Güncel

İBB davasında gazetecilere 'kör nokta' dayatması

DİSK Basın-İş Sendikası, Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını takip eden gazetecilerin yerinin değiştirilmek istenmesine tepki gösterdi. Gazetecilerin konuşmaları duyamayacağı ve duruşmayı göremeyeceği bir noktaya alınmak istendiğini belirten sendika, "Halkın haber alma hakkı için mücadele eden tüm gazetecilerin yanındayız" ifadelerini kullandı.

DİSK Basın-İş Sendikası, Silivri Cezaevi’nde görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını takip eden gazetecilere yönelik uygulamaya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Sendikanın açıklamasına göre, duruşmayı takip eden gazetecilerin oturduğu yerin değiştirilmek istendiği, yeni yerin ise konuşmaların zor duyulacağı ve duruşma salonunun büyük bölümünün görülmeyeceği bir noktada olduğu belirtildi. Gazetecilerin bu duruma itiraz ederek yetkililerle görüşmek istemesi üzerine duruşmanın sonlandırıldığı ifade edildi.

Açıklamada, adliyelerin kamuya açık alanlar olduğu hatırlatılarak yargılamaların Anayasa ve yasalar gereği şeffaf ve aleni şekilde yapılması gerektiği vurgulandı.

Sendika, gazetecilerin duruşma salonundaki konumunun haber yapmalarını engelleyecek şekilde belirlenmesini “sessiz sansür” olarak nitelendirerek bunun kabul edilemez olduğunu belirtti.

DİSK Basın-İş Sendikası, tüm zorluklara rağmen duruşmayı takip etmeye devam edeceklerini belirten gazetecilere destek verdiklerini vurgulayarak yetkilileri basın üzerindeki “gayriresmi sansürü” kaldırmaya ve yargılamanın şeffaf yürütülmesi için adım atmaya çağırdı.

"HALKIN HABER ALMA HAKKI İÇİN MÜCADELE EDEN TÜM GAZETECİLERİN YANINDAYIZ"

Senikadan yapılan açıklamanın tamamı bu şekilde:

"Bugün Silivri Cezaevi duruşma salonunda İBB Davası’nı takip eden gazetecilerin yeri, konuşulanların zor duyulacağı, çoğu kez kimsenin görünmeyeceği yere taşınmak istendi. Gazeteciler bunu kabul etmeyip görüşmek isteyince de duruşma sonlandırıldı.

Adliyeler, kamuya açık alanlardır. Yargılamalar, Anayasa’nın ve yasaların güvencesi altında, şeffaf ve aleni bir şekilde yapılmak zorundadır. Gazeteciler, bu aleniliğin ve kamu yararının teminatıdır.

Gazetecilerin duruşma salonundaki fiziki konumunun, haber yapmalarını engelleyecek şekilde belirlenmesi, “sessiz sansür” uygulamasıdır. Görevi engellemeye yönelik bu girişim kabul edilemez.

İtiraz ve görüşme talebine, duruşmayı sonlandırarak cevap vermek, yargı erkinin tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile bağdaşmayan, otoriter bir yönetim anlayışının yansımasıdır.

Tüm zorluklara, baskılara ve engellemelere rağmen meslektaşlarımızın, "tüm zorluğa rağmen takip etmeyi sürdüreceğiz" yönündeki kararlılığını sonuna kadar destekliyoruz. Halkın haber alma hakkı için mücadele eden tüm gazetecilerin yanındayız.

Yetkilileri, basın mensuplarının üzerindeki bu gayriresmi sansürü kaldırmaya, yargılamanın selameti için şeffaflıktan yana tavır almaya davet ediyoruz."