Hatay’da hipertermiden şehit olan er Halit Karaman’ın annesi Kamuran Kesmen, oğlunun birliğinde suya erişemediğini ve klimaların bozuk olduğunu belirterek ihmallere isyan etti.
Olayda sorumluluğu bulunanların hesap vermesini isteyen acılı anne, "Oğlum susuzluktan gitti, başka Halitler ölmesin" diyerek adalet çağrısında bulundu.
Hatay’ın İskenderun ilçesinde bulunan Deniz Er Eğitim Alay Komutanlığı’nda geçtiğimiz Temmuz ayında "hipertermi" (vücut ısısının aşırı yükselmesi) nedeniyle şehit olan iki askerden biri olan Hayrullah Halit Karaman’ın annesi Kamuran Kesmen, yaşanan ihmallere isyan etti.
Oğlunun susuzluk ve kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten acılı anne, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
"ASKERLER SUSUZ, KLİMALAR BOZUKMUŞ"
Oğluyla vefat ettiği güne kadar sürekli konuştuğunu ifade eden Kamuran Kesmen, birlik içindeki imkansızlıkları şu sözlerle dile getirdi:
"Askerler susuz, klimalar bozukmuş. Oğlum susuzluktan gitti, sorumlular hesap versin, başka Halitler ölmesin."
Oğlunun henüz 13 günlük askerken fenalaştığını belirten Kesmen, kendisine verilen haber sürecini ve sonrasındaki diyalogları şöyle anlattı:
"Cuma akşamı 6'ya 10 kala beni aradılar. 'Halit düştü. Fenalaştı. Yoğun bakıma kaldırıldı. Adana Çukurova Hastanesi'nde' dediler bana. Ben hemen bilet aldım. Adana'ya indim. Geldiler askerler. Benim yaşımı soruyorlar. Ben diyorum ki 'Benim yaşım ne alaka? Ben Halit'i görmeye geldim'. Halit'in bana şeyini alıştıra alıştıra söyleyecekler kendilerince. Benim bir şeyden haberim yok. Ben oğlum yoğun bakımda diye geliyorum. 'Halit nerede' dedim. Girdiğimiz oda doktor odası. 6 ay oldu. Allah kimseye yaşatmasın benim yaşadığımı. Bekliyorum orada, doktormuş. 'Anne' dedi, 'Sevin, oğlun şehit oldu'. Benim oğlum şehit oldu. Komutana, 'Komutanım neden askerler susuz?' dedim. Unvanlarını bilmiyorum, onlar bana başsağlığını dilediler. Ben de size diyorum ki komutanım neden askerler susuz?"
"SUYA ERİŞİM ENGELLENMİŞ"
Oğlunun kendisine eğitim alanındaki zorlukları anlattığını belirten anne Kesmen, ihmaller zincirine dikkat çekti:
"Halit ile hep konuşuyorduk. Yoksa ben bunları nereden bilebilirim? Ve benim bunları bilmeme şaşırdı komutanlar. Halit üç kere bayılma geçiriyor. Halit orada şehadete eriyor. Oğlum ilk gittiği günden beri 'Anne susuzluk var burada' diyordu. Çeşmeler kırıkmış. Kartlı olan alabiliyormuş kantinden ve otomattan. Orada da sudan çok kahveler ve gazlı içeçekler varmış. Suya erişmeleri engelleniyor. Yani talim yerinde su bulacakları yer yok ve koğuşlarında sebil yok. Klimaları bozukmuş. Halit şehadete eriyor ve hemen ardından klimalar yenileri mi takılıyor artık onlar görüyor, klimalar çalışıyor. Her yere sebil koyuyorlar. Askerlere sular dağıtılıyor. Çeşmeler onarılıyor."
"BAŞKA HALİTLER GİTMESİN"
Adli sürecin takipçisi olacağını vurgulayan Kamuran Kesmen, ifadesinde tüm detayları anlattığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Halit bana her şeyini anlatırdı. İyi ki de anlatmış ki bazı şeyler ortaya çıkıyor. Çıksın diye konuşuyorum. Yoksa 'Allah rahmet eylesin' dersin ama başka Halitler gitmesin benim derdim. Kolay mı yetişiyor bir evlat? Ben gencecik fidanı vermişim. Susuz nasıl bırakırsın sen? Hepsi hesap verecek. Ama yine diyorum, iyilere sözüm yok, o şerefli üniformaları hak eden giysin. Benim ciğerim yanmış ve ben yine onlara laf kondurmuyorum. 'O benim askerim, kıymetli' diyorum."
SÜREÇTE NE OLMUŞTU?
25 Temmuz 2025’te meydana gelen olayda Hayrullah Halit Karaman ve Semih Erdoğan şehit olmuş, Adli Tıp raporu vefatların "hipertermi" sonucu gerçekleştiğini doğrulamıştı.
Milli Savunma Bakanlığı, olayda ihmali olduğu belirlenen alay ve tabur komutanı dahil 4 personelin TSK ile ilişiğinin kesildiğini, 8 personele ise disiplin cezası verildiğini açıklamıştı.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli soruşturma devam ediyor.