Güncel

İBB davasında yaşananlara CHP lideri Özgür Özel'den tepki! Artık Devlet, milletine provokasyon yapıyor

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 105’i tutuklu toplam 402 sanığın yargılandığı “İBB davası”nda gerginlik çıktı. Söz almak isteyen İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında tartışma yaşandı. Mahkeme başkanı salonun boşaltılması talimatı verdi. İmamoğlu, salonu terk eden heyete, "Kaçarak çıkamazsın öyle" dedi. Duruşmaya ara verildi. Yaşananlara CHP lideri özgür Özel tepki gösterdi.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107'si tutuklu 402 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Silivri Cezaevi'ndeki mahkeme salonunda görülüyor.

Duruşma öncesinde Silivri Kaymakamlığı tarafından ay sonuna kadar eylem yasağı getirilirken cezaevi çevresinde de geniş güvenlik önlemleri alındı. Duruşma gerginlikle başladı.

İmamoğlu'nun en son savunmasının alınmak istenmesi ve İmamoğlu'nun taleplerinin dinlenmemesi üzerine tartışma çıktı.

Konuşma yapmak üzere kürsüye gelen İmamoğlu'na izin vermeyen mahkeme başkanı konuşmaya devam etmesi durumunda İmamoğlu'nun salondan çıkarılacağını belirtti.

Gerginliğin sürmesi üzerine salonu terk eden heyete İmamoğlu, "Sen buraya yargılamaya gelmedin mi? Böyle kaçarak çıkamazsınız!" diye tepki gösterdi.

Gerginliklerin ardından milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine mahkeme heyeti izleyicilerin salondan çıkarılmasını istedi.

Duruşma 13.30'da devam edecek.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel salonu terk etmeyeceklerini açıkladı. Özel, duruşma salonunda konuştu.

Provokasyonun dünden beri hissettiklerini dile getiren Özel, "Artık Devlet, milletine provokasyon yapıyor" dedi.

Özel, 13.30'a kadar ara verilen duruşmada yaptığı değerlendirmede, "Biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de. Bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse bir ara verse zaten herkes çıkacak" dedi.

Özel şöyle konuştu:

Bugün sabahleyin aslında aileler, milletvekilleri ve avukatlar olarak salonda yerimizi aldık ve dünden itibaren de bir provokasyon kokusu olduğunu seziyorduk.

Geçmişte bazı işte grupların, örgütlerin, yapıların devlete karşı provokatif girişimleri oluyordu. Şimdi devleti yönetenlerin millete karşı provokatif girişimleri var. Bugün duruşma başladı. Bu kadar önemli bir duruşma. Normalde tamamen tutuksuz yargılamanın olması gereken bir noktada bir yıldır, bir yıldır içeride tuttukları insanlar ve avukat söz istiyor, avukata söz vermiyor.

700 yıla yargıladığı Sayın Ekrem İmamoğlu söz istiyor. Ona söz vermiyor ve ilk an 2430 yıl ceza istiyor. Ekrem İmamoğlu söz istiyor ve Ekrem İmamoğlu'na dönüyor diyor ki sanık Ekrem diye sesleniyor.

Buna salon tepki verince bu sefer dönüp Ekrem Bey siz demeye başlıyor. İlk başta onlarca kez senli benli ve güya itibarsızlaştırmaya yönelik birtakım davranışlar. Sonra bir avukat güç bela sesini duyurdu dedi ki "Şu an verdiğiniz liste var dedi. Aykurt, Ali Doğdu'yla başlayan yargılama listesi ve Ekrem İmamoğlu Fatih Keleş diye biter.

Haftalardır kaleminize bu sıralamayı soruyorlar. Savunmaya hazırlanacağız. Ne diyorsunuz? Döndü dedi ki yani buna cevap verin dedi. Hazır değildi, hazır değildi diyorlar. Dün dedi bunu Yeni Şafak Gazetesi yayınladı dedi. Avukatlara verilmeyeni yandaş bir gazeteye nasıl sızdırıyorsunuz dedi.

Buradan sonra kimyası bozuldu. Hakimin salonu boşaltın dedi. Yani öyle bir şey ki emirle, talimatla, iktidarın gazetesine, iktidarın hakimlerinin haber sızdırdığı bir şey de suç üstü yakalandı. Salonun psikolojik olarak kontrolünü kaybetti ve demek ki aklında baştan beri olan bir şey salonu boşaltın dedi.

Biz de milletvekilleri ve aileler olarak salonu boşaltmıyoruz. 13.30'a kadar ara verildi, çıkmayacaksınız. E çıkmayacağız tabii. Çünkü ağzından çıkan son söz salonu boşaltın olduğu için biz buradan çıkarsak bir daha içeriye almazlar aileleri de. Bu doğru bir şey olmaz. Ama bunun dışında yani usulüne göre gelse bir ara verse zaten herkes çıkacak. Yani dışarıda basın mensupları bekliyor.

Aileler bekliyorlar burada. Olacak işler değil bunlar. Ama böyle bir suçluluğun telaşı, aldığı talimatları uygulama, aklınca böyle şey, Ekrem Başkana senli benli konuşarak bir itibarsızlaştırma. E tabii buna ne avukatlar izin verir, ne aileler izin verir. Salonu germeye çalışan bir hakim var. Sükunetini korumaya çalışan aileler var burada.

Zaten düşünsenize avukatlar ve aileler girdikten sonra, herkese yer olduktan sonra milletvekilleri girdi. Dışarıda milletvekili arkadaşlarınız var. 81 ilden gelen herkesi biz bir başka yerde tutuyoruz, misafir ediyoruz ve istiyoruz ki burası işlesin. Ama hakim istiyor ki burada kaos çıksın, kriz çıksın, kavga çıksın.

Üzüldüğüm nokta ne? Dünya kadar yurt dışından basın mensubu var. Ve Türkiye'de 15,5 milyon kişinin Cumhurbaşkanı adayı göstermiş birisini tutup içeri koymaları, 35 yıllık diplomayı iptal edip Türkiye'de serbest bir seçimden korktuklarını dünyaya ilan etmeleri yetmezmiş gibi bir yargılamayı bile yapamadıklarını yargılamayı bizzat hakimin provoke ettiğini bütün salon görüyor.

Herkes şaşkın. Bu salon niye boşalsın kardeşim? Bir senedir insanlar birbirini bekliyorlar, bugünü bekliyorlar. Bu salon niye boşalsın? Salonu boşaltın. Bugün milletvekilleri olmadan, aileler olmadan yargılayan yarın avukatsız yargılayacağım der. Öbür gün ben yargılamayı yaptım kararım budur der. Burası öyle kusura bakmasın ama sahra altı bir ülke falan değil.

Burası Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten emanet bir cumhuriyet var. Canını okumalarına rağmen anayasaya göre bir hukuk devleti burası. Savunma diye bir hak var. Masumiyet diye bir karine var. Orada her fırsatta Ekrem İmamoğlu suç örgütü diyen ve 15,5 milyon vatandaşın oy verdiği, 25,5 milyon vatandaşın imza verdiği kişiye senli benli birinci teke şahsı konuma çalışan adam hakikaten kendini kaybetmiş yani olacak bir iş değil.

Bu kadar saygısız, bu kadar üstten, daha doğrusu bu kadar ne dediğini bilmeyen, salondan uğultu yükselince siz deyip salon sakinleşince sen diyen demişler ki ona sen Ekrem Başkana, Cumhurbaşkanı adayına bu ülkenin bir sonraki Cumhurbaşkanına sen de ki itibarsızlaştırsın. Ekrem Başkanı itibarsızlaştıracak bir söz daha Türkçe lügata girmedi. Bunu böyle bilin.

(Heyet salonu terk ederken Ekrem Bey siz buraya yargılamaya gelmediniz diye arkalarından bağırdı. Duydunuz mu acaba?)

Bir doğal hakim ilkesi diye bir şey var değil mi? Burada işte kaç tane bilmiyorum. 50'ye yakın ağır ceza mahkemesi var. Yıllardır siz tecrübeli bir muhabir olarak bir yıldır şunu duymuyor musunuz? Ya 1'e ya 40'a düşecek.

Sonra Beşiktaş davası Aziz Yıldırım Sanaktaç davası 1'e düştü. Herkes dedi ki bu 40'a düşecek. Bu dendiği gibi 40'a düştü. Düşünün yani. 40'ta bir ihtimal bir yıldır bilindiği şekilde oldu. 40'ın hakimi şimdiki hakim geçmişten beri Adalet Bakanı ile çok yakın ilişkiler içinde olan bir hakim ama iki tane üyeden emin olamadılar.

Buraya yeni iki üye bir hakim koydular. Akın Bey'in razı olduğu buraları ona emanet etmek istediği davayı düşürdüğü 40'ın hakimim dışarıdan yeni yolladıkları iki tane yardımcı getirdiler. Nerede doğal hakim ilkesi? Nerede doğal hakim ilkesi?

Adrese teslim bir heyet oluşturmuşlar kendilerine göre. Minareden at beni in aşağı tut beni. Burada akıllarınca yargılama yapacaklar. Bu yüzden yani zaten sanık lehine delil toplamayıp sanıklara ilk günden beri suçlu muamelesi yapan, resmini yasaklayan ya Belediye Başkanının resmini yasaklıyor ceza almadan anlayış şimdi kendi siparişiyle oluşturduğu heyetle yargılama yapacak.

Her şeye rağmen geldik bütün sakinliğimizle buraya oturduk. Beyefendinin yapmaya çalıştığı işe bak yani ilk laftan hakaretle başlıyor. Böyle itibarsızlaştıracak bir ses tonuyla konuşuyor. Ekrem İmamoğlu'nun ve arkadaşlarımızın beyefendiliği ve milletten gördükleri hürmetin zekatı bu hakime yeter.

Bu hakimin hukuk adına yediği kadarını bizim bu salondaki arkadaşlarımız yakasına dökmüştür. Daha ne konuşuyor ya? Kimmiş?