Güzellik ve estetik merkezlerinde işlem öncesi ve sonrası çekilen müşteri fotoğraflarının sosyal medya hesaplarında reklam amacıyla paylaşılması, kişisel verilerin korunmasına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Hukukçu Sabri Canbolat, müşterinin fotoğrafının çekilmesine izin vermesi ile bu fotoğrafın Instagram, Facebook veya işletmenin internet sitesinde yayımlanmasına izin vermesinin farklı işlemler olduğunu belirtti.
Canbolat, verilen rızanın hangi amaç ve kapsamı içerdiğinin açık olması gerektiğini belirterek, "Kişinin fotoğrafının yalnızca çekilmesine izin vermesi ile bu fotoğrafın işletmenin Instagram, Facebook veya internet sitesinde reklam amacıyla yayımlanmasına izin vermesi aynı şey değil" dedi.
Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na (KVKK) göre ise açık rızanın mutlaka yazılı olması gerekmiyor, sözlü, yazılı veya elektronik ortamda alınabiliyor. Ancak rızanın belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayalı, özgür iradeyle verilmiş ve ispatlanabilir olması gerekiyor.
Güzellik merkezlerindeki mahremiyet tartışması, geçtiğimiz günlerde Bakırköy'de ortaya çıkan soruşturmayla da gündeme gelmişti. Dört kadının şikâyeti üzerine başlatılan soruşturmada, bir güzellik merkezinin soyunma ve işlem alanlarında gizli kamera düzenekleri bulunduğu, müşterilere ait görüntülerin izinsiz kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı belirlenmişti. İş yerinde biri aktif olmak üzere 7 gizli kamera düzeneği ele geçirilmişti.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında görüntülerin yayımlandığı Telegram kanalının yöneticisi olduğu belirlenen bir şüpheli de tutuklanmış, incelenen arşivde güzellik merkezlerinin yanı sıra mağaza kabinleri, otel odaları ve günlük kiralık evlere ait olduğu belirtilen mahrem görüntüler de tespit edilmişti.
Canbolat, görüntülerin hukuka aykırı biçimde kaydedilmesi veya paylaşılmasının olayın niteliğine göre ceza ve idari yaptırımlar doğurabileceğini belirterek, hapis ve yüksek tutarlı para cezalarının gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.




