CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, “Paranın Saltanatı: Çürüyen Siyaset, Aşınan Değerler” başlıklı yazılı açıklamasında ekonomik gücün yalnızca gelir dağılımını değil, toplumsal değerleri ve siyaset anlayışını da etkilediğini savundu.

Tekin, geçmişte savunulan ilkelerin zamanla çıkar hesaplarının gerisine düşmesinin siyasetin toplum yararından uzaklaşmasına neden olduğunu ifade etti. Değerlerin para üzerinden ölçülmeye başlandığı bir ortamda adalet, liyakat, emek ve hakkaniyetin korunmasının zorlaştığını belirtti.

“EN AĞIR BEDELİ TOPLUM ÖDER”

Ekonomik gücün siyasi ve toplumsal güce dönüşmesini eleştiren Tekin, geniş kesimlerin işsizlik, hayat pahalılığı ve gelecek kaygısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi.

Tekin, “Para her şeyi satın alabilecek bir güç haline geldiğinde, en ağır bedeli yine toplumun geniş kesimleri öder” dedi.

Siyasetin temel görevinin toplumun farklı kesimlerinin hakkını ve hukukunu korumak olduğunu belirten Tekin, kamu kaynaklarının toplum yararına kullanılması gerektiğini ifade etti. Siyasetin belirli kişi veya grupların çıkarlarına hizmet eden bir araca dönüşmesinin ise toplumsal güveni zedelediğini savundu.

Minecraft tutkusu ailesini borca soktu: 9 yaşındaki çocuk 118 bin dolar harcadı...
Minecraft tutkusu ailesini borca soktu: 9 yaşındaki çocuk 118 bin dolar harcadı...
İçeriği Görüntüle

“BİZ NE ZAMAN DEĞERLERİMİZİ PARANIN DEĞERİNE GÖRE ÖLÇMEYE BAŞLADIK?”

Bir ülkenin gerçek zenginliğinin yalnızca ekonomik büyüklüklerle ölçülemeyeceğini belirten Tekin, insan onuru, emeğin karşılığı, adalete duyulan güven ve geleceğe ilişkin umutların da toplumsal refahın parçası olduğunu söyledi.

Tekin, “Daha fazla para hırsına değil, daha fazla adalete, daha fazla vicdana ve daha fazla toplumsal sorumluluğa ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Sözlerini, “Biz ne zaman değerlerimizi paranın değerine göre ölçmeye başladık?” sorusuyla sürdüren Tekin, ekonomik gücün değerlerin önüne geçmemesi gerektiğini dile getirdi.

“VİCDANI BİLE FİYATLANDIRDILAR”

Tekin, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da benzer eleştirilerini sürdürdü.

Toplumun büyük bölümünün geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde bazı kesimlerin servet, çıkar ve güç üzerinden yeni imkanlar oluşturmasını eleştiren Tekin, “Yazıklar olsun; paranın satın alamayacağı hiçbir değer bırakmadılar, vicdanı bile fiyatlandırdılar” dedi.