İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik 414 sanıklı İBB Davası'nın 29. gününde, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu Adem Soytekin’in avukatlarının savunması sırasında Mahkeme Başkanı Soytekin’e, "Dosyada mağdur olduğuna ve baskı gördüğüne dair dilekçen var, olayı sen de anlat" diyerek söz verdi. Soytekin, "Murat Kapki bana 'Film çekeceğiz, rolünü oynar mısın?' dedi. Buğra Gökçe de ‘O rolü oynayacak bilmem ne çocuğu buluruz' dedi" diye konuştu. Ekrem İmamoğlu, “Çok ayıp, zan altında kalıyoruz. Kime ne saygısızlık yapmışız” dedi. Murat Kapki ise "Adem yalan konuşuyor siz de kabul ediyorsunuz" diyerek Mahkeme Başkanına tepki gösterdi. Duruşmaya bir saat ara verildi.
İmamoğlu ise salondan çıkarılırken babası Hasan İmamoğlu’na seslenerek, "Moralli ol sıkma canını. Bunlar tırıvırı geçer gider" dedi. Duruşma, aranın ardından Soytekin’in avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
Dün 27'ncisi görülen celsede, dilekçe verip savunması öne alınan itirafçı Adem Soytekin savunma yaptı. Soytekin dün, iddianamedeki örgüt beyanının savcı tarafından hatırlatılması üzerine kullandığı "2014’te Beylikdüzü’nde bir örgüt kurulmuş sonra Türkiye’yi ele geçirecekmiş… Bu çok hayalperest olurdu zaten” sözleri gündem oldu.
SALONDA TANSİYON YÜKSELDİ! RİNG ARACINDA SİNKAFLI KÜFÜRLER EDİLMİŞ
Doğan Hamit Doğruer müdafi avukat Serkan Güner: Tabii bir buçuk gündür Adem Soytekin savunmasını dinliyoruz. Bu kararınızdan dönmeyeceğinizi biliyoruz ama tutanak daha yeni elimize ulaştı. Bu tutanağa ilişkin bir iki cümle söylemek istiyorum. Siz, yanılmıyorsam tehdit edildiğinden bahsettiniz ama bu tutanakta herhangi bir tehdit yok. Yani şu açıdan soruyorum: Bir buçuk gündür Adem Soytekin'i dinliyoruz; biz Adem Soytekin’i dinleyeceğimize, on dakikada 1,5 günde buradaki talepleri alabilirdik. Bu da bir tercihtir. Hiç almadan doğrudan Cebeci savunmalarına da geçebilirdik. Ama bu tutanak içerisinde en ufak bir tehdit göremedik. Bundan sonra sadece hakarete yönelik bir taleple, yine tutuklular sırası değişecek mi? Ona göre müvekkilimize sıranın ne zaman geleceğini sormak istiyorum.
İki; biraz geç geldim sabah ama meslektaşlarımızdan duyduğumuz kadarıyla Adem Soytekin'e ilişkin bir ek savunma talebi olmuş. Bazı eylemlerde, özellikle bizi de ilgilendiren "nitelikli dolandırıcılık" eylemi… Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. için söylüyorum… İhale, fesata mı dönüyor? Biz, savunmalarımızı buna göre mi hazırlayalım?
Mahkeme Başkanı: Avukat Bey, ek savunma vermenin mantığı buna engel değil. Değerlendirme ihtimali olduğu için ek savunma veriyorum.
Avukat Güner: Sizin değerlendirmeleriniz iddianameden farklıysa, biz de savunmalarımızı şimdiden buna göre hazırlayalım. Usul ekonomisi açısından söylüyorum efendim. Bu, insansız ev değil…
Mahkeme Başkanı: Suçun vasfının değişme ihtimali bulunup bulunmadığından dolayı ek savunma veriyoruz, yani bunda şey değil… Siz savunmanızı hangi stratejiyle yaparsanız ona göre yapın. Ben ona ne diyemem yani.
Avukat Güner: İlk söylediğime ilişkin söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Mahkeme Başkanı: Adem Bey'in bir dilekçesi var dosyada. Kendisi de burada. Gel Adem. Bize jandarmanın aktardığı da o tutanakla birebir örtüşmüyor bu arada. Olayı sen kendin anlat Adem. O gün sana söz hakkı verdik, konuşamadın.
Avukat Güner: Murat Kapki'ye de söz hakkı vermiştiniz. Olayın iki tarafı var…
Mahkeme Başkanı: Vermemiştim… Araya girmişti. Adem Bey’i kestiği için şey yaptık… Sonradan veririz ona da söz hakkı.
Adem Soytekin: Sayın Başkanım, bu konuyu burada sansürsüz anlatmayı ben de çok uygun bulmuyorum.
Mahkeme Başkanı: Sansürlü anlat. Neyse onu anlat. Sansür dediğin kısım, anladığım kadarıyla oradaki sinkaflı kelimeler.
Adem Soytekin: Küfür var. O küfürlerin benim ailem tarafından duyulması, ilgili kişilerin ailesiyle benim ailem arasında bir husumet oluşturabilir. O yüzden sansürlü anlatmak istiyorum. Konu tam olarak şöyle yaşandı: Geçtiğimiz hafta salı günü salonda oturuyordum. Murat Kapki arkaya döndü ve "Biz bu sürecin filmini çekeceğiz. Sen de bu filmin içinde kendi rolünü oynar mısın?" dedi. Ben de hayır, böyle bir şey yapmam dedim. Sonra konu kapandı. Akşam ben cezaevine gittim. Sonraki şeye kalmadım. Cezaevine giderken tek arabaya bindik. Ben normalde giderken hep arkada otururum ve konuşmaları çok net olmamakla birlikte duyamam. Ancak bu kez ön tarafta bir hanımefendi oturduğu için, yan tarafta oturdum; kabinin kapısı hafifi açıktı. Beni görmüyorlardı ama çok net duyabiliyordum.
Murat Kapki yanındaki arkadaşlarına, "Bugün ne oldu biliyor musunuz?" dedi. Kendi aralarında anlatıyorlar. “Ben döndüm Adem’e, ‘Bak biz bunun filmini çekeceğiz, sen de kendi kendi rolünü oynar mısın?’ Buğra Gökce de "Ya boş ver, o bilmem ne çocuğunun rolünü oynatacak başka bir bilmem ne çocuğu buluruz. Çok mu zor? Bunlardan çok yok mu?" dedi. Bu, benim yaşadıklarımın sadece bir tanesi. Dün bir avukatın sorularına sansür uyguladım. ‘Cevap vermeyeceğim’ dedim. Bu öyle hani çok basit değil. Ben, arka tarafta Murat Ongun’un eşinin ne konuştuğunu…
Mahkeme Başkanı: Bir araya gireyim… Adem Bey’in 20 Nisan tarihli dilekçesindeki bölümü aynen şöyle okuyorum. O ilk soruşturma sürecindeki durumu anlatmış. Ondan sonra demiş ki: "Tüm ifadelerimi samimiyetle ve gerçeklere dayanarak verdim. Beyanlarımın aksi ortaya konmamıştır. Ayrıca etkin pişmanlık kapsamında ifade vermiş olmam nedeniyle cezaevinde bulunduğum süre boyunca, sevk sırasında ve hatta duruşma salonunda dahi diğer bazı sanıklar tarafından sözlü sataşmalara ve psikolojik baskıya maruz kalmaktayım. Bu durum hem şahsi güvenlik hissimi zedelemekte hem de yargılamaya sağlıklı katılmamı güçleştirmektedir. Bu baskı nedeniyle bazı duruşmalara katılmakta zorlandığım da olmuştur. Bu durum savunmamı sağlıklı yapmamı engellemektedir…" Bu talep doğrultusunda değerlendirdik… Salonda da bir söz hakkı verdim. O söz hakkının bile doğru düzgün kullanılması engellendi. Yani ben bu anlamda bundan dolayı öne çektim. Varsa sizin müvekkilinizin de…
Ekrem İmamoğlu: Çok ayıp ama biz zan altında kalıyoruz.
Mahkeme Başkanı: Zan altında bırakma değil bu… Ekrem Bey, siz kendi üstünüze neden alınıyorsunuz?
Ekrem İmamoğlu: Bu kadar da olmaz… (Ne dediği anlaşılmıyor farklı seslerden dolayı)
Avukat: Başkanım, kayıtlar yok bu araçta.
Ekrem İmamoğlu: Çok ayıp yani… Yok böyle bir şey…
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, bu şekilde müdahil olmayın.
Ekrem İmamoğlu: Girerken selamlaşmalara ne oldu? Saygısızlık mı yaptınız?
(Farklı kişilerin sesleri birbirinin üzerine biniyor…)
Bir ses: Sayın Başkan, yalan söylüyor Adem Soytekin…
Mahkeme Başkanı: Sanık, etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduğunu ve bu yüzden baskı gördüğünü iddia ediyor. Sizin müvekkiliniz de aynı yönde bir beyan varsa ve baskıya maruz kalıyorsa… Etkin pişmanlıktan yararlandığı için baskıya maruz kaldığını, aynı şekilde bana dilekçe ile sunarsa, ben de bu durumu değerlendiririm.
Bir ses: Sayın Başkan, Adem Soytekin yalan konuşuyor ve siz bunu kabul ediyorsunuz…
İkinci ses: Neden tartışmalarına izin veriyorsunuz. Çıkarsanıza salondan. Bilerek mi tartıştırıyorsunuz? Çıkarsanıza salondan tartışanları. Senin görevin bu… Jandarmanın görevi, tartışanları salondan çıkartmak. Niye çıkartmıyorsunuz? Hayır, bilerek yapıyorlar… Bilerek tartıştırıyorlar. Amaçları bu.
***
JANDARMA RİNG ARACINDAKİ KÜFÜRLERİ TUTANAĞA GEÇİRDİ
Gerginliğe neden olan olay hakkında dün akşam jandarma tarafından tutanak tutulduğu öğrenildi. Tutanakta tutukluların cezaevine tesliminde ring aracı seyir halindeyken araç içerisinde tartışma çıktı.
Tutanağa göre ring aracında Adem Soytekin, arkada yapılan diyalogların ardından kendisinin de araçta olduğunu söyledi. Diğer tutuklular ise Soytekin'e kendi aralarında şakalaştıklarını, kendisi ile alakalı bir durum olmadığını söyledi.
Soytekin kendisine küfür edildiğini öne sürdü. Araçtaki bu gerilimin ardından Soytekin güvenlik önlemleri alınarak indirildi. Bu sırada Murat Kapki'nin Soytekin'e yanlış anladığı yönünde cümle kurduğu tutanağa geçirildi.
"ETKİN PİŞMANLIK CEZALANDIRILIYOR"
Dün savunma yapan Soytekin’in İmamoğlu ile ilgili oldukça az beyanda bulunmasının dikkat çektiği aktarılırken Soytekin'in avukatı Ahmet Burak Bilgin, Soytekin'in örgüt lideri olduğu iddia edilen İmamoğlu ile ilgili herhangi bir beyan veya iddiada bulunmadığının altını çizdi.
Soytekin'in avukatı Bilgin, "Soytekin dışında örgüte rüşvet vermekten yargılanan başka bir kişi yok. Üye yöneticiye, yönetici üyeye rüşvet mi verir? Savcılığın liderden alınan bir talimat olduğuna dair bir iddiası veya delili de yoktur" dedi.
Soytekin’in Ekrem İmamoğlu belediye başkanı olduktan sonra KİPTAŞ'ın düzenlediği 43 ihaleden 2’sine katıldığını belirten avukat Bilgin, Soytekin’in ihalelerin birini tek başına diğerini ortaklı aldığını aktardı. Bilgin "İddia makamının müvekkilimi konumlandırdığı pozisyonu kabul etmiyoruz. Bu durum, etkin pişmanlığın cezalandırılmasıdır" ifadelerini kullandı.
Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu ve tutuklular salona alkışlar ve sloganlar eşliğinde getirildi. Dün savunmasını tamamlayan itirafçı Adem Soytekin'in avukatı, savunma yapmak için kürsüye geldi.
ADEM SOYTEKİN'E EK SAVUNMA HAKKI
Soytekin'in avukatı kürsüye gelmeden önce duruşmada, itirafçı Adem Soytekin ek savunma hakkı talep etti. Mahkeme başkanı Soytekin'e ek savunma hakkı verildiğini açıkladı. İBB Davası, Soytekin'in avukatı Ahmet Burak Bilgin'in savunmasıyla başladı.




