Cumhuriyet'te yer alan habere göre; Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016 tarihinde düzenlediği hain darbe girişiminin ardından çıkan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile birlikte kamudan yaklaşık 125 bin memur ihraç edildi. Bunların 4 bin 259’u ise KESK üyesiydi. Bu süreçte birçok emekçi, ihraçların yarattığı koşullar nedeniyle yaşamını yitirdi. Yine OHAL Komisyonu’nun geç gelen kararlarıyla, ölümlerinden sonra görevlerine iade edilen emekçiler oldu. Bugün itibarıyla KESK’li memurlardan yüzde 52’si tüm özlük haklarıyla görevlerine döndü ancak 2 bini aşkın memur hâlâ görevinden uzakta. Darbe girişiminin üzerinden bugün tam 10 yıl geçti ancak KHK’nin getirdiği hukuksuzluklar sürüyor.
KESK, hukuksuzlukların sona ermesi ve adaletin tesis edilmesi talebiyle 17 Temmuz saat 15.30’da Adalet Bakanlığı önünde kitlesel bir basın açıklaması gerçekleştirecek, ardından 24 saat sürecek adalet nöbetine ve oturma eylemini yapacak.
‘MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRECEK’ MESAJI
KESK yaşanan hukuksuzluklara karşı ortak mücadele çağrısı yaptı. Konfederasyonları dışındaki diğer sendika ve konfederasyonların ihraç edilen üyelerini ilk günden itibaren görünmez kılmayı tercih ettiğini, onları mücadele gündeminin dışına ittiğini savunan KESK ihraç edilen üyelerini hiçbir zaman yalnız bırakmadığının altını çizdi ve konfederasyonun Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz’ün, Haber-Sen Genel Başkanı Mesut Balcan’ın, SES Eş Genel Başkanı Mehmet Sıddık Akın’ın ve merkez yürütme kurullarında görev yapan çok sayıda ihraç emekçinin sendikal mücadeleyi en ön saflarda sürdürmesinin, bunun en somut kanıtı olduğunu vurguladı. KESK, son ihraç edilen kamu emekçisi de bütün özlük haklarıyla görevine dönene, KHK rejiminin yarattığı bütün mağduriyetler giderilene kadar mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğini açıkladı.
‘GELECEĞİMİZ ELİMİZDEN ALINDI’
15 Temmuz’daki hain darbe girişiminin 10. yılında, yaratılan KHK mağduriyetlerinin hala sürmesine ilişkin KESK gazetemize açıklamalarda bulundu. Kimden gelirse gelsin, askeri ya da sivil bütün darbelere, darbe girişimlerine ve halkın iradesini gasp eden her türlü antidemokratik müdahaleye karşı olduklarını belirten KESK, “Çünkü darbeler; emeğin, demokrasinin, özgürlüğün ve halkın ortak geleceğinin düşmanıdır. Ancak 15 Temmuz sonrasında ilan edilen OHAL ve çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler, darbecilerle mücadele sınırlarını aşmış; milyonlarca yurttaşı etkileyen kalıcı bir hukuksuzluk rejimine dönüşmüştür. İktidarın “Allah’ın lütfu” olarak tanımladığı bu süreç, biz emekçiler açısından ekmeğimizin, işimizin, mesleğimizin ve geleceğimizin elimizden alınmasının adı olmuştur” açıklamasını yaptı.




