Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, Kıbrıs’taki liderlere müzakere yönteminde uzlaşma ve güven yaratıcı önlemleri uygulama çağrısında bulundu. Holguín, siyasi iradenin somut iş birliğiyle gösterilmesi gerektiğini belirterek, müzakerelerin nasıl yürütüleceğine ilişkin kurallarla çözümün içeriğine yönelik görüşlerin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.

Son aylarda kamuoyunun gündeminde sıkça yer alan müzakere yöntemi, özlü konular ve güven yaratıcı önlemler arasındaki ayrıma dikkat çeken Holguín, bu kavramların birbirine karıştırılmasının, gelecekteki esas görüşmelere yön verecek ortak kurallar üzerinde anlaşılmasını zorlaştırdığını kaydetti.

MÜZAKERELERİ BAŞLATMA SORUMLULUĞU LİDERLERDE

BM’nin bütün çabalarının Kıbrıs sorununda nihai çözüme ulaşılmasını sağlayabilecek müzakereler için elverişli bir ortam yaratmayı amaçladığını belirten Holguín, BM Genel Sekreteri’nin adayı ziyaret ederek bu yaklaşımı desteklediğini ve müzakerelerin yeniden başlamasını teşvik ettiğini hatırlattı.

Resmi görüşmeleri yeniden başlatma kararının liderlere ait olduğunun altını çizen Holguín, müzakerelerin yapılmadığı dönemde de BM’nin adadaki varlığını koruduğunu ve taraflara destek vermeye hazır olduğunu ifade etti.

BM’nin toplumlar arasındaki temasların sürdürülmesine ve gelecekteki çözümü şekillendirecek liderler arasında köprüler kurulmasına katkı sağladığını belirten Holguín, teknik komitelerin çalışmalarını iş birliğiyle neler başarılabileceğinin bir örneği olarak gösterdi. Holguín, bu çalışmaların BM’nin adadaki öncelikleri arasında kalacağını kaydetti.

“GEÇİŞ NOKTALARINDA UZLAŞAMAYAN TARAFLAR KAPSAMLI ÇÖZÜME NASIL ULAŞACAK?”

Holguín’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, günlük yaşamı kolaylaştırabilecek alanlarda son iki yıldır anlaşma sağlanamaması oldu. Tarafların iletişimi kolaylaştıracak bir geçiş noktası, mayın temizliği veya ada genelinde plastik kirliliğiyle ortak mücadele gibi konularda uzlaşamadığını belirten Holguín, bu durumun kapsamlı çözüm açısından sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Bu alanlarda anlaşma sağlanamazken, onlarca yıllık bölünmüşlüğü aşabilecek siyasi, ekonomik ve sosyal bir model üzerinde nasıl uzlaşılabileceğini soran Holguín, toplumlar arasındaki uzaklaşmanın her geçen gün daha belirgin hale geldiğine dikkat çekti.

Holguín’e göre güven yaratıcı önlemlerin uygulanması hem güvenin oluşması hem de siyasi iradenin somut biçimde ortaya konulması açısından önem taşıyor. Bu önlemlerin tarafların birlikte çalışmasına ve iş birliğini uygulamada geliştirmesine olanak sağlayacağını belirten Holguín, güven yaratıcı önlemler ile müzakere yönteminin liderler tarafından görüşülerek karara bağlanması gerektiğini söyledi.

İlerlemenin, liderlerin birlikte çalışmaya başlama ve siyasi eşitlik temelinde nasıl bir arada yaşayabileceklerini araştırma iradesine bağlı olduğunu vurguladı.

“YÖNTEMDE ANLAŞMAK, ÇÖZÜM VİZYONUNDAN VAZGEÇMEK DEĞİL”

Holguín, liderleri ve müzakerecileri haftalık toplantılarında müzakere yöntemini ele almaya davet ettiklerini açıkladı. Müzakerelerin nasıl yürütüleceğinin tali bir mesele olmadığını belirten Holguín, yöntemin başarı açısından temel önem taşıdığını vurguladı.

Usul üzerinde anlaşmanın, taraflardan herhangi birinin pozisyonunu terk etmesi veya çözümün içeriğine ilişkin vizyonunu değiştirmesi anlamına gelmediğini ifade eden Holguín, tarafların çözümün içeriğine yönelik görüşleri ile bu görüşleri müzakere etmek için gerekli kuralları birbirinden ayırması gerektiğini kaydetti.

Holguín’in açıklamasına göre yöntem, gündemin nasıl müzakere edileceğini; özlü konular ise neyin müzakere edileceğini belirliyor. Farklı ancak birbirini tamamlayan bu iki alan arasındaki ayrımın korunması, esas görüşmelere yön verecek ve her iki tarafın uyması gereken kuralların oluşturulması açısından önem taşıyor.

GİZLİLİK, KAMUOYUNU BİLGİLENDİRME VE ERKEN UYGULAMA

Holguín, işlevsel bir müzakere yöntemi üzerinde uzlaşılmasının, görüşmelerin temel ilkelerinin belirlenmesine de olanak sağlayacağını söyledi. Bu ilkeler arasında bütün konularda uzlaşılmadan tek tek başlıklarda varılan anlaşmaların nihai sayılmaması, bazı anlaşmaların erken uygulanması, sürecin gizliliği ve ilerlemenin kamuoyuna nasıl aktarılacağı bulunuyor.

Holguín, bu başlıkları üzerinde anlaşılmış kararlar olarak değil, tarafların yöntem görüşmelerinde belirleyebileceği ilkeler olarak sıraladı. Temsilci, hangi anlaşmaların erken uygulanabileceği veya gizlilik ile kamuoyunu bilgilendirme arasındaki dengenin nasıl kurulacağı konusunda ayrıntı vermedi.

Usul kurallarında anlaşmanın başlı başına bir siyasi irade göstergesi olduğunu belirten Holguín, böyle bir uzlaşının tarafların diyaloğa girme isteğinin ve ilerlemeye hazır olup olmadıklarının ölçüsü olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

GEÇMİŞ YAKINLAŞMALAR MÜZAKERELER BAŞLADIĞINDA SUNULACAK

Holguín, BM’nin yaklaşık on yıl önceki müzakere süreçlerinde sağlanan yakınlaşmaları derlemek amacıyla son aylarda çalışma yürüttüğünü açıkladı. Tarafların geçmişte müzakere edilen konuları bildiğini ve ilgili belgelerin kendi arşivlerinde bulunduğunu hatırlattı.

BM’nin, resmi müzakereler yeniden başladığında yararlı olabilecek çeşitli belgeleri gözden geçirdiğini belirten Holguín, hazırlanan derlemenin görüşmeler başladığında sunulacağını bildirdi. Yeni tartışmalara ve ilave gerilemelere yol açabilecek herhangi bir unsur ortaya koymayacaklarını vurguladı.

Holguín, böylece geçmişteki yakınlaşmalara ilişkin hazırlık çalışması ile liderlerin bugün üzerinde uzlaşması beklenen müzakere yöntemi ve güven yaratıcı önlemler arasındaki ayrımı da ortaya koydu. Temsilci, açıklamasında derlemenin içeriğini paylaşmadı ve resmi müzakerelerin başlaması için bir tarih vermedi.

Mersin’de yasa dışı bahis operasyonu: 26 şüpheli tutuklandı!
Mersin’de yasa dışı bahis operasyonu: 26 şüpheli tutuklandı!
İçeriği Görüntüle

“GÖREV SÜREMİN SON GÜNÜNE KADAR ÇABALARIMI SÜRDÜRECEĞİM”

Holguín, kolaylaştırıcı olarak görev süresinin son gününe kadar çabalarını sürdüreceğini belirtti. İki yıldır Kıbrıs’a yaptığı ziyaretler ve her iki taraftan çok sayıda kişiyle gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından kapsamlı anlaşmaya ulaşılmasının hâlâ mümkün olduğuna kesinlikle inandığını söyledi.

Liderleri, adanın onlarca yıllık karşı karşıya gelişini, bölünmüşlüğünü ve toplumlar arasındaki artan uzaklaşmayı aşmasını sağlayacak uzun vadeli kararlar almaya teşvik etmeyi sürdüreceğini kaydeden Holguín, yeni bir toplantı takvimi açıklamadı. Holguín’in açıklamasında liderlerin önündeki somut görevler; müzakere yöntemi üzerinde uzlaşmak, güven yaratıcı önlemleri uygulamak ve birlikte çalışabileceklerini göstermek olarak sıralandı.