yapılmasıyla başladı.

MAHKEME BAŞKANI İLE ÇOK SERT TARTIŞTI

Hasan İmamoğlu sanık sandalyesinden kalktı. İmamoğlu’nun çıkarıldığı merdivene doğru gitti, selamladı. Ağlayarak oturdu.

İmamoğlu, kürsüye gitmesine engel olunması nedeniyle Mahkeme Başkanı ile tartıştı. İmamoğlu'nun etrafına dört jandarma personeli getirildi. İmamoğlu tüm sanıkları ayağa kaldırdı.

İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasında sert tartışma yaşandı.

İmamoğlu: Usulsüzlük var.

Mahkeme başkanı: Nerede usulsüzlük var?

İmamoğlu: Ayağa kalkın kardeşim ya.

Mahkeme başkanı: Bu duruşmanın bir düzeni var, söz hakkı vereceğiz.

İmamoğlu: Söz hakkı vermediniz. Ben buradan kalkmam gereken zamanı da bilirim, siz söylemeyeceksiniz.

Mahkeme başkanı: Duruşma düzenini sağlamadan, sanıklar yerini almadan başlamıyorum.

İmamoğlu: Bu şekilde yapmanız yüz karasıdır, bu da alnınıza yapıştı.

Biz buraya gelip sakin sakin güne başlamak istedik. Buraya jandarma yığarak gerginlik yaratmaya çalışıyorsunuz. Kimden talimat alıyorsunuz?

Başkan: Biz kimseden talimat almıyoruz.

İmamoğlu: Benden korkmayın, ben seni korumaya geldim.

Mahkeme başkanı: Ekrem Bey, beni korumayın. Benim sizin korumanıza ihtiyacım yok.

İmamoğlu: Sizin yargılamaya niyetiniz yok.

Mahkeme başkanı: Biz sizin yüzünüzden dünden beri yargılamaya başlayamadık. Dün söz hakkı vermediğim hâlde ısrarla kürsüye geldiniz.

İmamoğlu: Ben belki avukatımın yanına geldim şu an.

Mahkeme başkanı: Burası sizin rahat rahat gezeceğiniz yer değil.

İMAMOĞLU'NA KARŞI KÜRSÜ ÖNLEMİ

Ekrem İmamoğlu'na kürsü önlemi... İBB Davası'nın ikinci gününde mahkeme heyeti, kürsünün önüne jandarma personeli koydu. İlk gün İmamoğlu'nun kürsüye doğru yürümesi nedeniyle bu önlemin alındı. Kendisini çembere almak ve diğer sanıklardan ayrı oturtmak isteyen jandarma personeline tepki gösteren İmamoğlu, "Ayaktayım" dedi. Bunun üzerine diğer sanıklar da ayağa kalktı

Ekrem İmamoğlu ile jandarma arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. İlk gün yaşananların ardından, İmamoğlu’nun kürsüye yönelmesini engellemek amacıyla önüne sandalye konulduğu görüldü.

Bu uygulamaya tepki gösteren İmamoğlu, “Ağzımı bantla mı kapatacaksınız, kimin önünü kesiyorsunuz? Hakim gelecek, neden koyduğunu söyleyecek. Ayaktayım. Oturmuyorum” sözleriyle itiraz etti.

Bu sırada mahkeme başkanı salona geldi. İmamoğlu ile birlikte tutuklu sanıkların da ayakta beklediği görüldü. Salondaki tartışmanın, mahkeme heyetinin yerini almasının ardından da bir süre devam ettiği öğrenildi.

Duruşma salonunda ayrıca kürsü önüne jandarma personeli yerleştirildi. Bu önlemin, ilk gün İmamoğlu’nun söz almak için kürsüye yönelmesinin ardından alındığı değerlendirildi. Jandarmanın kendisini diğer sanıklardan ayrı bir alana oturtmak istemesine de tepki gösteren İmamoğlu’nun “Ayaktayım” dediği, bunun üzerine diğer bazı sanıkların da ayağa kalktığı aktarıldı.

MURAT ONGUN'A DA MÜDAHALE EDİLDİ

Tutuksuz sanıkların duruşma salonuna alınması sürerken, salonda bugün de el sallama nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Avukat Mehmet Pehlivan’ın el salladığı sırada jandarma müdahale edilmesinin ardından Murat Ongun’un da müdahale dildi. Ongun'un elini indirmeye çalışan jandarma ile Ongun arasında kısa bir tartışma yaşandı.

Salonda Elif Atayman ve Kadriye Kasapoğlu’na yönelik ilginin yüksek olduğu görüldü.

Duruşmayı CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın yanı sıra CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, CHP’li milletvekilleri Bülent Tezcan, Turan Taşkın Özer, Mahmut Tanal, Mustafa Sarıgül ,Sibel Suiçmez, Yunus Emre ve Lal Denizli ile İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan da izliyor. CHP PM Üyesi Güldem Atabay da salonda bulunan isimler arasında yer aldı.

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in çekim yaptığı, jandarmanın uyarısı üzerine Çiler’in, duruşma henüz başlamadığı gerekçesiyle buna itiraz ettiği görüldü.

Salonda mahkeme heyetinin gelmesi bekleniyor.

EKREM İMAMOĞLU SALONA GELDİ

Ekrem İmamoğlu da salona getirildi.

İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, meslektaşlarına selam vermek istedi fakat izin verilmedi.

İmamoğlu, seyircilere "Millete emanet" kitabını salladı. Seyirciler de Cumhurbaşkanı İmamoğlu sloganı attı.

Hasan İmamoğlu, sanık sandalyesinden ayağa kalkıp oğlu Ekrem İmamoğlu'na selam verdi.
JANDARMA ENGEL OLMAYA ÇALIŞTI

Tutuklu bulunan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, duruşma salonuna getirildiler.

Kadriye Kasapoğlu, Murat Ongun, Ramazan Gülten, Mustafa Akın, Buğra Gökçe, Mehmet Pehlivan alona alkışlarla girdi ve diğer tutuklu sakınlar da duruşma salonuna getirildi.

Seyircilere selam vermek isteyen tutuklulara, jandarma engel olmaya çalıştı.

78 YAŞINDAKİ İMAMOĞLU SANIK OLARAK GELDİ

78 yaşındaki Hasan İmamoğlu, tutuksuz sanık olarak Silivri'deki duruşma salonuna geldi. Selim İmamoğlu, dedesi Hasan İmamoğlu'nu adliye binası önünde karşıladı.

Selim İmamoğlu da tutuksuz sanık olarak yargılanıyor. Böylece Ekrem İmamoğlu, Selim İmamoğlu ve Hasan İmamoğlu, üç kuşak olarak hakim karşısına çıkacaklar.

KİMLİK KONTROLÜ KRİZİ ÇÖZÜLDÜ

Duruşma salonu önündeki kimlik kontrolü krizi çözüldü. Avukatlar duruşa salonuna alındı.

SAĞKAN VE KABOĞLU BAŞKAN İLE GÖRÜŞMEYE GİTTİ

Avukatların içeri alınmaması nedeniyle İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Kaboğlu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nın yanına gitti.

Duruşma salonuna daha hiç kimse alınmadı. Duruşma salonu önünde, "Aç, aç" sloganları atılıyor.

Sadece davada müvekkili olan avukatların içeri alınacağı öğrenildi.

DURUŞMA KAPISINDA PROTESTO

İçeri alınmayan avukatlar, duruşma salonu kapısına vurarak protesto etti. Avukatların hem binaya girişte hem de duruşma salonuna girişte kart ibraz etmelerine ve salona alınmamalarına tepki gösterdiği aktarıldı.

Loading...

DİLEK VE SELİM İMAMOĞLU DURUŞMA SALONU ÖNÜNDE

Davada yargılanan tutuksuz sanıklar duruşma salonunda bekletildi. İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ve oğlu Selim İmamoğlu'nun duruşma salonu önünde bekledi.

DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, avukatların duruşma salonuna alınmadığını söyledi. Tanal, duruşmaya sadece ismi yazılı olan avukatların alma talimatı nedeniyle tartışma çıktığını ifade etti:

"Silivri’de duruşma saat 10:00’da başlıyor. Ancak saat şu anda 9:30 avukatlari duruşma salonuna alınmıyor. Avukatlara duruşma salonuna listede adı yazılı olan avukatlari alacağız şeklinde talimatlar var. Adliye avukatların iş yeridir. Duruşmalar anayasa ve uluslararası sözleşmeleri hükümleri uyarınca alenidir. Halka açık olmayan tüm yargılamalar adil yargılama ilkesini ihlal eder. Vatandaşın ve herkesin gerçekleri öğrenme hakkı engellenmiş oluyor."

ÖZGÜR ÖZEL KONUŞMA YAPACAK

Silivri'de yoğun güvenlik önlemlerinin devam ettiği aktarıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısı konuşmasını Silivri'de yapacağı öğrenildi. Özel’in saat 13.30’da Dayanışma Merkezi’ndeki çadırda konuşacağı, ardından yeniden duruşma salonuna geçeceği aktarıldı.

Silivri'de tutukluların yakınlarının sabah erken saatlerde Silivri'deki kampüse geldi.

NELER OLDU?

Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi yerleşkesindeki 1 No’lu duruşma salonunda görülen davada 106 tutuklu sanık yargılanıyor. Mahkeme heyeti, ilk aşamada tutuklu sanıkların savunmalarının alınacağını ve yargılamanın haftada dört gün süreceğini açıkladı.

İlk günün en dikkat çeken başlığı, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında yaşanan “söz hakkı” gerilimi oldu. Duruşma sırasında söz almak isteyen İmamoğlu’na izin verilmemesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Tartışmanın ardından mahkeme heyeti salonu boşaltmak istedi, oturuma ara verildi ve bir süre sonra duruşmaya yeniden başlandı. İlk gün boyunca salondaki usul tartışmaları, yargılamanın önüne geçti.

Aranın ardından savunma tarafı peş peşe reddi hâkim taleplerinde bulundu. Avukatlar, mahkeme heyetinin tarafsızlığına ilişkin itirazlarını dile getirdi. Ancak heyet, reddi hâkim ve dosyanın ayrılması yönündeki talepleri kabul etmedi. Böylece ilk celse esas savunmalara geçilemeden tamamlandı.