CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanlığı tarafından Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden aile hekimliklerine zorunlu olarak getirilmek istenen “uzaktan muayene” randevusu uygulamasına tepki gösterdi. Uygulamanın hem hasta güvenliğini hem de hekimlerin mesleki güvencesini doğrudan tehdit ettiğini savunan İlgezdi, konuyla ilgili Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu.
Soru önergesinde, klinik tanı yöntemleri kullanılmadan gerçekleştirilecek muayenelerin ölümcül teşhis hatalarına yol açabileceğini ve olası can kayıplarının sorumluluğunun hekimlere yüklenebileceğini belirten İlgezdi, hekimliğin temel klinik tanı araçlarının devre dışı bırakılamayacağını vurguladı.
İlgezdi, “Sağlık Bakanlığı randevu krizini perdelemek uğruna teşhisi şansa bırakmakta, birinci basamağın asli görevi olan koruyucu sağlık hizmetlerini tasfiye etmektedir” dedi.
“OLASI BİR CAN KAYBINDA SORUMLULUK KİME AİT OLACAK?”
Uzaktan muayenede fiziki temas ve temel klinik değerlendirme yöntemlerinin kullanılmamasının hayati riskler doğurabileceğini belirten Akkuş İlgezdi, şu ifadeleri kullandı:
“Elle muayene ve stetoskopla dinleme olmadan; kalp krizi, iç kanama veya akut batın patolojileri gibi hayati tabloları ekrandan tespit etmek tıbben imkansızdır. Aile hekimlerine zorunlu kota dayatarak uzaktan hasta baktırmak, yurttaşın can güvenliğini doğrudan tehlikeye atmaktır. Bakanlık, hekimleri çağrı merkezi operatörüne, hastaları ise müşteriye dönüştürmeye çalışıyor. Tıp bilimi ve insan hayatı istatistik süsleme çabalarına kurban edilemez.”
Uygulamanın aile hekimlerini hukuki ve cezai açıdan ağır bir riskle karşı karşıya bırakacağını savunan İlgezdi, fiziki temas olmadan konulan teşhislerde yaşanabilecek gecikme, yanlış tedavi veya can kaybı durumlarında sorumluluğun nasıl belirleneceğinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.
İlgezdi, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Ekran başında fiziki temas olmaksızın konulacak bir teşhiste yaşanacak gecikme, yanlış tedavi veya olası bir can kaybında faturanın kime kesileceği belirsizdir. Sağlık Bakanlığı zorunlu sistemi getirmekte ancak yaşanacak ‘malpraktis’ davalarında hekimi tamamen korumasız bırakmaktadır. Kimsenin hekimleri böylesi kontrolsüz bir hukuki riskle baş başa bırakmaya hakkı yoktur. Bu plansızlığın bedelini hem hekimlerimiz hem de hastalarımız ödeyecektir.
Akıllı telefonu, interneti veya dijital okuryazarlığı bulunmayan yaşlı, engelli ve dar gelirli yurttaşlarımız bu dijital barajlar nedeniyle birinci basamak sağlık hizmetinden tamamen koparılacaktır. Nitekim sağlık meslek örgütleri ve sendikalar 'Hekimlik ekrana sığmaz' diyerek bu tehlikeli dayatmaya karşı sesini yükseltmektedir. Bakanlık, meslek örgütlerinin ve tıp biliminin sesine kulak vermeli, hekimlik onurunu ve hasta güvenliğini zedeleyen bu zorunlu uygulamadan derhal vazgeçmelidir.”
“PİLOT UYGULAMA YAPILDI MI, İNTERNET ERİŞİMİ BULUNMAYANLAR NE OLACAK?”
CHP’li Gamze Akkuş İlgezdi, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde şu soruları yöneltti:
“Kasım ayında başlatılması planlanan uygulama kapsamında, her bir aile hekimine sistem üzerinden günlük kaç adet zorunlu uzaktan muayene kontenjanı (kotası) tanımlanması öngörülmektedir? Bu kontenjan belirlenirken hekimin mevcut kayıtlı nüfusu ve günlük yüz yüze poliklinik yükü hangi kriterlere göre hesaplanmıştır?
Uygulama Türkiye genelinde devreye alınmadan önce herhangi bir il veya ilçede pilot olarak test edilmiş midir? Fiziki temas ve temel klinik muayene araçlarının uygulanamadığı uzaktan değerlendirmelerde meydana gelebilecek yanlış teşhis, hatalı ilaç kullanımı, gecikmiş müdahale veya can kayıplarında hukuki ve cezai sorumluluk hangi esaslara göre paylaştırılacaktır? Uzaktan muayene sırasında hastanın durumunun acil olduğunun veya fiziki muayene gerektiğinin anlaşılması halinde işletilecek sevk, acil ambulans yönlendirme ve takip protokolü nasıl planlanmıştır?
Akıllı telefon veya internet erişimi bulunmayan, dijital okuryazarlığı yetersiz yaşlı ve kronik hastaların birinci basamak sağlık hizmetinden kopmaması adına koruyucu bir mekanizma öngörülmüş müdür? Sağlık meslek örgütleri ve sendikaların birinci basamak sağlık hizmetinin niteliğine ve hekim bağımsızlığına aykırı olduğu gerekçesiyle karşı çıktığı zorunlu uzaktan muayene uygulamasının gözden geçirilmesi veya durdurulması planlanmakta mıdır?”




