Tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da yargılandığı İBB davasında savunma süresi tartışması yeni bir hukuki sürece taşındı. Sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz, mahkemenin savunma sürelerini kısıtlayan kararına karşı itiraz ettiklerini açıkladı. Ersöz, itirazın İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirileceğini belirterek, Yargıtay'ın benzer uygulamaları "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirdiğini hatırlattı.
İstanbul 33. (kapatılan 40.) Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen İBB davasında sanık avukatlarından Hüseyin Ersöz, mahkemenin savunma sürelerini kısıtlayan kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurduklarını duyurdu. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersöz, son duruşmada alınan süre kısıtlaması kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, başvurunun itiraz mercii olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanacağını söyledi.
Ersöz, davanın önceki duruşmasında yaşanan "savunma hakkı kısıtlaması" tartışmalarının ardından yargılamanın 17 Ağustos'a ertelendiğini hatırlattı. Bu tarihte tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmaya başlanacağını belirten Ersöz, mahkemenin savunmalar için yeniden süre sınırlaması getirip getirmeyeceğinin ve bu uygulamanın esasa ilişkin savunmalarda da sürdürülüp sürdürülmeyeceğinin belirsiz olduğunu ifade etti.
Son duruşmada süre kısıtlaması kararından vazgeçilmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin bu konuda "karar verilmesine yer olmadığına" hükmettiğini aktaran Ersöz, adil yargılanma hakkını doğrudan ilgilendiren bu kararın kaldırılması için itiraz ettiklerini kaydetti. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin Ergenekon hakimlerine ilişkin kararını da hatırlatan Ersöz, tahliye talepleri ile savunma sürelerinin kısıtlanmasının söz konusu kararda "görevi kötüye kullanma" kapsamında değerlendirildiğini belirterek, mahkemenin 17 Ağustos'taki duruşmada bu uygulamadan dönmesini ya da itiraz merciinin olumlu yönde karar vermesini umut ettiklerini söyledi.
Ersöz'ün paylaşımının tamamı şu şekilde:
"Kamuoyunda "İBB Davası" adıyla bilinen İstanbul 33. (kapatılan 40) Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen yargılamaya, "savunma hakkı kısıtlaması" tartışmalarıyla ara verilmiş, duruşma 17 Ağustos'a ertelenmişti.
Mahkeme Heyeti, 17 Ağustos tarihinde "tutuksuz sanıkların savunmalarını almaya" başlayacak. Ancak bu savunmalarda da bir "süre kısıtlamasına" gidip-gitmeyeceği, bu uygulamanın esasa ilişkin savunmalara geçildiğinde de devam edip-etmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Bu sebeple, son duruşmada yapılan süre kısıtlaması kararından dönülmesini talep etmiş, bu konuda Ergenekon Hakimleri hakkında ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi Kararına değinmiştik. Mahkeme bu konuda "karar verilmesine yer olmadığı" kararı vermişti.
Adil Yargılanma Hakkı'nı doğrudan ilgilendiren bu karara karşı itiraz kanun yoluna başvurduk ve "savunma hakkını" kısıtlayan kararın kaldırılmasını talep ettik. Bu konuda itiraz mercii olan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi nihai kararı verecek.
Ancak bir kez daha ifade etmek gerekiyor ki, tahliye talepleri ve savunma sürelerinin kısıtlanması, Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından Görevi Kötüye Kullanma olarak nitelendiriliyor. Umalım ki Mahkeme duruşmada bu uygulamasından dönsün yada itiraz mercii bu konuda olumlu bir karar versin."
NE OLMUŞTU?
Kamuoyunda "İBB davası" olarak bilinen davanın son duruşmasında, iş insanı Fatih Keleş'in avukatının savunması Ekrem İmamoğlu'nun savunmasına geçileceği gerekçesiyle yarıda kesildi. Savunma süresinin sınırlandırılmasına tepki gösteren İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında tartışma yaşandı; İmamoğlu, CMK 203 kapsamında duruşma salonundan çıkarıldı. Duruşma 17 Ağustos'a ertelenirken, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı İmamoğlu hakkında duruşmadaki sözleri nedeniyle "kamu görevlisini tehdit" iddiasıyla soruşturma başlattı.




