Gazeteciliğin dumanı BabaOcağı’nda tütecek

Bazen öyle anlar oluyor ki, insanın göğsü daralıyor…
Nefes alıyorsun ama sanki ciğerlerine inmiyor.
Boğazında bir düğüm, kalbinde tarif edemediğin bir ağırlık.
Son zamanlarda hepimiz biraz böyleyiz.
Yorgunuz.
Kuşatılmış hissediyoruz.
Ama şunu çok iyi biliyorum: Bizi ayakta tutan şey, tam da bu zor anlarda birbirimizin omzuna yaslayabildiğimiz o güven duygusu.
Biz bu yola çıkarken kendimize bir söz verdik.
“Ne pahasına olursa olsun, sadece gerçeğin peşinden gideceğiz” dedik.
Ne eksik, ne fazla…
Bugün geriye dönüp baktığımda, içimden kocaman bir “iyi ki” geçiyor.
Eğilmeden…
Bükülmeden…
Kimseye yaranmaya çalışmadan…
Sadece halk için yazdık.
Hakkı yenenler için, sesi bastırılmak istenenler için, görmezden gelinenler için…
Kalemi her elimize aldığımızda; evine ekmek götüremeyen bir babanın mahcubiyeti, adalete susamış bir gencin öfkesi, sesi kısılmak istenen bir kadının çığlığı olduk.
Bu yolun düz olmayacağını biliyorduk. Taşlıydı, engebeliydi, karanlıktı… Ve öyle de oldu. Bugün, yayınladığımız bir haber gerekçe gösterilerek Baba Ocağı’nın kapısına kilit vurulmak istendi, sitemizin tamamına erişim engeli getirildi. Aslında susturulmak istenen biz değiliz; sizin haber alma hakkınız, bizim ise gerçeğe olan sadakatimizdir. Bir haberi bahane edip koca bir portalı karartmak, aslında hakikate tahammülsüzlüğün resmidir.
Ama bugün, dün söyleyemeyenlerin susturulduğu ne varsa, biz dünden daha gür bir sesle söylemeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, eğer biz susarsak; o sessizlikte sadece hakikat değil, hepimiz boğuluruz.
Evet… Zaman zaman nefes almakta zorlanıyoruz. Bazen insan “yoruldum” demek istiyor. Ama pes etmek bizim hamurumuzda yok.
Korkmuyoruz.
Yılmıyoruz.
Asla geri adım atmıyoruz.
Bizim tek bir derdimiz var: Bu ülkenin güzel insanlarına, gerçeği borç bildiğimiz şekilde ulaştırmak. Ne olursa olsun, gazeteciliğin dumanı Baba Ocağı’nda tütmeye devam edecek.
Bu zor zamanlarda, sitemiz karartıldığında yanımızda duran, “Yalnız değilsiniz” diyen, bir mesajla, bir sözle, bir omuzla güç veren herkes… İnanın, o kadar kıymetlisiniz ki…
Gerçeği aramaktan da, o gerçeği size getirmekten de vazgeçmeyeceğiz.
Birlikte…
Omuz omuza…