Gazeteci Fatih Altaylı, motor sporları dünyasını yakından ilgilendiren tarihi bir gelişmeyi kaleme aldı. Altaylı'nın aktardığı bilgilere göre, uzun süredir heyecanla beklenen Formula 1'in Türkiye'ye dönüşü için beklenen nihai imzalar dün itibarıyla atıldı.
Altaylı, İstanbul Park pistinin 2027 yılından itibaren 5 yıl süreyle Formula 1 Türkiye Grand Prix'sine ev sahipliği yapacağını belirtti. Altaylı, yapılan anlaşma kapsamında Türkiye'nin sözleşmeyi bir 5 yıl daha uzatma hakkına sahip olacağını da söyledi.
Sürecin perde arkasını anlatan Fatih Altaylı, Formula 1 yönetiminin başlangıçta takvimin dolu olması sebebiyle Türkiye'ye yarış vermeye sıcak bakmadığını ve en az 10 yıl yarış gelmeyeceğini söylediğini vurguladı. Altaylı, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı'nın girişimleri ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Muhammed bin Sulayem'in baskıları sonucunda yönetimin ikna edildiğini belirtti.
F1'in sahibi Liberty Media'nın organizasyon için yıllık 60 milyon dolar talep ettiğini aktaran Altaylı, haftalar süren zorlu pazarlıklar neticesinde bu rakamın 43 milyon dolara düşürüldüğünü ifade etti. Altaylı, F1 CEO’su Stefano Domenicali'nin Türkiye'ye gelerek Turizm ve Spor Bakanları ile yaptığı görüşmeler sonucunda sözleşmenin nihai halini aldığını ve imzalandığını yazdı.
Sözleşme 2027'de başlasa da Altaylı, 2026 sezonu için erken bir gelişme ihtimalini de gündeme taşıdı. Fatih Altaylı, F1 takvimine giren Madrid pistinin inşasının yetiştirilememesi durumunda, 2026'da San Marino veya İstanbul Park'ın devreye girebileceğini vurguladı.
TÜRKİYE OTOMOBİL SPORLARI FEDERASYONU’NDAN AÇIKLAMA
Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’ndan açıklama geldi. Açıklama şöyle:
“Sizlere, ‘Formula 1 Türkiye’ye geri dönüyor: İstanbul Park için imzalar atıldı’ başlıklı haberiniz için ulaşıyoruz. Bizler, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu’nun (TOSFED) iletişim ajansıyız.
Online haber sitenizde yer alan haber ile ilgili aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür;
Haberde yer alan iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu içeriklerin mevcut haliyle hem kamuoyunu yanıltma riski taşıdığını hem de ilgili hak sahipleri nezdinde hukuki sorumluluk doğurabileceğini önemle belirtmek isteriz.”





