CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amasya Suluova Şeker Fabrikası’nın yaklaşık 4 milyar 700 milyon liraya ulaşan borç yükü nedeniyle ciddi finansal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek borçların yapılandırılması, faiz yükünün azaltılması ve üretimin sürdürülebilmesi için çözüm çağrısında bulundu. Gürer, şeker fabrikalarının yaşadığı sorunların araştırılması amacıyla CHP olarak TBMM’ye araştırma önergesi vereceklerini açıkladı.
TBMM’de basın toplantısı düzenleyen Gürer, fabrikanın borç yükünden kaynaklanan finansal sorunlarını, şeker pancarı üretimindeki daralmayı ve bu gelişmelerin tarım, hayvancılık ve istihdam üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
CHP heyetiyle Amasya Suluova Şeker Fabrikası’nı ziyaret ettiklerini belirten Gürer, fabrikanın borç yükünden kaynaklanan sorunları yetkililerden dinlediklerini söyledi. Gürer, Suluova’da Ziraat Odası, Sanayi ve Ticaret Odası ile Kırmızı Et Birliği temsilcilerinin yanı sıra işsiz kalan maden işçileriyle de görüştüklerini ifade etti.
PANCAR ÜRETİMİNDE DARALMA UYARISI
Türkiye’de 2026 yılında 22 milyon ton şeker pancarı üretilmesinin ve bu üretimden 2 milyon 800 bin ton şeker elde edilmesinin beklendiğini belirten Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının 2026-2027 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3 bin 720 lira olarak belirlemesinin üreticileri memnun etmediğini söyledi.
Gürer, düşük alım fiyatı nedeniyle fiyatın yeniden düzenlenmesinin de çiftçilerin talepleri arasında bulunduğunu belirterek, “Düşük alım fiyatı nedeniyle fiyatın revize edilmesi de çiftçilerin talepleri arasında” dedi.
Amasya Suluova Şeker Fabrikası’nın Amasya, Samsun, Tokat ve Çorum’da yaklaşık 70 bin ortağı bulunan bir kooperatif tarafından yönetildiğini kaydeden Gürer, fabrikanın yıllık yaklaşık 80 bin ton şeker kotasına sahip olduğunu ifade etti.
Fabrikanın üretiminin bölge hayvancılığına, nakliye sektörüne ve ticarete katkı sağladığını belirten Gürer, alternatif ürünlerle yaşanan fiyat rekabeti ve iklim koşulları nedeniyle pancar ekim alanlarının daralmasının ham madde teminini ve şeker kotasının etkin kullanımını olumsuz etkileyebileceğine dikkati çekti.
Gürer, 2023 yılına kadar kârlı olduğunu belirttiği fabrikanın kredi borçlarını ödeyememesi ve enflasyon nedeniyle gelir-gider dengesinin bozulması sonucunda ciddi bir krizle karşı karşıya kaldığını savundu.
Bankalara ödenen faiz tutarının 2026 yılında yaklaşık 24 kat arttığını, borç yükünün ise 4,4 kat büyüdüğünü belirten Gürer, 70 bin ortaklı Amasya ve Turhal Pancar Ekicileri Kooperatifinin iştiraki olan fabrikanın ekonomik sorunlar nedeniyle borç sarmalına sürüklendiğini ifade etti.
“HUKUKİ VE MALİ BİR ÇÖZÜM MODELİ MUTLAKA GELİŞTİRİLMELİDİR”
Amasya Suluova Şeker Fabrikası’nın başta Halk Bankası olmak üzere kamu bankalarına 3 milyar 900 milyon lira, Türkşeker’e ise 840 milyon liraya yaklaşan borcu bulunduğunu belirten Gürer, toplam borç yükünün yaklaşık 4 milyar 700 milyon liraya ulaştığını söyledi.
Fabrikanın gelirlerinin önemli bölümünü borç ve faiz ödemelerine ayırmak zorunda kaldığını savunan Gürer, bu durumun işletme sermayesini ve üretimin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilediğini belirtti.
Gürer, çözüm önerilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Sorunun kalıcı olarak çözümlenmemesi, üretim faaliyetleri açısından ciddi risk oluşturmaktadır. Şirketin kamuya olan borç yükünün azaltılması ve mali yapısının sürdürülebilir hale getirilmesi gereklidir. Bu kapsamda şirketin borçlarının yapılandırılması, faizlerinin silinmesi, ek destek sağlanması ve borç yükümlülüklerinin indirilmesi yönünde bir çalışma yapılmasına ihtiyaç vardır.
Kısmi kota devri için yasal düzenlemeler yapılarak yaklaşık 40 bin ton şeker kotasının Türkşeker’e devredilmesi ve elde edilecek ekonomik değer üzerinden kamuya olan borçlarının tamamen mahsup edilmesinin yolu açılmalıdır. Şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlayacak, kamu alacaklarının tahsilini güvence altına alacak ve tüm tarafları gözeten hukuki ve mali bir çözüm modeli mutlaka geliştirilmelidir.
2023 yılına kadar üretim ve satış sorunları bulunmayan şirket, 2023 yılından sonra yaşanan ve devam eden makroekonomik göstergelerdeki ve yapılardaki bozulma, finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar ve yüksek faiz ortamı nedeniyle zarar eder duruma gelmiştir.”
“ŞEKER FABRİKALARININ SORUNLARINA ÇÖZÜM ÜRETİLMELİDİR”
Benzer sorunların başka şeker fabrikalarında da yaşandığını belirten Gürer, mevcut tablonun devam etmesi halinde pancar ekim alanlarının ve üretici sayısının azalabileceğini, tatlandırıcı ve nişasta bazlı şurupların pazar payının ise artabileceğini söyledi.
Gürer, bu durumun bölge hayvancılığını, küspe ve melas üretimini, tarımsal üretimi ve istihdamı olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Şeker fabrikalarının yalnızca işletme sorunları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Gürer, şu ifadeleri kullandı:
“Üretim altyapısının zayıflaması ve ekonomik değerlerin atıl kalması riski de unutulmamalıdır. Bu nedenle şeker fabrikaları yalnızca bir işletme sorunu olarak görülmemeli, bölgeye etkileri dikkate alınmalıdır. Özellikle özel sektör dışındaki, başta kooperatifler olmak üzere şeker fabrikalarının bir bütün olarak ele alınması ve sorunlarına çözüm üretilmesi gerekmektedir.”
Gürer, Amasya Suluova Şeker Fabrikası başta olmak üzere şeker fabrikalarının finansal sorunlarının ve borç yüklerinin giderilmesi, pancar üretimindeki daralmanın önlenmesi için destek sağlanması ve yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtti.
Şeker fabrikalarının yaşadığı sorunların tarımsal üretim, hayvancılık, istihdam ve bölgesel kalkınma üzerindeki etkilerinin araştırılması amacıyla CHP olarak TBMM’ye araştırma önergesi vereceklerini duyurdu.




