CHP'nin cumhurbaşkanı adayı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB Davası'nın duruşması üçüncü haftada, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.

Duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 107 tutuklu sanık katıldı.

Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, İBB Meclisi İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı Ertan Yıldız'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları da duruşmaya geldi. Bazı tutuklu sanıklar ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile hazır edildi. Duruşmayı, sanık yakınları ve ailelerinin yanı sıra CHP’li isimler de takip ediyor.

MÜTALAA AÇIKLANDI: 7 KİŞİ HAKKINDA TAHLİYE TALEBİ

İBB davasında duruşma savcısı 1 saatlik aradan sonra tutukluluklara ilişkin mütalaasını açıkladı.

Savcılık, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Evren Şirolu, Kadriye Kasapoğlu, Ali Üner, Ebubekir Akın ve Davut Bildik hakkında tahliye talep etti.

Mahkeme Heyeti’nin kararı, avukat beyanlarının ardından 2 gün sonra, perşembe günü belli olacak.

"SAYIN BAŞKANIM" YAZILI İMZASIZ NOT

Duruşmaya verilen arada salon boşaltılmadan önce Mahkeme Başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında salonda gülüşmelere neden olan bir diyalog yaşandı. Mahkeme Başkanı, kendisine bir not kağıdı iletildiğini açıkladı. Notun, avukatlardan biri tarafından bırakıldığının değerlendirildiğini belirten Mahkeme Başkanı, daha önce de sanıklarla savunma alışverişi yapıldığı yönünde jandarma tarafından şikâyetler geldiğini ve bu nedenle konunun hassasiyetle takip edildiğini ifade etti. Notun, “Sayın Başkanım” şeklinde başlaması nedeniyle kendisine hitaben yazıldığının düşünüldüğünü aktaran Mahkeme Başkanı, bu nedenle görevli personel tarafından notun kendisine iletildiğini söyledi.

NOTUN SAHİBİ TESPİT EDİLEMEDİ

Notun sahibinin tespit edilemediğini belirten Mahkeme Başkanı, içeriğini okumayı tercih etmediğini ancak içinde “cumhurbaşkanı adaylığı” ve “Dilek Hanım” ifadelerinin geçtiğinin kendisine iletildiğini, bu nedenle notun Ekrem İmamoğlu ile ilgili olabileceğini düşündüğünü dile getirdi.

Dosyada “örgüt” iddiasının da bulunduğuna dikkati çeken Mahkeme Başkanı, bu tür not alışverişlerinin denetime tabi olması gerektiğini belirterek, uyarıda bulundu. Notun sahibi çıkmadığı için şimdilik kendilerinde kalacağını ifade eden Mahkeme Başkanı, bu tür alışverişlere aracı olmak istemediklerini kaydetti.

Bunun üzerine söz alan Ekrem İmamoğlu, “Sizden daha güvenilir aracı mı olur Başkanım” dedi. Mahkeme Başkanı ise notun “Sayın Başkanım” diye başlaması nedeniyle içeriğine vakıf olmak durumunda kaldıklarını ifade etti.

"SAHİBİ ÇIKARSA KENDİSİNE VERİRİZ"

Diplomat yolsuzluğu ortaya çıkardı, cezayı o aldı: Dosya yok edilince davayı kaybetti
Diplomat yolsuzluğu ortaya çıkardı, cezayı o aldı: Dosya yok edilince davayı kaybetti
İçeriği Görüntüle

Ekrem İmamoğlu da "Size sorun olacaksa alabilirim, isterseniz. Sizde kalması sıkıntı olur. Siz deşifre ettiniz. Sizde kalsın, belki de sizindir… Ben alırsam daha iyi olabilir” şeklinde konuştu.

Mahkeme Başkanı ise notta suç teşkil eden bir unsur bulunmadığını belirterek, "Sadece bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım’ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması şeklinde yorumlanmış. Size iletilmek istenmiş olabilir, ancak sahibini bilmiyoruz. Sahibi çıkarsa kendisine veririz. Açıklama istemiyoruz, sadece bu notun sahibini uyarmak istedik. Bu ortam, bu tür alışverişlere uygun değil. Daha dikkatli olunmasını rica ediyoruz" dedi.

İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan için duruşmanın başında söz aldı.

İstanbul Barosu Başkanı olarak söz aldığını vurgulayan Kaboğlu, kimsenin hürriyetinden yoksun bırakılamayacağını vurguladı. Kaboğlu, suçluluğu hakkında kuvvetli şüphe bulunan kişilerin ancak kaçma, delil karartma gibi şüpheler olduğunda tutuklanabileceğine dikkat çekti.

Avukat Mehmet Pehlivan’ın iki kişinin beyanı sonucu tutuklandığını ve tutukluluğunun hala devam ettiğini söyleyen Kaboğlu, “Somut bir delil bulunmamaktadır” dedi.

Henüz yargılamanın başında olunduğunu aktaran Kaboğlu, “İtirafçı beyanlarının tek başına delil olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Bu beyanların kuvvetli suç şüphesi oluşturup oluşturmadığı ise ciddi bir tartışma konusudur. Ayrıca kayıtlara geçen ifadelerde, iddia makamının dahi net bir nitelendirme yapamadığı görülmektedir. “Tehditvari”, “tehditkâr” gibi muğlak ve hukuki karşılığı net olmayan ifadelerle ceza yargılamasına dayanak oluşturulmaya çalışılmaktadır” şeklinde konuştu.

Kaboğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Somut olayda, Mehmet Pehlivan’ın kaçtığına ya da delilleri kararttığına ilişkin hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Aksine, çağrı üzerine ifade vermeye giden bir avukatın, daha sonra bu şekilde tutuklanması; hem hayatın olağan akışına hem de kanunun ruhuna aykırıdır. Yargının görevi araçsallaşmak değildir. Araçsallaşan bir yargı, Anayasa madde 9’da tanımlanan yargı yetkisinin özünü zedeler.

Bu şartların ortaya konulmaması dahi hukuk devleti ilkesine aykırıyken; bir kişinin, üstelik bir avukatın, müvekkilinin savunmasını organize ettiği gerekçesiyle tutuklanması Anayasa’nın açık hükümleriyle bağdaşmamaktadır.”