CHP’den tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk edilen ve partideki tüm görevlerinden uzaklaştırıldıkları duyurulan 9 milletvekilinden biri olan Ali Mahir Başarır, Onlar TV’de gazeteci Şule Aydın’ın konuğu oldu.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla yeniden genel başkan olduğu CHP’de kriz sürerken Başarır, “Cumhurbaşkanı olmak istemeyen Kılıçdaroğlu bugün ne istiyor?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Demek ki görevi daha bitmemiş bu ülke için, partisi için, muhalefet için ya da bitmeyecek bizim bir çilemiz varmış, öyle algılıyorum. Mutlaka onda, kesinlikle onun bir görevi var. Bir görev varmış, kasetle başlayan bu süreç buraya kadar geldi. En son yapması gereken şey, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurumsal olarak da sarayın bir uydusu yapmak istemesi. Bu kadar basit.
"ÇOK KÖTÜ PROJEYMİŞ"
Şimdi ben bu adamdan ne bekleyebilirim bu dakikadan sonra? Bana diyorlar ki saygı göster. Benim ona saygı göstermemin hiçbir önemi yok. Saygı zorla gösterilmez. Saygı, milyonların, insanların gösterebileceği, hissedebileceği bir duygu. Benim ona karşı bir duygum da kalmadı. Ve hakaret de etmiyorum. Kemal Bey maalesef çok kötü bir projeymiş.”
Başarır'ın bu sözlerine CHP İstanbul İl Başkanlığı'na atanan çağrı heyetinde yer alan eski CHP Milletvekili Gürsek Tekin çok sert yanıt verdi.
Tekin şunları yazdı:
Kemal Kılıçdaroğlu’na “proje”, “görevli” ya da benzeri imalarda bulunmak, CHP’nin yakın tarihine ve milyonlarca partilinin iradesine hakaret etmektir.
Evet, Sayın Kılıçdaroğlu’nun bir hatası varsa; o da kendisine bugün bu sözleri söyleyenleri siyasete taşıması, milletvekili yapması ve makam sahibi haline getirmesidir. Ancak proje arayanlar aynaya bakmalıdır.
Proje olan Kemal Kılıçdaroğlu değil; CHP’nin kurumsal hafızasını, geleneklerini ve birleştirici kimliğini tahrip eden anlayıştır. CHP’nin başına gelmiş en büyük siyasi operasyon, partiyi kendi iç hesaplaşmalarının aracı haline getiren bu kadrolardır.
Düne kadar Kemal Bey’in gölgesinde siyaset yapıp bugün ona hakaret edenlerin samimiyetinden de siyasi ahlakından da söz edilemez. CHP’ye zarar veren, ayrıştıran ve kutuplaştıran bu üslup partinin değil, kişisel ikbal hesaplarının ürünüdür.
Sert bir final istiyorsanız, kişisel hakaret yerine siyasi ağırlığı olan bir sertlik daha etkili olur. Örneğin:Ali Mahir Başarır’ın Sayın Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kullandığı ifadeler siyasi eleştirinin değil, vefasızlığın ve hadsizliğin göstergesidir.
Kemal Kılıçdaroğlu’na “proje” diyenler önce kendi siyasi geçmişlerine baksınlar. Dün onun sayesinde siyaset sahnesine çıkanların bugün dönüp ona iftira ve imalarda bulunması siyasi ahlakla bağdaşmaz.
Eğer bir hata aranacaksa, Sayın Kılıçdaroğlu’nun hatası; CHP’nin köklü geleneklerini temsil edecek kadrolar yerine, bugün partiyi şahsi hesaplarının aracı haline getiren bazı isimlere fırsat vermiş olmasıdır.
Kemal Kılıçdaroğlu’na proje diyenler şunu bilsin: Proje olan Kemal Bey değil, CHP’yi kendi siyasi kariyerlerinin basamağı olarak gören anlayıştır. CHP’nin gerçek yükünü taşıyanlar ile siyasetin rüzgârına göre yön değiştirenler milletimizin vicdanında zaten ayrışmıştır.
Ve son olarak; Kemal Kılıçdaroğlu’na dil uzatan bu zıp zıp siyasetçiler şunu unutmasın: CHP’ye emek veren liderler gelip geçici değildir. Asıl gelip geçici olanlar, makam ve koltuk sayesinde görünür olup kendilerini siyaset devi zanneden zip zıplardır.




