Arayüz Kampanyası’nın 18-30 yaş arasındaki bin 255 gençle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, gençlerin yüzde 40’ı geçinemiyor, yüzde 39’u ise geçinse de birikim yapamıyor. Araştırmaya göre, gençlerin en çok güven duyduğu kurum yüzde 43 ile TBMM oldu. Yargıya güven yüzde 32'de, medyaya güven yüzde 26’da, siyasi partilere güven oranı ise yüzde 23'de kaldı. Hiçbir kuruma güvenmeyenlerin oranı ise yüzde 37 oldu. Önceki seçimde AKP'ye oy verdiğini belirten gençlerin yüzde 41'i ekonomi düzelmezse bir sonraki seçimlerde "oy vermeyeceğini" belirtti.
Arayüz Kampanyası’nın Türkiye genelinde 18-30 yaş arasındaki bin 255 gençle gerçekleştirdiği "Arayüz Gençlik Araştırması: Siyasi Eğilimler, Sosyal Konumlanma ve Mobilizasyon Araştırması 2026"nın sonuçları açıklandı.
Arayüz Kampanyası Direktörü Nevzat Taşçı ve Saha araştırmacısı Yusuf Said Akcakaya, araştırmanın detaylarını anlattı.
Bilgisayar destekli telefon anketi yöntemiyle 27-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırmada, gençlerin ekonomik durumları, duygu durumları, siyasete ilgileri, seçimlere katılım niyetleri ve siyasi temsil algıları ele alındı.
Araştırmada gençlere Türkiye’de karşılaştıkları en önemli sorunlardan en fazla iki tanesini belirtmeleri istendi. Ekonomi ve işsizlik, gençlerin en fazla dile getirdiği sorunlar olarak öne çıktı. Araştırmada, barınma, gelecek planı yapamama ve evlilik gibi başlıkların da gençler tarafından ekonomi ve istihdam sorunlarıyla bağlantılı değerlendirilebildiği belirtildi.
Araştırmada gençlerin geçinme durumları üç grupta ele alındı. Buna göre gençlerin yüzde 40’ı geçinemediğini, yüzde 39’u ise geçinebildiğini ancak birikim yapamadığını belirtti. Böylece gençlerin yaklaşık beşte dördünün ya geçinemediği ya da yalnızca geçinebildiği ve birikim yapamadığı görüldü. Çalışma durumuna göre bakıldığında ise geçinemeyenlerin oranının mavi yakalılar ve işsizlerde yüzde 50 bandına yaklaştığı aktarıldı.
Araştırmada gençlerin duygu durumları da ölçüldü. Stres ve kaygı, 10 üzerinden 6,4 puanla gençlerin en yoğun yaşadığı duygu olarak öne çıktı. Öfke 5,5 puanla ikinci, çaresizlik ise üçüncü sırada yer aldı. Araştırmada gençlerin yaklaşık yarısının stres ve kaygıyı yüksek düzeyde hissettiği belirtildi.
Stres düzeyinin 22-25 yaş grubunda zirve yaptığı, bu yaş grubunda oranın 6,7 seviyesine ulaştığı aktarıldı. Araştırmada bu yaş döneminin üniversiteden mezuniyet, iş arama ve çalışma hayatına geçiş gibi süreçlerle örtüştüğüne dikkat çekildi. Kadınların stres düzeyinin ise erkeklerden yaklaşık 0,8 puan daha yüksek olduğu belirtildi.
Araştırmada gençlerin ekonomik durumları ile duygu durumları arasında da farklılıklar görüldü. Rahat geçindiğini ve birikim yapabildiğini belirtenlerin stresinin en düşük, umudunun ise en yüksek grubu oluşturduğu; geçinemediğini belirtenlerin ise stresinin en yüksek, umudunun en düşük grupta yer aldığı ifade edildi.
Araştırmaya göre, gençlerin yüzde 22'si siyasetle ilgilendiğini belirtirken, yüzde 34’ü "biraz ilgilendiğini" söyledi. Böylece gençlerin yarıdan fazlasının siyasete ya biraz ilgi duyduğu ya da hiç ilgi duymadığı görüldü. Buna karşın gençlerin yüzde 74'ü bir sonraki seçimde sandığa giderek oy kullanmayı düşündüğünü ifade etti. Siyasetle ilgilenmediğini söyleyen gençlerde dahi seçime katılım niyetinin yüzde 65 seviyesinde olduğu belirtildi.
Araştırmada gençlerin önemli bir bölümünün siyasetin kendilerine "değişim, söz hakkı ve temsil imkanı sunmadığını" düşündüğü belirtildi. Gençlerin yaklaşık beşte üçünün kendi geleceği üzerinde söz sahibi olduğunu düşünmediği, yüzde 65’inin ise sorunlarının siyasi partiler tarafından gündeme taşınmadığını ifade ettiği aktarıldı.
Araştırmada siyasi parti tercihlerine göre yapılan kırılımlarda da benzer sonuçların görüldüğü belirtildi. AKP seçmenleri arasında gençlerin yüzde 41’inin seçimlerin değişim sunmadığını düşündüğü, yüzde 58’inin ise kendi sorunlarının gündeme gelmediğini söylediği aktarıldı. Bir önceki seçimde AKP'ye oy veren ve bir sonraki seçimde de oy vermeyi düşünen gençlerin yüzde 41’inin ise "ekonomi düzelmezse" AKP’ye oy vermeyeceğini belirttiği ifade edildi.
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri gençlerin siyasi temsil beklentisine ilişkin oldu. Gençlerin yüzde 80’i TBMM ve yerel yönetimlerde daha fazla genç siyasetçi görmek istediğini belirtti.
Buna karşılık, koşulların uygun olması ve maddi açıdan herhangi bir engel bulunmaması halinde dahi siyasete girmek istediğini söyleyenlerin oranı yüzde 31'de kaldı. Araştırmada bu farkın, gençlerin önemli bir bölümünün doğrudan siyasete girmekten ziyade gençlerin kendilerini temsil etmesini istediğine işaret ettiği ifade edildi.
Araştırmanın 27 Temmuz’da başladığı, Yeni Parti’nin ise araştırmanın başlamasından üç gün önce kurulduğu belirtildi. Araştırma tamamlandığında partinin yaklaşık bir haftalık olduğu ifade edildi.
Bu nedenle araştırma döneminde Yeni Parti’ye ilişkin seçmen tercihlerinin henüz tam olarak ayrışmadığı, partinin programı, kadrosu ve nasıl bir siyasi çizgi izleyeceğine ilişkin belirsizliklerin bulunduğu aktarıldı. Araştırmada tercih belirtmeyenlerin de birden fazla kümeden oluştuğu ve iki kutuplu siyasi yapının sonuçlara yansıdığı belirtildi.
Yeni Parti ve AKP seçmenlerinin demografik dağılımlarında büyük farklılıklar bulunmadığı, ancak ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmelerde farklılaşmalar görüldüğü belirtildi. Araştırmaya göre, geçinemediğini söyleyenlerin oranı Yeni Parti seçmenlerinde yüzde 54, AKP seçmenlerinde yüzde 29 olarak ölçüldü.
Yeni Parti seçmenlerinin yaklaşık yarısının umudu düşük düzeyde hissettiği, bu oranın AKP seçmenlerinde yüzde 27 olduğu belirtildi. Yüksek düzeyde stres hissedenlerin oranı ise Yeni Parti seçmenlerinde yüzde 65, AKP seçmenlerinde yüzde 44 olarak aktarıldı.
Araştırmada gençlere AKP iktidarına yönelik tutumları da soruldu. "Ekonomi iyi gitmese de AK Parti’yi desteklerim" diyenlerin oranı yüzde 14 olurken, "Ekonomi düzelirse AK Parti’yi desteklerim" diyenlerin oranı yüzde 41, "Ekonomi düzelse de AK Parti’yi desteklemem" diyenlerin oranı ise yüzde 45 olarak ölçüldü. Araştırmada, mevcut durumda AKP'yi tercih eden gençlerin yüzde 56'sının desteğinin devamını ekonomik koşulların düzelmesine bağladığı da aktarıldı.
Araştırmada cumhurbaşkanı aday Ekrem İmamoğlu ile Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında ikinci tur seçim senaryosu da soruldu. Kararsızlar dağıtılmadan İmamoğlu’nun oyu yüzde 43,4, Erdoğan’ın oyu yüzde 29,5 olarak ölçüldü. Kararsızların oranı ise yüzde 27 oldu.
Kararsızların dağıtılması halinde İmamoğlu'nun oyunun yaklaşık yüzde 60 seviyesine çıktığı belirtildi. Ancak araştırmada, örneklemdeki kararsız seçmen oranının yüksek olması nedeniyle kararsızların dağıtılmasının sonuçların yorumlanması açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Gençlere seçimi kimin kazanacağını düşündükleri de soruldu. Gençlerin yüzde 58’i seçimi Erdoğan’ın kazanacağını düşündüğünü belirtirken, muhalefetin kazanacağını düşünenlerin oranının yüzde 42'de kaldığı aktarıldı. Araştırmada, önceki dönemlerde muhalefetin kazanacağına ilişkin beklentinin daha yüksek olduğu ve zaman içerisinde bu beklentide düşüş görüldüğü ifade edildi.
Araştırmada Erdoğan’a oy vereceğini söyleyenlerin yüzde 86’sının Erdoğan’ın kazanacağını düşündüğü, İmamoğlu’na oy vereceğini söyleyenlerin ise yüzde 48’inin İmamoğlu’nun kazanacağını düşündüğü belirtildi.
Araştırmada gençlerin kurumlara yönelik güven düzeyleri de ölçüldü. Buna göre, TBMM’ye güvenenlerin oranı yüzde 43, güvenmeyenlerin oranı yüzde 30 olarak belirlendi. Sivil toplum kuruluşlarına güven yüzde 32, güvensizlik yüzde 40; yargıya güven yüzde 32, güvensizlik yüzde 44; belediyelere güven yüzde 29, güvensizlik yüzde 42 oldu.
Medyaya güvenenlerin oranı yüzde 26’da kalırken, güvenmeyenlerin oranı yüzde 53 olarak ölçüldü. Siyasi partilere güvenenlerin oranı ise yüzde 23, güvenmeyenlerin oranı yüzde 53 olarak belirlendi. Gençlerin yüzde 37'si ise hiçbir kuruma güven duymadığını belirtti.




