Goldman Sachs, Türkiye ekonomisine yönelik yayımladığı son değerlendirmede enflasyon dinamiklerini yeniden ele aldı. Kurumun analizinde, büyüme, enerji fiyatları, ücretler ve döviz kurunun enflasyon üzerindeki etkileri incelenirken, dezenflasyon sürecinde ekonomik büyümedeki yavaşlamanın belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekildi.

Raporda, daha önce yapılan çalışmalarda Türkiye'de enflasyonun temel belirleyicisi olarak döviz kurunun öne çıktığı, büyümenin etkisinin ise daha sınırlı değerlendirildiği hatırlatıldı. Goldman Sachs ise kendi analizlerinin büyüme ile enflasyon arasında daha güçlü bir ilişkiye işaret ettiğini belirtti.

Kurum, mevcut dezenflasyon sürecinin de bu tespiti desteklediğini ifade etti. Raporda, çekirdek enflasyon eğiliminin 2024'ün ilk yarısında ekonomik aktivitedeki yavaşlamayla birlikte aşağı yönlü hareket etmeye başladığı belirtildi.

Bu dönemin, mevcut ekonomik döngü içerisinde talep ve enflasyonun birlikte ve kalıcı biçimde yavaşladığı tek dönem olduğuna işaret edildi.

Goldman Sachs, TL'deki daha hızlı değer kaybı eğiliminin devam edeceği beklentisi ve enflasyon beklentilerindeki yükseliş nedeniyle 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27,5'ten yüzde 29'a çıkardı.

Raporda, TCMB'nin dolarizasyonu sınırlamak amacıyla daha hızlı kur ayarlamasını uzun süre yüksek faiz politikasıyla birlikte sürdüreceğinin öngörüldüğü belirtildi.

Ayrıca finansal koşulların sıkı tutulabilmesi için makroihtiyati tedbirlerin, özellikle de kredi büyümesine yönelik sınırlandırmaların kullanılmaya devam edileceği ifade edildi.

Verginin 4’te 1’i faize gitti: Bütçede alarm veren tablo
Verginin 4’te 1’i faize gitti: Bütçede alarm veren tablo
İçeriği Görüntüle

Bu çerçevede Goldman Sachs, repo faizinin yılın geri kalan bölümünde değişmeden kalmasını ve fonlamanın dördüncü çeyreğe kadar gecelik borç verme penceresi aracılığıyla sürdürülmesini beklediğini bildirdi.