Gümüş, jeopolitik riskler ve güvenli liman talebinin etkisiyle 2026’da da yatırımcıların gözdesi olmayı sürdürüyor. Zirve seviyelerin ardından kâr satışlarının etkisiyle fiyatlar 88.53 dolara kadar geri çekilse de güçlü seyrini koruyor. TEFAS verileri, gümüş fonlarının kısa ve uzun vadede altın fonlarını geride bıraktığını ortaya koyuyor.
Nefes'ten İlkay Akkaya'nın haberine göre, Fon Bilgilendirme Platformu TEFAS verileri, gümüş fonlarının kısa ve orta vadede altın fonlarına kıyasla belirgin şekilde ayrıştığını ortaya koydu. Yılbaşından bu yana geçen 16 günde gümüş fonlarında getiriler yüzde 19-25 aralığında gerçekleşirken, son 6 aylık dönemde yüzde 130-144, son bir yılda ise yüzde 233-247 aralığında dikkat çekici kazançlar sağlandı. Yılbaşından bu yana altın fonlarında getiriler yüzde 7-2 bandında kaldı.
Yatırım talebinin yanı sıra sanayi kullanımının da artması, özellikle yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar ve teknoloji sektörlerinden gelen güçlü taleple birlikte gümüşü altından ayrıştırıyor; bu tablo, fiyatlardaki dalgalanmalara rağmen gümüş fonlarının yatırımcılar için cazibesini koruyabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, geçen yıl altın ve gümüşü öne çıkaran dinamiklerin bu yıl da etkisini artırarak devam ettiğine dikkat çekiyor. Yıla Venezuela kaynaklı gerilimle girilirken, Grönland ve İran ekseninde gündeme gelen yeni jeopolitik riskler küresel ölçekte güvenli liman ihtiyacını canlı tutuyor. Bu konjonktürde kıymetli maden fonlarının, 2026 boyunca da portföylerde hem koruyucu hem de kazanç potansiyeli sunan araçlar olarak ön planda kalması bekleniyor.
Borsa İstanbul BİST100 endeksinin yeni yıla rekorla başlaması, son iki yıldır enflasyonun altında getirisiyle yatırımcısını üzen hisse senedi fonlarını da hareketlendirdi. TEFAS verilerine göre yılbaşından bu yana hisse senedi fonları yüzde 8.19 getiri sağladı. Ancak 12 bin 668 puan seviyesinde bulunan BİST100 endeksi ise getirisiyle hisse fonlarını geride bırakmaya devam ediyor.