Güneş enerjisinden elektrik üretiminde kullanılan fotovoltaik panellere alternatif olmayı amaçlayan yüzer termal şamandıra teknolojisi, enerjiyi doğrudan ısı farkından elde etmeye dayanıyor. Su üzerinde konumlandırılan sistem, güneş ışığını yoğunlaştırarak yüksek sıcaklık oluştururken alt bölümünü suyla temas halinde tutarak sıcaklık farkından elektrik üretmeyi hedefliyor.
SICAKLIK FARKI ELEKTRİĞE DÖNÜŞÜYOR
Sistemde özel mercekler aracılığıyla güneş ışınları belirli bir noktaya yoğunlaştırılıyor. Bu bölümde sıcaklığın 500-600 derece seviyelerine çıkarılması hedeflenirken, şamandıranın suya temas eden alt tarafı yaklaşık 50 derece civarında tutuluyor.
Ortaya çıkan sıcaklık farkı, termokupl adı verilen malzemeleri harekete geçiriyor. Sistem, Seebeck etkisi olarak bilinen termoelektrik prensip üzerinden ısı enerjisini doğrudan elektrik enerjisine dönüştürüyor.
Su yüzeyinin doğal bir soğutucu olarak kullanılmasıyla sıcak ve soğuk bölgeler arasındaki farkın artırılması amaçlanıyor.
KARA ARAZİSİNE İHTİYAÇ DUYMUYOR
Yüzer yapı sayesinde sistemin geniş kara alanlarını işgal etmemesi, tarım arazilerinin enerji üretimi için kullanılmasının önüne geçilmesi ve baraj ile göllerdeki su buharlaşmasının azaltılması hedefleniyor.
Teknolojiyi geliştiren şirketin verilerine göre deneysel çalışmalarda metrekare başına 670 watt enerji yoğunluğuna ulaşıldığı belirtiliyor. Aynı verilere göre sistemin watt başına tahmini maliyeti 0,55 euro, yatırımın geri dönüş süresi ise 3,18 yıl olarak hesaplanıyor.
TİCARİLEŞMEDE TESTLER BELİRLEYİCİ OLACAK
Bununla birlikte söz konusu verilerin halen deneysel aşamadaki bir teknolojiye ilişkin şirket tahminleri olduğu belirtiliyor. Termoelektrik malzemelerin dönüşüm verimliliğinin standart güneş panellerine kıyasla sınırlı kalabilmesi, sistemin yaygınlaşması açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Güneş ışığını yoğunlaştırmak için kullanılan merceklerin gün boyunca güneşi takip etmesini sağlayacak mekanik sistemlerin de işletme maliyetlerini artırabileceği değerlendiriliyor.
Şirketin Singapur’da gerçekleştirdiği ilave ünite testleri ile Asya, Orta Doğu ve Avrupa pazarlarına yönelik yayılma planlarının, teknolojinin gerçek ticari potansiyelini ortaya koyması bekleniyor. Yarı iletken malzemeler ve metallerin kullanımı nedeniyle teknolojinin madencilik ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmasının ise mümkün olmadığı belirtiliyor.




