İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasını ilk celseden beri takip eden BirGün gazetesi muhabiri Kayhan Ayhan, "halkı yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamasıyla gece saatlerinde gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlanan Ayhan, bugün saat 12.30 sıralarında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edidi.

İFADESİNİ ALMADAN TUTUKLAMA İSTEDİLER

Adliyeye sevk edilen Kayhan Ayhan burada ifadesi alınmadan, tutuklama istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

1. Sulh Ceza Hakimliği'nde duruşma saat 15.20'de başladı.

Kayhan Ayhan ve avukatlarının savunmasının ardından saat 16.05 sıralarında karar için ara verildi.

Mahkeme Ayhan hakkında yurt dışı çıkış yasağı kararı vererek adli kontrolle Ayhan'ı serbest bıraktı.

İBB DAVASINDAN AKTARIMLAR SUÇLAMA KONUSU OLDU!

Avukatlarının aktardığına göre; Kayhan Ayhan’ın Silivri’deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi’nde görülen İBB davasına dair yaptığı haber ve paylaşımlar suçlama konusu yapıldı.

Ayhan’a yöneltilen suçlamalar ve soruların doğrudan gazetecilik faaliyetleri ile mahkeme salonundaki aktarımlarına dayandığı kaydedildi.

Ancak buna karşın soruşturmanın Basın Bürosu yerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından açılması ise dikkat çekti.

AHBAP soruşturması: Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı!
AHBAP soruşturması: Avukat Ece Güner'e gözaltı kararı!
İçeriği Görüntüle

SAVCININ İMAMOĞLU'NA "HADDİNİZİ BİLDİRİRİZ" DEDİĞİ DİYALOG SORUŞTURMA DOSYASINDA

Ayhan’a sorulan sorulardan ilki, İBB davasının 7 Nisan’da görülen 17’nci duruşmasında Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında yaşanan 'had bildirme' tartışmasına dair Ayhan’ın kişisel hesabından yayımlanan video oldu. Duruşma savcısının İmamoğlu’na yönelik "Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" ifadelerinin yer aldığı ve emniyette suçlama konusu yapılan o duruşma diyaloğu şöyle:

“Savcı: Başkanım, başlamadan İmamoğlu’na bir sorum vardı. Ekrem Bey, buyurun. Sorum var da. Oradan da dinleyebilirsiniz. Dün bir beyanda bulunmuşsunuz sanırım yargılama sonrası; "İddia makamı çöktü" vesaire, doğru mu?

Ekrem İmamoğlu: Birazdan söylerim…

Savcı: Birazdan değil, şu an soruyorum. Yani bize öyle bir beyan olduğu için cevap verirseniz sevinirim o konu hakkında.

Ekrem İmamoğlu: Birazdan arz ederim.

Savcı: Şimdi suç örgütüyle ilgili bir tanım yapmadan önce, iddia makamı hakkındaki beyanınıza dikkat edin. İlk celse de benzer durum yaşandı, hesap sorma tarzında. İddia makamı olarak bu tarz söylemleri kabul etmiyoruz.

Ekrem İmamoğlu: Böyle bir diyalog kurulmaz… Sayın Hâkim böyle kabadayılık…

Savcı: Kabadayılık vesaire durumu söz konusu değil. Bakın burada yargılamayı... Bir dakika, bir şey konuşuyorum. Yargılamaya gölge düşüren, savcılık makamını baskı altına almaya çalışan beyanlardan vazgeçin. Bu doğru bir yaklaşım değil.

Hâkim: Savcım şöyle yapalım, tamam... Şey yapmayalım... Tamam... Şey yapmayalım... Savcım gerek yok şeye.

Savcı: Bakın haddinizi aşarsanız, haddinizi bildiririz savcılık makamı olarak. Haddinizi aşmayın.”

"SOYTARILIK" TARTIŞMASI DOSYADA

Ayhan’a sorulan bir diğer video ise davanın 2 Temmuz günü görülen 61’inci duruşmasında mahkeme başkanı ile izleyiciler arasında çıkan tartışmaya dair BirGün TV yayını oldu. Mahkeme heyetinin davanın ilk celsesini 9 Temmuz’a kadar bitirme ısrarı üzerine salonda tepkiler yükselmiş, mahkeme başkanı İmamoğlu’nun salondan çıkartılmasını istemişti. Bu sırada izleyici bölümünde bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik mahkeme başkanının sarf ettiği, "Milletvekili diye soytarılık yapamaz burada, alın dışarıya onu" ifadelerinin aktarılması da suç unsuru gibi dosyaya konuldu.

GAZETEYE DESTEK PAYLAŞIMI DA SORULDU

Bunların yanı sıra, Ayhan'a sosyal medya hesabından BirGün'le dayanışma amacıyla paylaştığı "Kaç kişi gazete alıp destek oldu acaba? İşte böyle böyle özgür basın da yok olup gidiyor. Destek şart" içerikli gönderisi de kendisine sorulan paylaşımlar arasında yer aldı.

O1-224

"YAPTIĞIM TEK İŞ GAZETECİLİKTİR"

Kayhan Ayhan emniyetteki ifadesinde, 15 yıllık mesleki deneyime sahip bir gazeteci olarak tek amacının kamuoyunu aydınlatmak ve halkın haber alma hakkını savunmak olduğunu belirtti. Ayhan, ifadesinde şunları kaydetti:

"Söz konusu haberler, paylaşımlar ve BirGün Tv YouTube kanalı üzerindeki yayınlar, görevlendirildiğim ve kamuoyunda ‘İBB Davası’ olarak bilinen davada yaşanan somut gerçekler ve ifadelerdir. Ben de gazetecilik mesleği kapsamında yaşananları kamuoyuna yorum katmadan aktardım. Burada yazılan ifadeler tamamen davada yargılanan sanıkların savunmalarında yer alan ifadelerdir. Sayın savcılık isterse mahkeme kayıtlarından görüntülere ve ifadelere ulaşabilir. Tek amacım davada yaşananları gazetecilik faaliyetim kapsamında halkın bilmesidir. Bunun dışında şahsım tarafından herhangi bir yorum, ifade barındırmamaktadır. Yaptığım tek iş gazeteciliktir. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum."

"İLETTİĞİ TÜM HABERLER GERÇEKLİĞİ BİRE BİR YANSITIYOR"

Ayhan’ın avukatları, gözaltı sürecindeki usulsüzlükleri ve hukuki zıtlıkları da ifade tutanağına geçirdi.

Dosyadaki suçlamaların hukuki bir temelden yoksun olduğunu belirten Avukat Sema Özdemir, TCK 217/A (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) suçunun oluşabilmesi için beş unsurun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, ancak Ayhan’ın ilettiği tüm haberlerin görünürdeki gerçekliği bire bir yansıttığını belirtti. Özdemir, uygulanan gözaltı tedbirinin orantısız ve hukuka aykırı olduğunu kaydetti.

"SORUŞTURMANIN TERÖR BÜROSUNCA BAŞLATILMASI AÇIKÇA YETKİ GASPIDIR"

Avukat Enes Hikmet Ermaner ise Ayhan’ın gece saat 24.00’te kanser hastası annesinin yanından, evinden gözaltına alınmasının CMK’deki çağrı ve ifade alma usullerine açıkça aykırı olduğunu vurguladı.

Soruşturmanın Terör Bürosu tarafından yürütülmesini "yetki gaspı" olarak nitelendiren Ermaner, "Dosya kapsamında ne müvekkilimin üzerine atılı terörle ilgili bir suçlama bulunmakta, ne de bu yönde herhangi bir ibare bulunmaktadır. Gazetecilik mesleği gereği Basın Bürosu bakması gerekirken Terör Bürosunca başlatılması açıkça yetki gaspıdır. Gazetecilik suç değildir" dedi.

"HUKUKİ BİR KOMEDİDEN İBARET"

Ayhan’ın çalışanı olduğu BirGün Gazetesi’ne destek amaçlı paylaştığı "Kaç kişi gazete alıp destek oldu acaba? İşte böyle böyle özgür basın da yok olup gidiyor. Destek şart" gönderisinin bile suç isnadı olarak yöneltilmesine tepki gösteren Ermaner, "Yalnızca bu durum bile iş bu soruşturma ve gözaltının ne kadar sorumsuzca yapıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bilginin olmadığı bir yerde bunun yanıltıcı olarak adlandırılması hukuki bir komediden ibarettir" ifadelerini kullandı.

Ayrıca İBB davasının görüldüğü mahkeme kayıtlarının periyodik olarak sesli ve görüntülü kayda alındığını hatırlatan Ermaner, savcılığın bu kayıtları incelemeden "yanıltıcı bilgi" iddiasında bulunmasının bir varsayımdan ibaret olduğunu ve amacın gazetecilik faaliyetini engellemek olduğunu belirtti.