YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'na tepki gösterdi. Anlaşmanın Türkiye'yi mevcut çatışmaların parçası haline getirebileceğini savunan Gökçen, “Bugün Trump'a kendi halkı ona hayatının dersini verirken biz Trump'ın askeri olmayı reddediyoruz” dedi.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, dün TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen “Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” hakkında açıklama yaptı. Gökçen, X hesabından yaptığı paylaşımda anlaşmaya yönelik eleştirilerini ve partisinin ret oyunun gerekçelerini dile getirdi.
“TARİHE HAYSİYETLİ BİR DURUŞ BIRAKIYORUZ”
Mekke Anlaşması'nın uzun süre Meclis gündeminden uzak tutulduğunu savunan Gökçen, paylaşımında 1 Mart tezkeresi sürecini hatırlattı.
Gökçen, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Meclisten uzun süre kaçırılan, Suudi Arabistan'ın ve Pakistan'ın bizden daha çok bildiği Mekke Anlaşması sonunda önümüze geldi. 1 Mart tezkeresi görüşülürken sokaklarda 'savaşa hayır' sesleri yükselirken TBMM'de de bu sesi duyanlar, vicdanını dinleyenler vardı. Emperyalizmin maşası olmayı reddedenler vardı. Bugün de var. Bugün verdiğimiz ret oyları, kararı engellememize yetmese de tarihe haysiyetli bir duruş bırakıyoruz.
“TRUMP'IN ASKERİ OLMAYI REDDEDİYORUZ”
Anlaşmanın Türkiye açısından doğurabileceği sonuçlara dikkat çeken Gökçen, iş birliğinin ötesine geçen ve ülkeyi mevcut çatışmaların içine çekebilecek bir yükümlülüğe karşı olduklarını belirtti.
Gökçen, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
“Bugün Trump'a kendi halkı ona hayatının dersini verirken biz Trump'ın askeri olmayı reddediyoruz. Hangi ihtiyaçtan çıktığı belli olmayan, barış zamanı yapılacak bir anlaşmanın neden çatışma zamanında yapıldığına dair bir tek mantıklı bir açıklama bile yapılmadan, iş birliği ötesinde Türkiye'yi mevcut çatışmaların parçası haline getirecek, bunu konjonktür değişse bile 10 yıl terk edilemez bir yükümlülükle bağlayacak ve yine bu halkın çocuklarının canını riske atacak her tür girişimin karşısındayız.”





