Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin, "Hâlâ sonuçlanmamış bir dava üzerinden siyasi sonuç doğuracak kararlar verilmesi kabul edilemez. Bu hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmeli, ülkemizi istikrarsızlığa, kutuplaşmaya ve demokrasi krizine sürükleyecek bu yanlıştan acilen dönülmelidir" açıklamasını yaptı.
Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Merkezi, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptaline ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"CHP nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı sonrasında muhalefetin yükselişini ve yerel seçimlerin birinci partisi olmasını sindiremeyen
AKP'nin, kaybettiği belediyelere kayyum atayarak seçmenin iradesini gaspetmesini, belediye başkanlarını ve yöneticilerini, öğrencileri, gazetecileri, sendikacıları tutuklamasını ve nihayetinde dava sonuçlanmadan tedbirli mutlak butlan kararı girişimlerini, bir partinin üyelerinin verdiği kararı yok saymasını kabul etmiyoruz.
Demokrasinin sağlıklı işlemesi için özgürlükler ve hukuk devleti birlikte var olmalıdır. Gerçek bir demokraside seçimlerin adil yapılması gerekir. Bunun yanında ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, muhalefetin varlığı ve temel hakların korunması da gerekir.
Yargı eliyle halkın iradesini hiçe sayarak siyasete yön vermeye çalışan, seçimleri ve sandığı kabul etmeyen bu hukuksuz durum demokrasimize vurulmuş çok büyük bir darbedir. Ülkemizdeki demokrasi geleneği, Orta Doğu'da süren ve sonu belli olmayan savaşların gölgesinde hiçbir şey uğruna heba edilmemelidir. Bu mesele sadece CHP nin değil, sandık ıradesının, hukuk devletinin ve Türkiye demokrasisinin meselesidir.
Adalete ve demokrasiye olan güven yitirilirse barıştan ve refahtan söz etmenin bir anlamı olmayacaktır.
Hâlâ sonuçlanmamış bir dava üzerinden siyasi sonuç doğuracak kararlar verilmesi kabul edilemez. Bu hukuksuz uygulamalara bir an önce son verilmeli, ülkemizi istikrarsızlığa, kutuplaşmaya ve demokrasi krizine sürükleyecek bu yanlıştan acilen dönülmelidir. Demokrasiye, sandığa ve hukuk devletine sahip çıkmak; yalnızca bir siyasi partiyi değil, Türkiye'nin ortak geleceğini, toplumsal barışını ve seçmen iradesini savunmaktır. Hak, hukuk ve halk iradesinin yanında durmak, yalnızca siyasal bir tavır değil, toplumsal vicdanın gereğidir."





