Son yıllarda ihracatta yaşanan kayıplar, sanayiciyi maliyet ve rekabet dengelerini yeniden masaya yatırmaya zorladı. Bu süreçten en fazla etkilenen sektörlerin başında ise hazırgiyim ve ayakkabı geliyor. Sektör temsilcileri, küresel markaların üretim üssü olarak Hindistan’ı tercih etmeye başladığına dikkat çekerken, Türkiye’nin mevcut pazar payını korumakta zorlanabileceği uyarısında bulunuyor.
HİNDİSTAN ÜRETİM ÜSSÜ OLMA YOLUNDA
Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği Başkanı Berke İçten ile İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ahmet Öksüz, Hindistan’ın giderek güçlenen üretim kapasitesine işaret etti. Küresel markaların bu ülkede üretime yönelmesi, Türkiye açısından rekabet baskısını artırıyor.
Avrupa ve ABD pazarında yoğunlaşan rekabet nedeniyle Türk sanayicisinin de Hindistan’ı yatırım ve üretim açısından radarına alabileceği değerlendiriliyor. Ancak sektör temsilcileri, bu eğilimin uzun vadede Türkiye’nin pazar kaybını hızlandırabileceği görüşünde.
HAZIRGİYİM ZORLANIYOR, İSTİHDAM GERİLİYOR
Ahmet Öksüz, tekstil tarafında genel bir daralma beklemediklerini ancak hazırgiyim sektörünün ciddi sıkıntı yaşadığını belirtti. 3 bin 500 TL’lik destek uygulamasından büyük ölçekli firmaların yararlanamadığını dile getiren Öksüz, bu durumun istihdam kaybını beraberinde getirdiğini söyledi.
Hindistan’ın daha düşük üretim maliyetleriyle öne çıktığını vurgulayan Öksüz, ülkenin yüzde 5,5’lik pazar payıyla Türkiye’nin önünde bulunduğunu kaydetti. Hindistan’ın Avrupa Birliği ile olası ticari anlaşmalar üzerinden avantaj elde etmesinin Türkiye açısından ilave risk oluşturabileceğini ifade etti.
MALİYET BASKISI VE HAMMADDE SORUNU
Berke İçten ise rekabetin özellikle maliyet tarafında yoğunlaştığını belirtti. Hindistan’daki üreticilerin hammaddeleri Çin’den sıfır gümrük vergisiyle temin edebildiğine dikkat çeken İçten, Türkiye’de ise toplam maliyetin yaklaşık yüzde 30’unu hammaddenin oluşturduğunu söyledi.
Hindistan’ın, ülkeye yatırım yapan küresel markalar sayesinde kalite farkını da kapatabileceğini öngören İçten, kısa vadede fiyat rekabetinin, orta vadede ise kalite rekabetinin derinleşeceğini dile getirdi.
“İşçilik maliyetinde yarışmamız mümkün değil. Ancak en azından hammadde tarafında rekabetçi koşullara kavuşmalıyız ki ustalığımızı, kalite gücümüzü ve Avrupa’ya coğrafi yakınlığımızı avantaja dönüştürebilelim” diyen İçten, sektörün adet bazlı ihracatının yaklaşık yarı yarıya gerilediğini belirtti.
İHRACATTA YARI YARIYA DÜŞÜŞ
Sektörde hem iç talepte hem de Avrupa pazarında yaklaşık yüzde 20’lik daralma yaşandığını aktaran İçten, ayakkabı sektörünün destek mekanizmalarında pozitif ayrıştırılması gerektiğini ifade etti. Öncelikli beklentilerinin maliyetlerin düşürülmesi ve döviz kurunun dengelenmesi olduğunu vurguladı.
Sektör temsilcileri, mevcut koşulların devam etmesi halinde Türkiye’nin küresel rekabette daha zorlu bir döneme girebileceği uyarısında bulunuyor.