İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’ne inşa edilen yeni duruşma salonunda görülen davanın 90’ıncı gününde, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edildi. Bir önceki gün savunmasını yapan etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış tutuksuz sanık Yakup Öner’in çapraz sorgusu da tamamlandı.

PEKİN, KAMU YARARINA YAPILDIĞI SÖYLENEN BAĞIŞLARI SORDU

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, Öner’e İBB’de görev yaptığı dönemde kamu yararına kazandırıldığını söylediği projelerle ilgili sorular yöneltti.

Öner, Gülaylar dosyasında tapuya şerh edilen 5 bin 400 metrekarelik alan ile Torunlar tarafından yapılan bağışı örnek gösterdi. Bağış taleplerinin şirketler tarafından her zaman memnuniyetle karşılanmadığını belirten Öner, bu taleplerin amacının üçüncü kişilere, kendisine veya Ekrem İmamoğlu’na menfaat sağlamak olmadığını savundu.

Öner, “Bizim amacımız burada üçüncü kişilere bir menfaat sağlamak değil, benim şahsıma bir menfaat sağlamak değil, Ekrem İmamoğlu’nun şahsına da bir menfaat sağlamak değil. En azından amaç buydu” dedi.

Pekin’in, 2019 öncesinde de belediyelerde benzer şekilde kamuya kazandırılan bağışların yapılıp yapılmadığını sorması üzerine Öner, önceki döneme ilişkin doğrudan tanıklığının bulunmadığını ancak belediyecilik faaliyetleri kapsamında bu tür uygulamaları duyduğunu söyledi.

Öner, bağış taleplerinin belediyelerin büyük bölümünde bulunduğunu ifade ederek bunun hukuki niteliği konusunda değerlendirme yapmadı.

“TEKNİK BİLGİ VE KARAKTER ÖZELLİKLERİM ETKİLİ OLDU”

Pekin, Öner’e İmamoğlu’nun kendisini teknik bilgisinin yanı sıra usulsüzlüklere karışmayacağını düşündüğü için görevlendirip görevlendirmediğini sordu.

Öner, görevlendirmede hem teknik bilgisinin hem de karakter özelliklerinin etkili olduğunu düşündüğünü belirtti. Hayatı boyunca üçüncü kişilere menfaat sağlanan bir ortamda bulunmadığını savunan Öner, böyle bir ortamda yer almayı doğru bulmadığını söyledi.

İddianamede suç olarak nitelendirilen eylemlere iştirak ettiğini kabul etmeyen Öner, kamu yararı amacıyla başladığını belirttiği süreçlerin daha sonra başka bir şeye dönüştüğüne şahit olmadığını savundu.

CEZAEVİ KOŞULLARINI GEREKÇE GÖSTERDİ

Pekin, Öner’in Cüneyt Yakut hakkında savcılıkta verdiği ifadede, İmamoğlu’nun “Yasal bir engel yoksa hakları doğrultusunda güçlendirme ruhsatını alırlar” şeklindeki sözünün tutanakta yer almadığını belirtti.

Öner, savcının ifadesine müdahale etmediğini söyledi. Cezaevi koşulları nedeniyle bazı ayrıntıları atlamış olabileceğini belirten Öner, “Çok ağır koşullar söz konusuydu. Bazı şeyleri atlamış olabiliriz” dedi.

Öner, bu sözleriyle emniyet veya savcılık baskısını kastetmediğini, cezaevindeki psikolojik koşullardan söz ettiğini ifade etti.

ETKİN PİŞMANLIK SÜRECİNE İLİŞKİN SORULARI YANITLAMADI

Pekin daha sonra Öner’in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin kronolojisine ilişkin sorular yöneltti.

Feribot seferlerine olumsuz hava şartları engeli
Feribot seferlerine olumsuz hava şartları engeli
İçeriği Görüntüle

Öner, Silivri Cezaevi’nde yaklaşık 33-34 gün kaldığını, ardından İzmir Buca 2 No’lu F Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini söyledi. Gözaltına alınması sırasında polislerin kendisine ve ailesine yönelik herhangi bir baskıda bulunmadığını, aksine nazik davrandıklarını belirtti.

Pekin’in Öner’e İzmir’e sevk süresi, etkin pişmanlık kapsamında ifade vermeye ne zaman karar verdiği, ifadeye götürülme şekli, ifadelerin ne kadar sürdüğü ve tahliye sürecine ilişkin yönelttiği soruların büyük bölümüne Öner, “Cevap vermek istemiyorum” yanıtını verdi.

Öner, tahliye edildikten sonra verdiği son ifadenin ise kendi talebi üzerine gerçekleştiğini söyledi.

PEKİN: “BU İFADEYİ DELİL OLARAK KABUL ETME İMKANIMIZ YOK”

Çapraz sorgunun sonunda Pekin, Öner’in yanıt vermediği sorulara dikkat çekti.

Pekin, “Bu cevap verilmeyen sorular altında, bu koşullar altında alınmış bir ifadeyi delil olarak kabul etme imkanımız yok” diyerek Öner’in Ekrem İmamoğlu aleyhindeki beyanlarını kabul etmediklerini söyledi.

Sorgunun ardından Pekin ile Mahkeme Başkanı arasında, sanık sorgusu sırasında avukatların beyanda bulunma hakkına ilişkin tartışma yaşandı. Pekin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 215’inci maddesi uyarınca beyanda bulunma hakkının tanınmasını talep etti.

Daha sonra Yakup Öner’in avukatları da beyanda bulundu. Duruşmaya diğer sanıkların savunmalarıyla devam edildi.