Akbelen direnişçisi Esra Işık hakkında karar
Akbelen direnişçisi Esra Işık hakkında karar
İçeriği Görüntüle

Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin son gelişmelerin ardından 2024 yılında hayatını kaybeden Doku'nun arkadaşı Rojvelat Kızmaz’ın ailesi, kızlarının intihar ettiği gerekçesiyle verilen takipsizlik kararının kaldırılması ve yeniden soruşturma başlatılması talebiyle Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Her iki dosyada da ciddi ihmaller bulunduğunu söyleyen Kızmaz ailesinin avukatı, kayıp başvurularına rağmen arama çalışmalarının geciktiğini, kamera kayıtları ile kritik verilerin zamanında incelenmediğini ve kapsamlı soruşturma yürütülmediğini belirtti.

Gülistan Doku'nun yakın arkadaşı Rojvelat Kızmaz, Şubat 2024’te Hasankeyf'te ölü bulunmuş ve bu durum intihar olarak kayıtlara geçmişti.

Rojvelat Kızmaz’ın ailesi, Gülistan Doku dosyasında gelinen son aşamanın ardından kızları açısından daha önce var olan soru işaretlerine yenilerinin eklendiği gerekçesiyle kızlarının ölümüne ilişkin verilen takipsizlik kararının kaldırılması için Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na dilekçe verdi.

Başvurunun ardından Kızmaz ailesi ve avukatları adliye önünde basın açıklaması düzenledi.

Avukat Sümeyye Gültekin Aykut, Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan son gelişmelerin Rojvelat Kızmaz dosyasıyla ortak yönler taşıdığına işaret ederek, söz konusu benzerliklerin hukuken “yeni delil” olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Her iki dosyada da ciddi ihmaller bulunduğunu vurgulayan Aykut, kayıp başvurularına rağmen arama çalışmalarının geciktiğini, kamera kayıtları ile kritik verilerin zamanında incelenmediğini ve kapsamlı soruşturma yürütülmediğini belirtti. Aykut ayrıca, sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmadığını dile getirdi.

Yaşananların basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Aykut, “Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesidir” dedi.

Kadınların kaybolduğu ya da şüpheli şekilde hayatını kaybettiği olaylarda devletin etkin soruşturma yürütme yükümlülüğüne dikkati çeken Aykut, “Adaletin gecikmesi yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına bir sonuç doğurmaktadır. Cezasızlık sürdükçe benzer ihlallerin önü açılmaktadır" diye konuştu.

Rojvelat Kızmaz'ın ağabeyi Mehmet Kızmaz da kardeşinin kaybolduğuna yönelik ihbar yapmalarından itibaren üç gün boyunca kolluk kuvvetleri tarafından arama çalışması yapılmadığını ifade ederek, şunları söyledi:

“Üç gün boyunca kız kardeşim yaşıyordu. Neden bir arama yapılmamış üç gün boyunca? MOBESE’si var buranın. Kavşak belli. Nereye gidersen git o kavşaktan gidileceği belliyken kameraya bakılmayıp üç gün boyunca orada ölüme terk edilmesi… Bir el uzatılmasını beklemiş. Değil el uzatılması, itilmiş. Muamele bu. Yani üç gün boyunca yaşıyor olup da aranmamasının sonucu bu.”

Rojvelat Kızmaz'ın avukatlarının açıklamasının tamamı şöyle:

"Rojvelat Kızmaz’ın ailesi; biz avukatları, Özgürlük için Hukukçular Derneği Batman Şubesi, İnsan Hakları Derneği Batman Şubesi ve Batman Barosu Kadın Hakları Merkezi kurum temsilcileri ile birlikte bugün, daha önce kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyalarına ilişkin yeniden soruşturma açılması ve KYOK kararlarının kaldırılması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmek üzere ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunduk.

Bu başvuru, yalnızca tekil bir dosyanın yeniden ele alınması talebi değildir. Aynı zamanda, yıllardır kamuoyunun vicdanında yer eden ve hâlâ aydınlatılamayan Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan gelişmeler ile Rojvelat Kızmaz dosyasının ortak yönlerinin hukuken yeni delil niteliğinde değerlendirilmesi talebidir.

Gülistan Doku dosyasında yıllar sonra gelinen aşama, başlangıçtan itibaren etkin ve özenli bir soruşturma yürütülmediğini açıkça ortaya koymuştur. Bu durum, yalnızca bir dosyaya özgü değildir. Rojvelat Kızmaz dosyasında da kayıp başvurusu yapılmasına rağmen arama faaliyetlerinin gecikmesi, delillerin zamanında toplanmaması ve soruşturmanın derinleştirilmemesi aynı şekilde karşımıza çıkmaktadır.

Her iki dosyada da; kayıp başvurularına rağmen derhal ve etkili arama yapılmaması, kamera kayıtları ve kritik verilerin zamanında incelenmemesi, olayların tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik kapsamlı bir soruşturma yürütülmemesi, sorumluluğu bulunan kişi ve kamu görevlileri hakkında etkin işlem yapılmaması, gibi ortak ve sistematik nitelikteki eksiklikler bulunmaktadır.

Bugün geldiğimiz aşamada, Gülistan Doku dosyasında ortaya çıkan yeni gelişmeler ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki adımlar, Rojvelat Kızmaz dosyasının da yeniden ele alınmasını zorunlu kılmaktadır. Çünkü bu dosyalar birbirinden bağımsız değil; aynı ihmal zincirinin, aynı cezasızlık pratiğinin ve aynı yapısal sorunların birer yansımasıdır.

Bu nedenle yaptığımız başvuruda açıkça ifade ettik:

Bu dosyalarda söz konusu olan durum basit bir ihmal değildir. Bu durum, yaşam hakkının korunmasına ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ve bu ihlallerin sistematik biçimde görmezden gelinmesidir.


Kadınların kaybolduğu, şüpheli şekilde yaşamını yitirdiği olaylarda devletin yükümlülüğü yalnızca sonuca bakmak değildir. Aynı zamanda önleyici, koruyucu ve etkin soruşturma yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinde, ortaya çıkan tablo yalnızca bireysel bir olay değil, kamusal sorumluluğun ihlalidir.

Bizler bugün buradan açıkça ifade ediyoruz: Rojvelat’ın dosyasına ilişkin KYOK kararları kaldırılmalıdır. Soruşturmalar tüm yönleriyle yeniden ve etkin şekilde yürütülmelidir. İhmalde bulunan kamu görevlileri dahil olmak üzere tüm sorumlular hakkında gerekli işlemler derhal başlatılmalıdır.

Gülistan Doku için yıllardır sorulan “Ne oldu?” sorusu, bugün Rojvelat Kızmaz için de geçerlidir. Bu sorular cevapsız bırakılamaz.

Adaletin gecikmesi, yalnızca bir dosyanın değil, toplumun tamamının zararına sonuç doğurmaktadır. Cezasızlık sürdükçe benzer ihlallerin tekrar etmesinin önü açılmaktadır.

Bu nedenle buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz:

Hakikat ortaya çıkarılıncaya, sorumlular yargılanıncaya ve adalet tesis edilinceye kadar bu sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."